Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Mart '17

 
Kategori
Kültürler
Okunma Sayısı
223
 

Padişahın pisboğazlığı, Safranbolulara yaradı

Padişahın pisboğazlığı, Safranbolulara yaradı
 

Safranbolu, Dünya Mirasi listesinde


Abdülhamit Hazretleri, şekerin sert olanından bıkmış. Haber salmış kethüdası ile sarayından. “Tez bana bu lokum yumuşağında bir şeker bulun getirin” demiş.Demiş, demiş ama, saray başdanışmanı araya girip memlekette referandum ( Pardon, her tarafımız referandum oldu) bir yarışma açalım denmiş ve kollar sıvanmış. Muhittin Hacı Bekir birinci olmuş.

Geleneksel Türk lokumlarını, bilirsiniz turistler için düzenlenen Şark gecelerinde ikram olarak verirler. Turist, bir yandan lokumunu atıştırırken, öte yandan da sahnedeki Türk lokumunun  kıvraklığını seyreder. Mest olur. Lokumlardan lokum beğenmez.

Nişasta, su, şeker, tartarik asit ile hazırlanan Türk lokumu, o zamandan beri Avrupa’ya bizden gitmiştir.

Safranbolu’da lokumculuk almış yürümüş. Onlar, lokuma bir de safran ekliyorlar ki, tadından yenmez. Kokulu ve gösterişli lokumlar, bu safran şehrine ismini vererek Safranbolu diye anılmaya başlanmış.

Gramı 5 liradan fazla olan safran, Safranbolu’da altın değerinde.

Gerisini, orada yaşayan Aslı Eren isimli Safranbolulu arkadaşımızdan rica ettik, dinleyelim.

“Dünyada adını, bir yerleşim yerine veren tek bitki olan safran dünyanın pahalı baharatı unvanını taşıyor. Osmanlı Padişahlarının kuvvet macunu olarak kullandığı safran bitkisi, Türkiye’de sadece Safranbolu İlçemizde ve köylerinde yetiştiriliyor.

Çok yıllık bir bitki olan safranda, 3-4 yıl ürün alınır. Yıllık dekar başına verimi 300- ile 700 gramdır. Kokulu safran elde etmek için çiçekler güneş doğana kadar toplanmalı, gölgede çabuk kurutulmalıdır. Kullanılan kısmı elle kopartılarak toplanır. Hafif kömür ateşi üzerinde de kurutulur

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi ve yiyecek

Safran (kanser bastırıcı), (mutasyon önleyici) ve antioksidan benzeri özellikleri olduğu için ilaç sanayiinde ham madde olarak kullanılır. Gıda, kozmetik ve kendi ağırlığının 100 bin katını rahatlıkla boyadığı için boya sanayiinde de ham madde olarak kullanılır.

Hafızayı kuvvetlendirir, anti-depresan özelliği taşır
İştah açıcıdır. Kadınların adet öncesi semptomlarını hafifletebilir

TURİZM  DEDİKLERİ:3 bin yıllık geçmişe sahip olan ilçe, UNESCO’ nun Dünya Mirası listesindeki yeri, çok muhteşem. Üç katlı, 6 - 8 odalı evler tam bir Osmanlı mimari eseri

Dört dörtlük eskiye dönüşü yaşamak isteyenler de çoğunlukta. Bunlar, namazında, niyazında, kendi hallerinde, kendi kültürleri çizgisinden çıkmak istemeyen sakin kimseler.

Evlere bakıyorsunuz. Her köşeden, eskiye bir çağrı ulaşıyor. Sizi kendisine çekiyor. Sanki gizli bir el, tutmuş yakanızdan, usul usul anlata anlata sizi yanınıza alıyor.. Bir sihir var ortalıklarda. Bunu sadece siz görüyorsunuz sanki.

Ayağına bir şalvar, bir şıpıdık terlik, veya arkası basık bir yemeni pabuçla çıkın ortaya, hiç mi hiç yadırganmazsınız. Çocuklaşıp, bir anda sokaklarda çember çeviresiniz gelir.

Yerlisi, tarhanasını, bulgurunu salçasını dam başlarında kurutuyor. Evinin mahzenindeki raflara diziyor. Evlerde odun sobası yakıp, gıcırtılı tahta merdivenlerle üst katlara ulaşılıyor. Güğümler, soğusun diye kuyuya sallandırılıyor. Oh ne ala. Kapıcı aidatı yok. Yönetici parası yok. Su parası yok, asansör parası yok. Ara yerde de, Saatli Maarif Takviminden de vecizeler okuyup,  “hımmm!“ diyerek de başınızı sallaya sallaya düşüncelere dalarsanız. Üstelik televizyondaki aynı yalanları işite işite fıtık olmaktan da kurtulursunuz.sizden keyiflisi, sizden kültürlüsü yoktur bu zaman.

Evler birbirinin kopyası sanki. İç içe geçmiş matruşka’lar gibi. Evinizin penceresini çerçevesini sökün, aşağı mahalledeki evlerden birine takın, aynı. Hiç fark etmez. Yollar daracık. Lokum satan kızlar güzel mi güzel. Lokumlar da güzel.

Evlerin yapımında kerpiç, taş, ahşap, alaturka kiremit kullanılmıştır. Pencereler kapalıdır. Anası, danası, kaynanası cümle yakın akrabalar, bir arada oturmaktadır. Oğlan  evlenince,  ona ev açılmaz. Masaya bir tabak daha konur.

Hangi evden bakarsanız bakın, manzara değişmez. Her ev birbirinin kopyasıdır. Fatma'nımın evine gidiyorum derken, bir de bakmışsınız, kendinizi, Hacer Hanımın evinde bulmuşsunuzdur.

Üst katlara ahşap merdivenlerle ulaşılır. İkinci katın tavanı basıktır. Ocaktan alınan közler, mangala konur. Yatak odası böyle ısıtılır. Evin kedisinin sırt tüyleri daima yanıktır. Onun yeri, yüksek ayaklı mangalın altıdır. Gaz lambasının yerini fitilli lambalar, lüksler ve elektrik almıştır. Her birinin izini burada görebilirsiniz. Büyük evlerde serinlik olsun diye havuzlar bulunur. Yangında da lazımdır burası

Safranbolu, bir nev’i, şahsına münhasır  dedikleri bir ilçemizdir.”

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi, yemek yiyen insanlar ve yiyecek

LOKUMCULAR ÇARŞISINDA ŞEKER DAĞITAN BİR SAFRANBOLULU

Görüntünün olası içeriği: yiyecek ve iç mekan

SAFRANBOLU. MATRUŞKA HALİNDE SATILIYOR

Görüntünün olası içeriği: gökyüzü ve açık hava

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi ve açık hava

SAFRANBOLU SOKAKLARI ROMANTİK. - ÜST VE ALTTA-

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi, oturan insanlar ve at

MACUNCU, MİNİK VE SEMBOLİK ARABASI İLE SAFRANBOLU SOKAKLARINDA.

Görüntünün olası içeriği: çiçek, bitki ve doğa

İŞTE, SAFRAN BİTKİSİ

Görüntünün olası içeriği: ev, ağaç ve açık hava

SAFRANBOLU'NUN TİPİK EVLERİ

Görüntünün olası içeriği: ev, gökyüzü ve açık hava

Görüntünün olası içeriği: ev ve açık hava

CADDELERİ

Görüntünün olası içeriği: ev ve açık hava

ÇARŞISININ BİR BÖLÜMÜ

Görüntünün olası içeriği: ev, bitki, ağaç, gökyüzü ve açık hava

BİBLO GİBİ

Görüntünün olası içeriği: çiçek, bitki, doğa ve açık hava

SAFRAN KURUTULURKEN

Görüntünün olası içeriği: yiyecek

BİR KISMI AYIKLANMIŞ OLAN

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi

SAFRANLI LOKUMLAR

Görüntünün olası içeriği: masa ve iç mekan

 

 

GENİŞ GENİŞ ODALAR

Görüntünün olası içeriği: ev ve açık hava

 

Erhantigli bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sevgili Muzaffer abi... Her yerde muhabirin var. O nedenle en güzel ve en güncel haberler sende. Safranbolu'lu arkadaşımıza verdiği bilgiler için teşekkürler. O'nu da Milliyet Blog'a kazandıralım, ne dersin? Bu arada yeni kitabın Safranbolu ile ilgili olacak herhalde (!) Maaledef güzel ülkemizin kuzeyi özellikle Sinop-İnebolu-Cide-Amasra arası turizm yönünden hala bakir... Tanıtım az. İlgililer nedense buraların farkında değiller galiba. Fotoğraflar çok güzel yerler olduğunu gösteriyor, doğa harikası yerler. Kanyon ve cam teras muhteşem. Benzeri Uşak- Ulubey'de. Umarım kısmet olur da oaraya da gideriz ve çekeceğimiz fotoğraf ve videolarla tanıtıma biz de yardımcı oluruz. Saygılarımla....22-29 İzmir kitap fuarında buluşalım...

İlyas Bayram 
 04.04.2017 20:41
Cevap :
Her zamanki duyarlılığınla tanıtım konusunda gösterdiğin hassasiyet, herkesler tarafından bilinmektedddir. Bu bakımdan sergilediğin güzelliklerden ötüüüüüüüüüüüüüüüüüüürü teşekkür ederim. Oradaki muhabirimiz adına da teşekkür ederim. Dediğin gibi onu da Blogçu yapalım. Dur hele ısınsın biraz. İyi fikir dediğin. Ben Safranbolu için bir kitap yazmıyacağım. Sadece yöreyi tanımak ve tanıtmak istiyorum. "Tanıtım ve tanıtmak" içgüdüsü, senden bana geçmiş. Mesele budur. Hakikaten Kuzey küremi,zdeki yerlerimiz tanıtılmağa muhtaç.Benim Karadenizdeki Güzelcehişsarı tanıtmak istediğim gibi. Orada turizme soyunanlar, pek turistik de deeeeeeeeğil. Turizm bir görgü işidir. Karadenizde bu iş, ihmal edilmiştir. Gösterdiğin ilgiye teşekkür ederim. Sağol, varol. Fuarda buluşalım. Sevgilerle  05.04.2017 8:44
 

Yazı ve resimler gözümü ve gönlümü şenlendirdi

Erhantigli 
 02.04.2017 11:55
Cevap :
Tabi şenlendirir bre. "Gönlün mizah" yazdıkların da öylesi. Daha ne. Resimlere gelince. Övünmek gibi olmasın ama, Hayat Dergisinin Türkiye çapında açtığı fotoğraf yarışmasında 2 nci geldimdi. Selamlar, teşekkürler.  02.04.2017 20:06
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1616
Toplam yorum
: 3879
Toplam mesaj
: 498
Ort. okunma sayısı
: 872
Kayıt tarihi
: 13.08.06
 
 

Hayatın dikenli yollarından geçmenin  sırrı, aralarından çabuk geçmektir. Ümit, naylon çorap giyd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster