Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Şubat '13

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
2087
 

Pala Bıyıklı Adam

Pala Bıyıklı Adam
 

Esmer, pala bıyıklı orta yaşlardaki adam, kalabalık caddede yürüyordu. Boğazında düğümlenen gıcığını bir sağa, bir sola çevirip, ağzının içine getirebildiklerini okkalıca önüne bıraktığında çevresinde iğrenerek bakanlara aldırış etmedi. Yere konan sarı ve yeşilimsi balgam kaldırım taşının kenarında öbekti!

Mideniz bulandı değil mi? Özür!

Pala bıyıklı adam bu kez burnunda biriken sümüğü çıkarmanın telaşındaydı. Bir eliyle sol burun deliğini tamponlayıp sümkürdüğünde, çıkanlar az kalsın yanından geçen kadının bacaklarına yapışacaktı ki, kadın bir hamleyle kurtulmuştu. Kadın olup bitenlere şaşırıp, tek eliyle kalbini tuttu. Adama ters ters bakıp bir şeyler söyle de, adam aldırış etmeden cep telefonu satan dükkânın önünde durdu. Simitçiye; “Taze mi?” diyerek bütün simitleri sümüklü elliyle kontrol etti. Gevrek olduğuna karar verdiği yanık simidi ısırıp cebinde bozuk para aramaya çalıştı. Bulduklarını simitçiye uzatıp metro istasyonuna yaklaştı. Kartı boştu. Doldurmak için kuyrukta bekleyenlerin önüne atıldı. Arkadan gelen sezerişlere de aldırmıyordu. Yürüyen merdivenden alt istasyona geçip gideceği treni beklemeye başladı. Cebinden sigarasını çıkartıp yakmaya başladığında iri yapılı güvenlikçi de başına dikilmişti. Sigara içmenin yasak olduğunu söylediğinde adam kafasını iki yana sallayıp, birkaç fırt çektiği sigara izmaritini son bir kez daha içine çekip, önüne bıraktı. Siyah ve kabadayı görünümlü topuklu ayakkabısının ucuyla sinirlice ezdi. Gelen trene binmeyip, ikinci treni bekledi. Gelen trenin son vagonun sonundaki boş koltuğa oturduğunda, içerisi de bir anda kalabalık olmuştu. Dört kişinin karşılıklı oturduğu bölümde karşısında genç bir delikanlının okuduğu gazetenin arka sayfasına gözü takıldı. Çıplak ve sarışın modelin fotoğrafına uzun süre iç geçirdi. Çevresindekilere aldırış etmeden eliyle cinsel organının yerini değiştirip dışarıya baktı. Yanında oturan genç ve bakımlı kadın, kötü kokunun nereden geldiğini tahmin ediyordu. Önce kalkmak istedi, ancak uzun ve yorucu günün ardından bacaklarının bu kalabalıkta ayakta gitmeye dayanamayacağını hissedip, burnunu kapatmayı tercih etti.

Adam, dışarıya bakmayı bırakıp, bu kez çevresindekilere bakıyordu. Kadınların bacaklarından dudaklarına kadar süzerken, dişlerinde biriken simidin susamlarını da ağzından bir an önce atmak istiyordu. Eliyle damaklarına kadar gezdirip, birikenleri yaladıktan sonra, arta kalanları da cama doğru yere eğilip tükürdü. Elini elbisesine sıvazlayıp temizledikten sonra cebinden çıkardığı siyah iri taneli tespihi çevirmeye başladığında, tespihin şakırtısı da vagonda herkesi rahatsız etmişti.

Tren sinir bozumu içinde ilerliyordu…

Adamın ineceği istasyon uyarıldığında, adam, aniden koltuğundan fırladı, müsaade istemeden ve kabaca yanındaki kadına sürterek geçtiğinde önündekileri de ite kalka kapıya yaklaştı. “Yavaş Be!” “Ayı mısın?” diyen sesleri duymuyordu bile. Homurdanmalar vagonda devam ediyordu. Adam, metronun altındaki yürüyen merdivenle caddeye çıktığında ağzında birikenleri bir kez daha yere tükürdü. Karşıya geçmesi gerekiyordu. Trafik lambasının kendisine yanan kırmızı ışığına aldırış etmedi. Bir sağına bir soluna öylesine bakıp hızla geçtiğinde, çarpacak araca el kol hareketleri ile bağırmaya devam ediyordu…

Biliyorum birçoğunuzun çevresinde görebileceğiniz bu adamın yaptıklarına sinir oldunuz. Bu adam genelde hangi ülkede yaşıyor dersiniz?

Sayın Başbakan 59 yıldır kapısını aşındırdığımız Avrupa Birliği’ne giremedik diye Avrupalı dostlarına sitem etmiş ve bu durumun da kabul edilemez olduğunu belirtmiş!

Pala bıyıklı adamı sanırım unutmadınız! İşte bu tiplerden benim ülkemde çok var. Yalnız erkek mi? Dişi de mevcut!  Önce bizi neden AB’ye almıyorsunuz, değil de, biz AB’ye hazır mıyız? Veya onların normlarına uyuyor muyuz?

Benim ülkemde;

Demokrasi biber gazına sıkışmış!

Kadın ölümleri her gün moda oldu!

Trafik kurallarına uyan yok!

Adalet Kaf Dağı’nın ardına saklanmış, yargılanmalar lastik gibi uzuyor!

Ekonomi kime göre iyi

Hakkını aramak isteyen ve Sendika'ya üye olmak isteyen çalışanlar korkutulmuş!

Vatandaşlar kredi kartları borç batağında!

İcra dosyaları on milyonları aşmış!

AİHM’de Hukuk ihlalinde birinciyiz!

Gazeteci ve yazanlara fırça gırla!

Medya olmuş korkudan yandaş!

Özgür yazandan çok, yağcılık yapan vıcık vıcık!

Moda olmuş artık Cumhuriyetin değerlerini yok etmek!

Eğitimin neresindeyiz?

Aşiret bir yapı içinde

 Töre ve terör cinayetleri!

Ve daha nice olumsuzluklar…

Pala bıyıklı adam tipleri ülkemde düzelmediği ve onların elinde kitap olmadığı sürece, biz bırakın AB’yi hiçbir “Birlik” içinde SİTTİN sene bulunamayız! Ama üzülmeyelim, yine de Arap Ligi’ne iyi yakışırız diye düşünüyorum!

Onlarla bedevi bedevi geçinip gideriz! Sahi bu arada unutuyordum, Arap Liginin de gönülden bağlı olduğu ABD’ye zaten göbekten bağlı değil miyiz? Onun içinde de “AB” yok mu? Ne fark eder?

 

Ertuğrul Erdoğan

Şubat 2013/Bursa

www.erdoganlaedebiyat.com

           

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 301
Toplam yorum
: 98
Toplam mesaj
: 24
Ort. okunma sayısı
: 452
Kayıt tarihi
: 06.05.08
 
 

Ertuğrul Erdoğan, 1958 yılının sonbaharında Ankara'da doğdu. 1968 -1980 yılları arasında babasını..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster