Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Şubat '13

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
128
 

Özür

"Ben kaloriferli evde doğup büyüdüm. Değil köy, sobalı ev bile görmedim."

"Sizin dediğinizi yapmayıp, hafta sonunda köyde bulunsaydım, şimdi yaşamıyor olacaktım."

"Öğrenciyken, “Sigara, içki” nedir? Bilmezdim. Şimdi alkolik olmaktan korkuyorum."

"Köyde kalmaktan korktuğum, şehirde de kalacak ev bulamadığım için arabada yatıp kalkıyorum."

"Başka bir müfettiş bey de, üzüntülü bir tavırla, “Siz de mi o Eğitim Yüksek Okulundan mezunsunuz?” diye sordu. O okuldan mezun olduğumuzu nereden biliyorsunuz hocam?"

"Babam vedalaşıp giderken, arkasına dönüp el sallayamadı."

"Akşamları okulun damına çıkıp, konuşmak için, yoldan geçecek birini bekliyorum."

"Değil böyle yerde görev yapmayı, Türkiye’de böyle yerlerin olduğunu bile düşünemezdim."

"Hafta içi günleri, çocuklarla ders yaparak, oynayarak kolay geçiriyorum da, Cumartesi Pazarları yalnızlıktan deliriyorum."

"Eniştem, ablamı boşadı ve nişanlımla evlendi. Onun için gözlerimden yaş dinmiyor, beni anlayışla karşıla hocam, kendimi en kısa zamanda toplayacağım."

Hiç konuşmadan, gözlerini dakikalarca bir noktaya dikip, “Herşey ortada. Ne konuşayım hocam?"

"Köylerde uygulama yapmadık, köyü görmedik. Şimdi ise köyde ve üstelik de birleştirilmiş sınıfta görev yapıyorum." 

"Bizlere hiçbir şey öğretmemişler. Meslekteki başarısızlığım ve aldığım ceza hocalarım yüzündendir. Hocalarımdan hesap soracağım."

"Bunları bize kimse öğretmedi hocam."

"Kaymakam bey köye geldi de ısrarıma rağmen, okula uğramadı. Uğrasaydı, damın/okulun ikiye yarılmış duvarını gösterecektim."

"Yağmurlar üzerimize yağdığı için iki hafta hiç dama/sınıfa giremedik. Tabi ders de yapamadık."

"Damda/sınıfta rahat gezemiyorum. Çünkü başım tavana/dama değiyor."

"Ne yaptıysam bu çocukları susturamadım. Kafayı üşütmek üzereyim. Ne yapayım hocam?"

"Gece silah sesleri arasında uyuyorum."

diye feryat eden sevgili öğretmen arkadaşlarım. Sizler için hiçbir şey yapamadım. Beni affediniz ve siz yine de özveri ile görevinizi yapmaya devam ediniz.             

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hocam, öğretmenlık gibi kutsal bir mesleğini hakkıyla yapabilmek için tüm güçleriyle çaba harcayan tüm öğretmenlerimize kolaylıklar dilerim. Selamlar...

rukiye orhan 
 17.02.2013 21:33
Cevap :
Dileklerinize içten katılıyor, selam ve saygılarımı sunuyorum.  18.02.2013 13:18
 

Sayın Koçak, bütün öğretmenler derin sorumluluk duygusu içinde zaman zaman görevini tam olarak yerine getiremedikleri duygusuna kapılırlar. Siz de bunca tecrübenize, bunca köy görmüşlüğünüze ve insan tanımışlığınıza karşın, yine de görevinizde insanlara yardım edemediğiniz duygusuna kapılmışsınız. Her insan kendi hayatını kendi kurgular. Biz ancak kısmi yardımlar yapabiliriz. Onun için... Üzülünüz ama... hatanın tümü sizin değil. Biraz da bizim. Hepimizin.

Erdal Ceyhan 
 15.02.2013 18:58
Cevap :
Çok teşekkür ederim sayın hocam. Öğretmenlerin sorunlarıyla birinci derecede müfettişler muhatap olurlar ve onların sıkıntısını adeta birlikte yaşarlar. Oysa bu udurumu kimseye anlatamazlar. Sorunların çözümü konusunda çaba gösterdikleri zaman da, sorunları çözmesi gerekenler tarafından sürekli engelenirler. Milli Eğitimin yükünü de hep onlar sırtlarında taşırlar. Yine de kimseye hoş görünemezler. Esenlikler, selmlar.   17.02.2013 11:22
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 425
Toplam yorum
: 282
Toplam mesaj
: 98
Ort. okunma sayısı
: 2982
Kayıt tarihi
: 06.12.06
 
 

Gazi Eğitim Fakültesi, Eğitim Bilimleri Bölümü, Eğitim Yönetimi, Teftişi, Planlaması ve Ekonomisi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster