Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Ekim '14

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
8028
 

Özlemek

Özlemek
 

Özlem sesini duyamadıklarını, yüzünü göremediklerini, elinin erişemediklerini anımsatır kalbe. Sevdiklerini hatırlatır. Kalp hatırladıkça sadece özler ve der ki;
”Keşke zamanı geri alabilsem, keşke gidenleri geri getirebilsem ve keşke bazen geride bıraktıklarımızı bıraktığımız yerde bulabilsem. Keşke hasret giderebilsek özlemlerimizle.”
Özlem hep “keşke” der. Çünkü özlemek bazen buzdan bir denize düşmek kadar keskin ve serttir. Bazense çöl sıcağında bir yudum suya hasret kalmak gibidir. Gereksiz kalabalıklarda tek gerekli insanı aramaktır, bazense yalnızlıkta binlerce yüze hasret kalmaktır.

Özlemek bazen anne şevkatidir veya babanın koruyan gölgesidir. Bazen bütün evi saran taze pişmiş çörek kokusudur, bazen bayramlarda yalnız kaldığında burnunda tüten baba ocağıdır. Özlemek bazen çocuk sesleridir evin içini şenlendiren, işteyken akşam eve gidip sarılmayı sabırsızlıkla beklerken. Bazen bir tencere dolma yapıp, cam kenarında akşam üstü yolunu beklediğin eş demektir. Bazense hala sabun kokan ellerini öpmek istediğin nenedir veya sarılırken ak sakalıyla yüzünü gıdıklayan tatlı dilli dede.

Özlemek ihtiyaç duyduğunda uçağa binip yanına gidememektir. Telefon açmak için paran olmadığında ”keşke o arasa” demektir. Bazense göz yaşlarını üstüne damlata damlata babana yazdığın bir mektuptur. Bazen bütün gece kararsız kalıp sonunda sabaha doğru sevdiğine attığın bir mesajdır. Çocukluğunda kök salan ama artık çoook uzaklarda kalmış bir dostluktur. Özlemek bazen telefonun diğer ucunda susmaktır, susarak dinlemektir. Uzaktan izlemektir ve bazen bir dokunuş kadar yakınken dokunamamaktır.

Bazen kalakalmak, bazen kalamamak. Bazen gidememek. Bazense gittiğin halde kalmak, kaldığın halde çoktaaaan gitmiş olmaktır. Çaresizliktir özlemek; başı sonu olmayan bir araftır bazen. Bazen yol almaktır, bazense alamamak. Kimisi için geride bırakmaktır birilerini yeni özlemler için ilerde pişmanlık duymamak adına, kimisi için özlerim korkusuyla geride bırakamamaktır, pişman olmaktan korktuğu için. Vazgeçememektir, risk alamamaktır.

Bazen radyoda çalan bir şarkıdır özlemek, bazense hiç ummadığın bir mağazada burnuna gelen hoş parfüm kokusudur; eski bir sevgiliden kalma. Buram buram yemek kokusudur bazen; mutfakta kızının en sevdiği yemeği pişirirken. Sokakta oynayan küçük bir çocuğun sevgi dolu dokunuşudur bazen. Veya ansızın tozlu raflardaki unuttuğun kutudan çıkan çocukluk fotoğrafıdır özlemek; hiç ummadığında görmek. Bütün duyularınla iliklerine kadar hissettiğinde, kimi zaman bir kalp sızısı, kimi zaman dudakta beliren tatlı bir tebessümdür özlemek.

Postaneye son anda yetişip küçük bir kutu içinde sevgi göndermektir özlemek. Son anda son trene yetişmeye çalışmaktır. Son bi defa sevişmektir. Bazense sadece giden otobüsün camından bakışmaktır, bakakalmaktır. Bi sabah ansızın yüzlerce kilometre uzaktaki sevgiliye saatlerce yol alıp sürpriz yapmaktır özlemek; hiç üşenmeden sadece onu görmeyi istemek. Bazense yağmurda ıslanma pahasınada olsa gelecek yolcuyu beklemektir.

Bazen asker yolu beklemektir, göreve giden bir polisi beklemektir, sefere giden bir kaptanı beklemektir veya affını beklediğin bir mahkumdur özlemek. Bazense hastane yatağında ziyaret edilmeyi beklemektir, huzur evinde torunlarının gelmesini beklemektir, bazense ölüme gideni beklemektir. Bazen mezar taşı başında ağlamaktır. Bazen gidipte dönecekleri, bazense asla geri dönmeyecekleri dönmeyeceğini bildiğin halde beklemektir özlemek.

Aşk acısıyla çıra gibi yanmak, aç susuz kalmaktır özlemek. Hasretten kavrulurken serin bir yele hasret kalmaktır. Çaresizlikten mucizeler dilemektir; bazen aynı şehirde, binlerce beton binanın arasında bir yerlerde olduğunu bilip, aynı havayı teneffüs ettiği halde ”belki bir otobüste, bir vapurda yada bir konserde denk gelirim” umuduyla yaşamaktır özlemek.

Takvimlerden yaprak koparmaktır özlemek. Yaz tatilinin bitmesi için ayları günleri saymaktır; arkadaşlarını, öğretmenlerini özleyen öğrenci olmaktır. Bazen mevsimleri, yılları devirmektir; aylarca özlediğini söyleyememek, yıllarca hep aynı rüyada onu görmek, bazense içine doğmaktır. Özlemek özlediğininde seni özlediğini hissetmektir; bir sigaranın dumanında, bazen edilen bir duada, bazen adaklarda, bazense alınan son bir nefeste olmaktır özlemek.
Bazen dostlarla meşktir, sevdiğinle aşktır, anne babanla barışmaktır, kardeşinle kucaklaşmaktır bazende çocuğunla koklaşmak.

Özlemek acısıyla tatlısıyla yaşadığını hissetmektir. Varoluş sebebidir, imtihandır kimilerine, bedeli ağır ama mükafatı güzel olan. Sabırdır özlemek. Pişmanlıklarda keşkeler, tebessümlerde iyikiler arasında gel gitleri olan bir kadın gibi. Anıların kucağında büyüyen bir bebek gibi narin, hassasdır özlem. Şevkatle, özenle korumalıdır özlemleri. İçimizde büyütürken hasreti, özlediklerimiz daha fazla ulaşılmaz erişilmez olmadan söylemeliyiz özlediğimizi. Kaçırdığımız bir trenin arkasından bakakaldığımız gibi bakakalmadan pişmanlıklarımızın ardından, söylemeli özlediğini. Gidermeli özlemleri gidenler olmadan, keşkeler olmadan. 

Hanife ÇITA bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İyikileriniz, keşkelerinizden çok olsun. Selamlar

Sevim Güney 
 28.10.2014 22:56
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 25
Toplam yorum
: 14
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 712
Kayıt tarihi
: 28.04.14
 
 

Sorgulamadan geçen bütün fikirler yazılmalı.  ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster