Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Haziran '08

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
314
 

Özgürlük sevdalılarının özgürlük kriteri

Özgürlük sevdalılarının özgürlük kriteri
 

-Humeyni’yi seviyormuş!
-Ama.
-Atatürk’ü sevmiyormuş.
-Neden?
-Çünkü;
-Atatürk, özgürlüklerini kısıtlamış.
-Garip bir düşünce.
-Garip olduğu kadar da gülünç bir düşünce.
-Komik.
-Aslında gülmek istiyorum.
-Hem de katıla katıla.

* * * * *

-Atatürk’ü sevmiyor olabilirsin.
-Anladık.
-Humeyni’yi seviyor olabilirsin.
-Anladık.
-Ama!
-“Atatürk özgürlük kısıtlayıcısıdır”.
-“Humeyni özgürlük anıtıdır” yollu saptamalar, en ahmak insanı dahi gülmekten kırar ve geçirir.
-Ne yani.
-Humeyni senin düşüncelerine geçit verince özgürlük yanlısı mı oluyor?
-Özgürlükler yanlısı olmanın kriteri, senin düşüncene geçit verilmesi ile mi ölçülüyor?
-Söylenen cümlenin altındaki maksat, esasen bize çok şey anlatıyor.
-Anlayabilene.

* * * * *

-Bu tartışma önemli bir amaca hizmet etti.
-Ve gerekliydi böyle bir tartışma.
-Türkiye’de, türban yanlısı kesimlerin, esasen hangi noktada olduklarının somut göstergesi oldu.
-Nasıl bir kültürel birikimle kendilerine ideolojik zemin hazırladıklarının da belgesi oldu.
-Bakın ne diyor han fendi.
“Maraş’ta Fransız askerleri Nene Hatun’un başörtüsüne uzandı. Sütçü İmam ilk ateşi açtı, böylelikle Kurtuluş Savaşı başladı. O dönemin sosyolojik yapısını incelerseniz, cephedeki insanlar hep Müslüman... Atatürk olmasaydı, İngilizler olsaydı, haklarım daha geniş olacaktı."
-Gülünmez mi böyle bir iddiaya?
-Gülünür.
-Gülünmez diyen varsa, gülünmez diyene de gülünür.
-Aynen böyle buyurdu han fendi.
-Ve bu han fendi ve türevlerinin, nasıl bir kültürel birikime sahip olduklarını gördük.
-Erzurumlu Nene Hatun’u, Maraşlı yaptı han fendi.
-Rus’la savaşan Nene Hatun’u, Fransız’la savaştırdı.
-Sütçü İmamı milli mücadelenin ilk kurşun atanı yaptı.
-Çok pardon.
-Hasan Tahsin kimdi?
-Hasan Tahsin adını belki de hiç duymamıştır.
-Ve bu zatlar, bu gün toplumun karşısına çıkmış ahkâm kesiyorlar.
-Kendilerinin her şeyi bildiğini sanıyorlar.
-Kötü olanda nedir biliyor musunuz?
-Hiçbir şey bilmediklerinin farkında dahi değiller.

* * * * *

-“Cehaletten korkulur”.
-Korkulmaz diyen var mı?
-Sanmam.
-En ahmak insan bile cehaletten korkar.
-Ve bizler!
-Bu kesimlerin haklarını savunalım.
-Kendi namıma söylüyorum.
-Özgürlük kavramını algıladığımız düzeyde hayata geçmesi için yazalım.
-Ama, es kaza bu kesimler özgürlüğün tarifini yapmaya kalkarsa, vay halimize.
-Tarih bilmeden, felsefe okumadan, toplum bilimine ilgi duymadan, edinilen bir ideolojinin, topluma faşizm olarak yansıyacağını da bilelim.
-İşte endişemiz budur.
-Bu kesimler, inanılmaz düzeyde bir sığlıkla, topluma yön verir noktaya geldiler.
-Onca cehalet dolu söylemleri, toplumda kabul görüyor.
-Ve içi bom boş söylemlerle, topluma sirayet ediyorlar.
-Ardına gizlendikleri o büyülü kelime belli.
-“Özgürlük”
-Bu kesimler, kendilerine göre bir özgürlük tarifi yapmışlar.
-Başkalarının özgürlük tarifini ipledikleri bile yok.
-Ama biz bunların özgürlük tarifini ipleyelim.
-Eğer samimilerse düşüncelerinde, salt kendilerine özgürlük istemezler.
-“Her türlü düşünceye özgürlük” şiarını ilke edinirler.

* * * * *

-Evet.
-İlkemiz “Her türlü düşünceye özgürlük”.
-Ama.
-Başkalarının özgürlüğünü kısıtlamadan.
-Hukuku, adaleti ve kamu yararını ön planda tutmak sureti ile.
-Peki, bu kesimler kendilerinden başka kimseye özgürlük dediler mi bu güne kadar.
-En uç noktalardan örnekler verelim.
-Mesela.
-Eşcinsel hakları konusunda ne düşünüyor bu kesimler.
-Bir türbanlının ağzından duymak isterim doğrusu bunu.
-Veya.
-Ateistlerin hakları konusunda ne düşünüyor bu kesimler.
-F tipi cezaevleri konusundaki düşüncelerini doğrusu merak ediyorum.
-Eğer özgürlükler konusunda samimilerse, özgürlük kavramını salt bir türban takma konusuna indirgemezler.
-Ama indirgediler.
-Onlar için sadece kendi özgürlükleridir asıl olan.
-Daha da önemlisi.
-Fırsat eşitliği kavramı.
-Evet.
-Fırsat eşitliği konusunda ne düşünüyorlar.
-Tek bir gün olsun duydunuz mu fırsat eşitliğine dair bir düşünce bu kesimlerden.
-Ben duymadım.
-Duyan varsa bir yol, ne zaman ve nerede duyduğunu söylesin de bilelim.

* * * * *

-Korku ve endişemiz nedir?
-İşte budur.
-Bu sebeplerden ötürü kaygılıyız.
-Bu denli kültürel altyapıdan yoksun düşünce anlayışı, militan düzeyde bir yapının ortaya çıkmasına neden olacaktır.
-Bir düşünce, bilgi ile birikim ile kültür ile yoğrulmuşsa şayet, korkmaya gerek yok o düşünceden.
-Ne kadar zıt kutuplarda olursak olalım.
-Çünkü;
-Düşüncenin harcında bilgi, birikim ve kültür varsa şayet, renkli tartışmaların ortaya çıkmasına neden olur.
-Bilgi ile birikim ile ve kültürle yoğrulmamış bir düşünce, sonuçta, silaha sarılır ve farklı düşünceleri bastırmanın en vahşi yöntemlerini hayata geçirir.
-Kaygımız ve endişemiz budur.
-Yoksa başka bir şey değildir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sayın Nihat düşüncelerinize katılmamak mümkün mü?İnsanın yüreği sızlıyor bu konuşulanlar karşısında.Atatürk'ün tam bağımsızlık dediği kavramın özgürlük ötesi olduğunu bile anlayamamış bu vatanın bazı çocukları...Özgürlük sunulan seçenekler içinde tercih edebilme hakkını işaret ederken, bağımsızlık hiçbir şeçeneğe ihtiyaç duymayacak kadar özgür olmaktır.Bu insanların çogunun bu kadar sempatiye rağmen neden İran'a değilde daha demokratik(!) ülkelere irtica etiklerini anlamakta güçlük çekmekteyim.Şimdi hangisi için esef duymalı insan...Bu konuşulanlara mı,bu gençleri böyle duyarsız bilinçsiz ve bilgisiz yetiştiren eğitim sistemine mi,siyasetçilere mi,ülke dışı nifaklara mı,ekonomiye mi...Hepsi ve sayamadıklarım için yürekten üzüntü duyuyorum.Onlara hiçbirşey okumamışlarsa Atatürk'ün gençlige hitabesini cümle cümle bir kez okumalarını önemle salık veririm. İktidara sahip olanlar gaflet dalalet ve hatta hıyanet içinde olabilirler...K.ATATÜRK

sadegül 
 12.06.2008 17:29
Cevap :
Katkın için teşekkür ederim Sadegül. Söylediklerine katılıyorum. Saygılarımla  12.06.2008 23:54
 

İran'ı tanımadan "Humeyniyi seviyorum" diyenin ne dediğini bilediği kesin. İsterdim ki İran'a gidip orada yaşasın. Orda daha büyük, daha çok "Yasakların" olduğunu bimediği belli... Saygılarımla... İBRAHİM PEKBAY

İBRAHİM PEKBAY 
 12.06.2008 14:58
Cevap :
Aslında sormaklazım neden iltica için tercih edilen ülkeler batı ülkeleri oluyor. Bakınız İran ve Suudi Arabistan yanıbaşımızda değil mi? Saygılarımla İbrahim bey.  12.06.2008 23:55
 

Bu firsat duskunu yaratiklarin bu tur yayinlara cikartilmamalari lazim. Meden derseniz, gelen butun tepkileri delil gibi gosterip iltica islemine pozitif katki sagliyorlar. Avrupalilar hayatlari boyunca Ataturk gibi bir degere sahip olmadiklarindan O'na karsi olan bu sahiplenme duygumuzu da ne yazik ki anlamiyorlar. Sizin sordugunuz hic bir alanda fikir uretemezler cunku bunu yapacak kapasiteye sahip degiller.. selamlar..

Beyhan BiÇKİN KOZANOGLU 
 12.06.2008 13:42
Cevap :
Beyhan hanım esasen iltica için Avrupa ülkelerini tercih etmeleride çelişkinin dik alası. Buyursunlar İran ve Suudi Arabistan yanıbaşmızda. Gitsinler oraya tutan yok bunları. Saygılarımla  12.06.2008 23:57
 

Ben cahil olandan korkmam, ama sözlediğiniz gibi cahilliğinin farkında değil, herşeyi bildiğini zannediyorsa işte korkulması gerekir. Bu zatları bizim ülkemizde tutan nedir? İngiliz himayesine bile razılar. Neden gidip İran'da yaşamıyorlar? Oralarda öpüşerek gezemeyeceklerini biliyorlar. Bunların ne istediğini bildiğini sanmıyorum. Gülemiyorum da, çünkü o düşünce yapısı midemi bulandırıyor. Selamlar, sevgilerimle...

moonlight1 
 12.06.2008 11:52
Cevap :
Zaten dikkat ederseniz sevgili öğretmenim her şeyleri basit çelişkilerle dolu. Elinizi attığınız her davranışları elinizde kalıyor. Saygılarımla  12.06.2008 23:58
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1509
Toplam yorum
: 3024
Toplam mesaj
: 195
Ort. okunma sayısı
: 1132
Kayıt tarihi
: 07.08.07
 
 

Yazarım... Okurum... Öğrencilik yıllarımda çok yazdım... Kompozisyon derslerinde yazdım... Duvar ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster