Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ağustos '13

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
258
 

Özgürlükte sınır olamaz; nereye kadar gideceğini ve nerede duracağını kişi kendisi tayin eder

Özgürlükte sınır olamaz; nereye kadar gideceğini ve nerede duracağını kişi kendisi tayin eder
 

Herkesin korkusu, kabul edemeyeceğimiz durumlar ortaya çıkarsa ne olacak? Yukarıdaki başlığı kötü niyet ve bilgisizlik handikapları ile birlikte düşünürsek olmaz tabi. Ve sanırım zaten bu iki nedenin varlığı yüzünden insanlarımız özgürlük atına yol veremiyor. Haklılar da. Bilgisiz, özgürlüğü ne yapacak ayrı konu, bir de öküzleri çayıra saldığınızda özgürlük dağlarının nasıl harap olacağını düşünün.

Ne yapalım yani; insanlar bilgisiz artı kötü niyetliler diye ayaklarına zincir vurup başlarında sopa ile mi bekleyelim? Din, töre, mezhep, yol, eski anlayışlar insanlara işte bu “kelepçeli özgürlük” modelini kabul ettirmişler. Özgürlük olmadan yaşayamazsınız. “Kelepçeli özgürlük” ile de ancak işte bu kadar yaşarsınız; ölünce mezarınızı bile kendiniz seçemiyorsunuz! Ama değil mi ki siz köleliği zaten seviyordunuz! Bugünkü özgürlük anlayışında sorun görmeyenler demokrasi ve eşitlik talebinde de bulunmasınlar. Onların böyle şeylere ihtiyacı yok. Biz yazılarımızı gerçekten özgürlük isteyenler için yazıyoruz.

Kelepçeli özgürlük dediğimiz bu yarı kölelik düzeni ile de idare edersiniz. Ancak bu durumda ne kendinizin ne de yaşadığınız hayatın sahibi olamazsınız. Özgürlüğün (aşırı özgürlüğün, ne demekse) kötü olarak algılanması özgürlüğü art niyetleri ve kirli amaçları uğruna kullanmak isteyenler yüzünden. Özgürlük berrak akan bir sudur, sonsuz mavi göklerdir; kime ne zararı olmuş.

Ne kadar özgür olacağınızı birileri ya da bazı anlayışlar belirliyorsa pijamanızı da onlar giydiriyor demektir; siz hangi bağımsız kişilikten, onurlu varlıktan bahsediyorsunuz. Yaşadığınız hayata korkusuzca “kelepçeli özgürlük” diyorum, rahatsız olmuyorsunuz. Pijamanızı başkası giydiriyor diyorum. Kelepçeli özgürlük olur mu hiç ya! Bitli, sakallı dede babaların hatırını kırmamak için kendiniz de doğruluğuna inanmadığınız bu hayatı yaşıyorsunuz. Bir de kalkmış ben özgürüm diyorsunuz; yalan bari söylemeyin!

Ancak kastettiğimiz özgürlüğü yaşayabilmek için insanların eğitilip çok iyi yetiştirilmeleri lazım. Ne yaptığının bilincinde olmayan kişi bir şey yapmasın.

Bu süreçte kötüler büyük handikap. Adam olsun diye özgürlük verirsin cami arkasına kerhane kurar. Bazen mütedeyyin kimselerin haklı olarak bunların yüzünden özgürlük düşmanı olduklarını görüyoruz. Bazen de mütedeyyin kılığına giren şeytanların ortalığı karıştırmak için sağda solda çıplak bacak kovaladıklarını biliyoruz.

Mevcut literatürde özgürlüğün tanımı yanlış; algılaması, uygulaması yanlış. Ancak insanlar bu şuruba alışmışlar ve zaten dertleri başlarından aşkın, bu konu ile uğraşacakları zamanları yok.

Ancak bilmiyorlar ki bir türlü kurtulamadıkları sorunlarının çözümü de burada. Kaderinizi başkaları yazdığı zaman hayatınız sizin istediğiniz gibi değil onların istediği gibi oluyor. Özgürlük size insan olma imkânı tanıyor.

Çok iyi yetişmiş, tüm ön yargı ve şartlanmalardan arî, insani duygularla bezenmiş bir kimsenin özgürlük yolu açık diye cehennemin dibine gideceğini düşünebilir misiniz? Uyduruk hacılarınızın hocalarınızın yönlendirmeleri üzerine başlarında sopa ile duruyorsunuz da noluyor. Döngel kerhanesinin namlı yosması Kiraz Hanım imamın kızı! Yani demek ki toplumun ahlakını düzeltmek için özgürlükleri kısmak işe yaramıyor.

Ben özgürlüğün bir sorun olarak ortada durduğunu düşünüyorum. Oysa mevcut anlayışta ise sanki memlekette özgürlük varmış da yeterli değilmiş gibi “daha fazla özgürlük” nutukları atılıyor. Demek ki özgürlük zirvesi görünmeyen ancak tırmanmamız gereken bir yüce dağ. Bu, doğru ama ben yine de böyle bir dağın dahi henüz ortada olmadığını düşünüyorum. Ülkemizde özgürlük sadece önüne gelenin söylediği bir şarkı maalesef!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kıymetli korkusuz Kerim: Size katılmıyorum.Sınırları çizilmeyen özgürlük krallığa götürür.Güçlünün her istediğini yapma imkanı yaratır.Başı boş özgürlük gider başını taşlara çarpar.Desene senden de bize umut yok.İşte siyasetçiler böyledir.

Mehmet Burakgazi 
 19.08.2013 18:11
Cevap :
Düşüncelerimin yarısına katılsanız yeter.  21.08.2013 19:54
 

ozgurluk! heykel o melis adasinda liman girisinde elinde meshalesiyle!

Newyorker 
 17.08.2013 19:10
Cevap :
Heykelin var olması özgürlük anlamına gelmiyor tabi...  18.08.2013 10:07
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 3201
Toplam yorum
: 10380
Toplam mesaj
: 272
Ort. okunma sayısı
: 785
Kayıt tarihi
: 21.09.08
 
 

Sadece sayfalarda kalan yazılar şaheser olsalar bile önemsiz ve anlamsızdır. İnsanlara ulaşan ve ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster