Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Mart '14

     
    Kategori
    Futbol
    Okunma Sayısı
    15
     

    Özlenen Galatasaray...!

    Bursaspor karşısında oynanan o nefis futbolu gördükten sonra ben gerçekten gelecekten umutlandım(!)...

    İnanın böyle bir Galatasaray gördüğüm için çok mutluyum(!) ve ağlamak istiyorum(!)...

    O, sahaya çıkan kadro, o kadronun muhteşem oyunu, sağdan Sabri, soldan Telles ile yapılan sayısız bindirmeler! Ve onlar ileriye çıktıklarına Burdisso ile Hakan’ın her ikisisnin kademelerine girmeleri uzun zamandır görmek istediğim(!) bir tabloydu...

    Hele “Mancini iyi ki keşfetmiş” dediğimiz Ceyhun Gülselam’ın o defans önündeki “İşte gerçek bir ön libero nasıl olur görün bakın” muhteşem futbolu bizlere gerçekten futbol dolu bir gece yaşattı...

    İnanıyorum ki bundan sonra bu Galatasaray’ın önünde artık kimse duramaz...

    Çünkü ileride maçın her annında rakip stoperlere pres yapan, onların topla oynamasına, oyun kurmasına fırsat tanımayan, hatta her fırsatta kendi kale önüne kadar gelip defansına dahi yardımcı olan Umut, Burak, Sneijder ve hatta eski günlerinden kesitler sunan bu Selçuk bizde olduğu sürece bizlerin sırtı asla yere gelmez, Galatasaray kolay kolay maç kaybetmez(!)... 

    Tabi ki öncelikle bize böyle bir kadro kurmamızda ve yedek kulübesinde, pardon tribünlerde bacaklarımızı uzatarak, göbeğimizi kaşıyarak neşe içinde sahada özlenen, gerçek Galatasaray’ı seyretmemize olanak tanıyan Mancini’yi de unutmayalım...

    Tabi ki düne kadar alınan başarısız sonuçlarda Mancini’nin suçu yok. Çünkü adam şunun şurasında kaç aydır, kaç maçtır Galatasaray’ın başında ki?...

    Üstelik adam(!) henüz doğru dürüst transfer bile yaptırmadı.

    Dediği gibi düne kadar oynattığı takım, sahaya sürdüğü 11’ler asla kendi takımı değildi...

    İki sezondur bırakın şampiyon olmayı ligi hep alt sıralarda, düşme potasının hemen üstünde bitiren(!) bir takım devraldı kendisi.

    O yüzden lütfen Mancini’nin hakkını yemeyelim...

    Yoksa şampiyon bir takım devralsaydı çoktan açık ara yapmıştı(!) şampiyonluk yarışında...

    Siz onu asıl önümüzdeki sezonlarda görün. Çünkü scout ekibi ile Galatasaray’ın geleceğinin temellerini atmak için var gücü ile çalışıyor...

    Ve bunu yaptığı sayısız gelecek vaad eden oyuncu transfer ederek gösterdi gördüğünüz gibi..

    Düşünün bir kere Burdisso gibi bir oyuncuyu nereden bulurduk biz?

    Ya da Salih gibi bir yeteneği, elimizdeki Hakan Balta gibi bir madeni nasıl keşfederdik Mancini olmasaydı...

    -----------------------------------------------

    Ve, tabi ki aslında bu Galatasaray’ın ortaya çıkmasında en büyük pay sevgili! Başkanımız sayın(!) Ünal Aysal’dır....

    Siz, bakmayın onun hakkında ortaya atılan yersiz ve asılsız iddialara.

    Kanmayın, kafayı takmayın öyle Galatasaray’ın milyonlarca dolar borcu var muhabbetlerine.

    İnanın onlar hep çekemeyenlerin, Ünal Aysal düşmanlarının ve Galatasaray’ın başarılı olmasını istemeyen ebedi dostlarının(!) çıkardığı aslı astarı olmayan dedikodulardan ibarettir... 

    Hani, defalarca hisse senedi sattık, sayısız sermaye arttırımı yaptık, Stadın koltuk ve loca satışlarında milyonlarca Euro gelir elde ettik, kulüp tarihimizin en büyük sponsorluk gelirlerini, en fazla Galatasaray Store gelirlerini elde ettik, hatta son iki yıldır Şampiyonlar Liginin gelirlerini tek başımıza kasamıza koyduk ama hala bizim hemen şu an 260 milyon dolar, yani Galatasaray Sportif A.Ş.’nin net borcu 555.1 milyon TL. ‘dir ve geçen seneden bugüne borçta DOLAR bazında 49 milyon dolar artış var ama bir sorun bakalım neden bu yapıldı bu borçlar... 

    Tabi ki borcumuz olur o kadar. Ve lütfen bırakın da o kadar borcumuz olsun müsaadenizle...

    Çünkü etrafınıza bakarsanız her tarafın ÇİLEK kaynadığını(!) göreceksiniz...

    Sizler, bakmayın birilerinin aldığımız futbolcuları kötülediğine, asla Galatasaray forması giyemez dediklerine. Çünkü başkanın danışmanları bu işi iyi biliyor(!)...

    Allah’tan Fatih TERİM’i yollamış bizin başkan...

    Yoksa bu başarılı günleri(!) asla göremezdik... 

    Sade çilekler mi? Tabi ki değil...

    Lütfen kulübün tesislerine iyi bakın...

    Florya’yı tepeden tırnağa yeniledik(!), yeni tesisler yaptık...

    Öyle tesisler yaptık ki eşi benzeri hiçbir kulüpte yok, hatta dünyada yok...

    Bildiğiniz üzere Kapalı Yüzme Havuzlarımız(!), Kapalı Basketbol ve Voleybol salonlarımız(!) göz kamaştırıyor...

    Onca tesis tabi ki parasız yapılmaz...

    Ve neticede İKİ sezondur başarısız olan, bize şampiyonluk ve süper kupa kazandırmayan, Ezeli rakiplerimiz karşısında boynumuzu büken ve Sneijder’i oynatamayan bir Fatih Terim’i gönderip yerine Snaijder’i oynatabilecek bir Teknik Direktör getirdik ülkemize...

    Tabi ki bunlar hep para hep para...

    Merak etmeyin yakında RİVA’yı da değerlendireceğiz. Çünkü orası da artık iyi para ediyor.

     -------------------------------------------

    Sevgili arkadaşlar,

    Yukarıda yazdıklarımı neden yazdığımı az çok tahmin etmişsinizdir...

    Benim yaşım 58. Çok zor sezonlar yaşadığımıza, şampiyon olmadan çok uzun yıllar geçirdiğimize şahit oldum ama inanın bu sezonki kadar üzüldüğümü hatırlamıyorum...

    Yemin ederim, Aziz Yıldırım’ı, ne bileyim Galatasaray’dan nefret eden Ömer Çavuşoğlu’nu dahi Galatasaray’ın başına getirseniz  inanın Galatasaray’a Ünal Aysal kadar zarar veremezdi...

    Onlar bile başkan Ünal Aysal’ın bu yaptıklarını yapmaya utanırlardı...

    Yani ben kısaca bu kadarını söyleyeyim siz gerisini anlayın...

    Yoksa Başkanın hataları o kadar çok ki... 

    Arkadaşlar,

    Hepiniz bilirsiniz ki biz Galatasaraylılar F.Bahçeli dostlarımızın(!!!!!) Galatasaray galibiyetlerine endeksli olması gibi sadece F.Bahçe galibiyetlerine endeksli bakmayız olaylara.

    Bizlerin olaylara bakış açımız kuruluştaki amacımızdan da bellidir.

    Bizler, Bir renge bir isme sahip olmak, İngilizler gibi toplu halde top oynayabilmek, Türk olmayan takımları yenmek üzere kurulmuşuzdur...

    Bizler futbolda yenmek kadar yenilmenin de olabileceğini kabul eden insanlarız.

    Ama bizler yenilirken ruhsuz olmayı asla kabul etmeyiz...

    Biz Galatasaraylıları asıl üzen budur... 

    Ve görünen odur ki Galatasaray maalesef bundan sonra daha uzun süre o güzel top oynadığı, rakiplerine korku saldığı günlere dönemez.

    BU KULÜP, BU KAFAYLA, BU İDARE TARZI İLE, BU TEK ADAM YÖNETİMİ İLE DAHA KÖTÜYE GİDER AMA İNANIN DAHA İYİYE GİTMEZ...

    ÇÜNKÜ HİÇBİR ŞEY İŞİN EHLİNE TESLİM EDİLMİYOR.

    HER TARAF CEO, DANIŞMAN, YENİ YÖNETİCİLER İLE DOLDURULDU...

    Evet, Galatasaray bugün bu hallere düştü ise ve gelecek günlerden endişe duyuyorsak eğer bana göre bu işin tek ve en büyük sebebi başkan Ünal Aysal’dır...

    Çünkü, dönen tekere çomak soktu..

    Çünkü, ligi sekizinci bitiren bu kulübe iki sezonda iki şampiyonluk kazandırmış, yetmemiş yanına hem de Fenerbahçe’yi yenerek İKİ tane süper kupa koymuş, Emirates Kupasını getirmiş Fatih Terim’i pamuklara sarıp el üstünde tutacağına, ona her türlü payeyi vereceğine gitti onu göndermek için her türlü Bizans oyunlarını çevirdi ve sonunda istediğini elde etti...

    Sonunda Fatih Terim’i gönderdi...

    Kimse Terim, alt yapıyı yaptı da kendisi gitti masallarına inanmasın sakın.

    Hepimiz biliyoruz ki Fatih TERİM’i kovmaktan beter etti sayın(!) başkan...

    Başka kulüplere olsa heykeli dikilecek bir adamı “ELEMAN” diyerek tüm Türkiyenin önüğnde rezil etti...

    Kimse o sözü masum bulmasın, o kelimenin aslında ne amaçla söylendiğini hepimiz biliyoruz...

    Başta Ali Dürüst ve Abdürrahim Albayrak olmak üzere Adnan Öztürk’ü de yollayarak Fatih Terim’i yalnızlaştırdı...

    Son darbeyi de Beşiktaş maçı öncesi vurdu insafsızca...

    Dünyada hiçbir Başkanın yapmayacağı şeyi yaptı ve gitti Teknik Direktörünü yok sayıp oyuncusu ile prim görüşmesi yaptı...

    Kusura bakmayın ama ADAM olan hiçbir Teknik Direktör bunu kabul etmez...

    Özellikle çekirdekten yetişen işadamları iyi bilir ki DİPLOMA her yerde geçmez. Bazen ALAYLI olanlar bu işleri çok daha iyi bilir...

    Yani, sen ortaya bir Masa, bir Koltuk koyup, koltuğa da bir CEO oturttuğunda işler pek öyle sizin istediğiniz gibi tıkır tıkır gitmez Ünal bey...

    Siz, BİR değil, ONBİR tane danışmanla da çalışsanız bu iş sizin bildiğiniz Ticari hayata benzemez...

    Ne güzel işin başında “BEN FUTBOLDAN ANLAMAM” diye itiraf etmiştiniz.

    Keşke ilk başta bunu söyleyerek ve doğru insanlara güvenerek yaptığınız doğru işleri bozmasaydınız...

    Ne çabuk öğrendiniz de bu işi Bizans oyunlarına başladınız ben asıl onu merak ediyorum...

    Bir insan kendi bacağına kurşun sıkar mı?..

    Ama, aslında siz sadece kendinizi yakmadınız, bütün Galatasaraylıları da yaktınız yaptığınız yersiz ve zamansız uygulamalarla...

    Bilmiyorum bu işleri düzeltebilecek misiniz, ya da düzeltmeden kaçacak mısınız?..

    Şahsen bana kaçacakmışsınız gibi geliyor.

    Dilerim siz gittiğinizde her şey çok daha kötü olmaz...

    İnşallah Galatasaray Beşiktaş’tan çok daha kötü durumlara düşmez... 

    Gelelim tekrar Bursaspor maçına.

    Bu Galatasaray Bursaspor’u eler mi?

    Tabi ki eler. Hatta öte bile geçer. Yeter ki o 6 tane yediği Real Madrid maçının ilk yarım saatindeki muhteşem oyunu oynasın.

    Ama, bir gerçek var ki bu Galatasaray böyle, yani Bursaspor karşısındaki gibi oynamaya devam ederse, ligde 2.lik bile hayal olur...

    Ve her ne kadar derby’ler diğer maçlara benzemez diyorsak da F.Bahçe karşısında bu Galatasaray’ı bulursa asla affetmez, gelen ikramı geri çevirmez...

    Sevgi ve Saygılarımla,

    Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

     
    Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
    Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
    Toplam blog
    : 1
    Toplam yorum
    : 0
    Toplam mesaj
    : 0
    Ort. okunma sayısı
    : 15
    Kayıt tarihi
    : 03.12.13
     
     

    Kamu kurumundan emekliyim. Galatasaraylıyım. Başta futbol olmak üzere Basketbol, Voleybol ve Atle..

     
     
    Yazarı paylaş
    • Tümünü göster