Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Eylül '20

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
41
 

PANDEMİ SONRASI YENİ NORMAL

PANDEMİ SONRASI YENİ NORMALLEŞME

 

İnsanlarda uyum sağlama becerisi vardır. Bu zamana kadar birçok olay ve durum yaşandı, bir şekilde uyum sağladık ve hayatımıza devam ettik. Dünya genelinde halk sağlığını tehdit eden Covid-19 salgını da bunlardan biri olacak. Ancak bunun için biraz zamana ihtiyacımız var. Bu süreçte kişiler uzun süren karantina evresinden sonra  “yeni normale” uyum sağlamakta güçlük yaşayabilmektedirler.

 “Kaygı” duygusu özellikle yeni normalde kendimizi korumakta bizlere yardımcı olacaktır. Kişinin yapısına göre kaygı duygusu farklı şekillerde etki gösterebiliyor; bazı kişiler duygularını bastırıp salgını görmezden gelirken bazı kişiler panik halinde sağlıksız davranışlarda bulunabiliyor. Ancak “sağlıklı kaygı” duygusu bizleri temkinli olmaya iterek tehlikelerden koruyan bir duygudur. Normalleşme ile beraber sağlıklı kaygının azaldığını görüyoruz bu süreçte kişilerin hayata uyum sağlarken henüz hastalığın bitmediği gerçeğini unutmadan temkinli olmaya devam etmeleri gerekmektedir. O sebeple eskiye değil yeni normalleşmeye uyum sağlamalıdırlar.

 

Pandemi Sonrası Psikoloji

            Pandemi süreci, kişilerin kontrol edemedikleri ve beklenmeyen bir durum olması sebebi ile hayata karşı güvensizliği, hayatta kalma kaygısını ve kaybetme korkusunu arttırdığını gözlemlemekteyiz. Elbette bu duyguların şiddeti ve etkileri kişinin; kişilik yapısı ve ruh sağlığı ile de değişmektedir. Pandemi süreci öncesinde de psikolojik sorunlar yaşayan kişilerde bu duyguların etkilerinin daha yoğun yaşandığı gözlemlemekteyiz. Kişilik yapısına bağlı olarak da psikolojik rahatsızlıkları olmayan kişilerde anksiyete, depresyon, panik atak ve obsesif kompulsif bozukluklar gibi rahatsızlıkların baş gösterdiği gözlemlenmekteyiz. Bu süreçte kişilerin bir uzman tarafından destek almaları bu evreleri daha kolay atlatmalarına yardımcı olacaktır.

 

İş Ortamında Strese Dikkat

            Uzun süreli evde kalmak çoğu kişi ekonomik olarak da etkilendi. Bu durum kişilerde stres seviyesini arttırmaktadır. Stresin sebep olduğu; isteksizlik, mutsuzluk, unutkanlık, alınganlık, ani ve kontrolsüz tepkiler hem iş verimliliğini hem de diğer kişilerle olan ilişkiyi olumsuz yönde etkileyecektir. Kişiler bu dönemde strese sebep olan düşüncelerini fark edip an içinde kalabilmek adına pratik yapmalıdır.

 

Okul Fobisi

Çocuklar gerçekliği anlamlandırmakta ve kriz yönetmekte yetişkinler kadar deneyimli değiller. Bu sebeple kaygı ve korku duyguları yükseldiği için evdeki konfor alanını bırakıp ebeveynlerinin yanından ayrılmaktan kaçınabilirler. Bu durum okul fobisi yaratabilir. Yine de çocuğun uyum sağlaması ve gerçeği deneyimleyebilmesi için istikrarlı olmaları gerekmektedir. Ancak yine de zorluk yaşanıyorsa destek almaları gerekmektedir.

Bazı çocuklarda ise fobi dışında okulu reddetme davranışı görülebiliyor; teknoloji bağımlılığı, konfor alanını bırakmak istememe, evde haz duyduğu şeyleri yapmak istemek gibi sebeplerle olabiliyor.

 

Hayat Rutininizi Devam Ettirin

Kişilerde düzen değişikliği çoğu zaman kaygı yaratır. Bu virüs toplumsal ve bireysel olan çoğu alışkanlıkları değiştirdi. Kısıtlamalar sebebi ile uzun süren evde kalmak, bazı kişilerde kendine zaman ayırmak, hobi edinmek ve spor alışkanlığı edinmek gibi kazanımlar sağladı. Ancak bazı kişilerde; uyku sorunlarına, duygusal yeme sorunlarına, sosyal kaygı vb. sorunlara sebep olmuştur. Bu sebeple rutininize, hayat düzeninize geri dönmeniz ve uyum sağlamanız yaşadığınız sorunları azaltacaktır ve ruh sağlığınızı korumak için iyi gelecektir.

 

Kabullenmek

Sürece uyum sağlamanızı kolaylaştıracak en önemli şey “olan durumu” kabullenmektir. Virüsün henüz bitmediğini kabul etmeliyiz, sosyal mesafeyi, hijyen ve maske kurallarını kabul etmeliyiz. Geçmiş yaşantımızı bugünle karşılaştırmak yerine yeni normali kabul etmeliyiz. Elbette korkabilirsiniz, kişi belirsizlikten ve deneyimlemediği şeylerden korkar. Bu duygu geçirdiğimiz dönem için normaldir ve zamanla azalacaktır. Ancak azalmıyorsa ve kişi hayata uyum sağlamakta zorlanıyorsa mutlaka bir uzmandan destek almalıdır.

 

 

Uzman Klinik Psikolog

Özlem Semra TAŞKIN

 

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 7
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 85
Kayıt tarihi
: 15.09.15
 
 

Kolan Hospital Group Psikolog Özlem Semra (Yıldız) Taşkın ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster