Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Temmuz '13

 
Kategori
Kültür Turizmi
Okunma Sayısı
2565
 

Pamukkale ve Hierapolis antik kenti

Pamukkale ve Hierapolis antik kenti
 

Pamukkale


UNESCO Dünya Miras listesinde olan ülkemizin bir başka yeri; Pamukkale – Hierapolis Antik Kenti…

İnanın ben ilk gördüğümde gözlerime inanamamıştım. Rüya, hayal yâda; hani denilir ya gözüme görünüyorlar işte aynen öyle oldu gözüme göründüler.

Muhteşem pamuktan bir kale. Kocaman. İnsanı sadece etkilemiyor aynı zamanda ürkütüyor.

Yine büyülü ber yerdeydim.

Gerçi ilk gittiğim uzun yıllar önceydi, sonra bir kaç kez daha gittim. Yakınlarda da bir daha görmek istiyorum. İnşallah bir imza günüm Denizli’de olur bende Pamurkale’yi yeniden ziyarete ederim.

 

Eski kaynaklarda metal ve taş işletmecilği, dokuma kumaşları ile ünlü bir kentmiş burası, ne zaman derseniz M.Ö. II. yüzyılda… Bergama Krallarından II. Eumenes tarafından kurulmuş ve adını da Bergama’nın kurucusu Telephos’un eşi Heira’dan almış.

Dahası var; burası Büyük Konstantin zamanında Frigya bölgesinin de başkenti olmuş. Bizans döneminde de Piskoposluk merkezi olmuş. Zaten bu tüm özelliklerinden dolayı UNESCO Dünya Miras Listesine alınmış.

 

Roma Egemenliğine M.Ö 2. Yüzyılda girmiş. Altın dönemi yaşamış. Buranın ekstra bir özelliği de; İsa’nın havarilerinden Aziz Philippus’un burada öldürülmüş olmasından kaynaklanıyormuş.

 

M.S. 395’te Bizans’ın,

1210’a da Anadolu Selçukluları’nın sınırları içinde kalmış.

 

Hierapolis, antik tiyatrosu, antik havuzu, termal su kaynakları,

Hz. İsa’nın 12 havarisinden olan St. Philippe’in mezarının bulunduğu haç merkezi olan anıtsal yapısı,

Anadolu’nun en görkemli nekropolü,

Antik şehrin yıkılmasına sebep olan deprem izleri,

Apollon tapınağı,

Görkemli çeşmeleri varmış…

 

Çok önemli bir konuyu yazmadan geçmemek gerekir, buranın suları şifa veriyormuş.

Eskilerde; hamam şehrin dışında yapılmışki yolcular yıkadıktan sonra şehre girebilsinler.

Tabi bütün antik kentlerde olduğu gibi buranında anfi tiyatrosu var. Büyük bir tiyatro ve tiyatro tasarımından anlaşıldığı üzere burada gladyatör dövüşleri yapılıyormuş.

Birde şehrin giriş kapısında Medusa figürü varmışki, Tanrıça Medusa’dan korunmak için yapılmış.

 

Pamukkale’ye neden pamuk denildiğini gidenler bilirler ama gitmeyenlerde resimlerden zaten anlarlar. Dünyada bir eşi daha varmıdır inanın bu konuda bilgim yok. Gördüğüm müstesna yerlerden biri. Sadece eskisi kadar çok suyu olmadığını görmüştüm. Benim gittiğim zamanlarda Belediye’nin bu konda ciddiçalışmaları vardı. Şöyleki; suyu sulamak için kanallara aktaranlara mücadele ediyorlardı, şimdi nasıldır bilmiyorum. Bildiğim bu müthiş görselin bozulmaması, bildiğim bu dünya harikasının yok olmaması…

 

Pamukkale nasıl pamuktan bir kale olmuş?

Buranın kaplıcaları ve akan sularından kalan karbonat minarelleri terasları ve travertenleri var.

Toplam 2700 metre uzunluğunda, 600 metre genişliğinde ve 160 metre yüksekliğinde beyaz kalenin üzerine inşa edilmiştir.

 

Burayı şöyle özetleyebiliriz.

Eşsiz güzellikteki bembeyaz traventenleri ve Antik Hierapolis kentinin sahip olduğu bir yer.

200 m. Yüksekliğinde düz bir uçurumdan akan kalsit yüklü sulardan taşlaşmış şelalelerin ve teraslı havuzlardan oluşan biryer…

 

En önemlisi:

Dünyanın 8. Harikasından biri olarak nitelendiriliyor olması…

 

Pamukkale’nin yapısını oluşturan traverten, çok yönlü, çeşitli nedenlere ve ortamlara bağlı, kimyasal reaksiyon sonucu çökelme ile oluşan bir kayadır.

 

Pamukkale termal kaynağını meydana getiren jeolojik olaylar geniş bir bölgeyi etkilemiştir.

 

Bu bölgede, sıcaklıkları 35 – 100 °C arasında değişen 17 sıcak su alanı bulunmaktadır.

 

Kaynak, antik devirlerden beri kullanılmaktadır.

 

Termal su kaynaktan çıktıktan sonra, 320 m uzunluğunda bir kanal ile traverten başına gelmekte ve buradan 60–70 metrelik kısmı, çökelmenin olduğu traverten katlarına dökülmektedir.

 

Burada su, ortalama 240–300 m yol kat eder.

 

Kat kat havuzcuklarında ve kat kat seddelerinde, çökelmekte olan kalsiyum karbonat, başlangıçta bir jel halindedir.

 

Zaman içerisinde sertleşmekte ve ‘Traverten’ olmaktadır.

 

Aşırı miktarda kalsiyum bikarbonatın bulunan termal suyun yüzeye çıkışı sonucu karbondioksit açığa çıkar ve kalsiyum karbonat çökelir.

 

Çökelme, termal sudaki karbondioksitin havadaki karbondioksit dengesine gelinceye kadar devam etmektedir.(alıntı)

 

Pamukkale’nin en büyük geliri turizmdir. Kim buraya gelmez ve bu dünya harikası yeri görmek istemezki…

 

 

Nazan Şara Şatana

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1583
Toplam yorum
: 112
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 4884
Kayıt tarihi
: 09.12.10
 
 

Turizmci; Genel müdür Yazar ; Romanlar, senaryolar müzikkaller... Sinema filmleri, TV filmleri.....

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster