Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Eylül '11

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
2399
 

Panik atak (panik bozukluk)

Panik atak (panik bozukluk)
 

Çağın hastalığı artık. Ani kalp çarpıntısı, terleme – üşüme, gereksiz kaygılanma, anksiyete, titreme, uyuşma vs… Teşhis konulana kadar gecede birkaç kez acil servise gitmeniz olağandır. Teşhis konulduktan sonra ise, bu kadar basit mi? Sorularıyla kaygı bir süre daha devam eder. Bunca belirtiyi gösteren hastalık sadece psikolojik bir rahatsızlık olamaz diye düşünülür. Ancak psikolog tarafından hastalığınız“panik atak” (panik bozukluk) olarak tanımlandı ise bununla yaşamaya alışmanız ve kabullenmeniz gerek. 

Kişi sürekli kontrolünü kaybetme, ölüm korkusu gibi birçok nedenlerle panik halindedir. Belirtiler aniden ortaya çıkar, bulunduğunuz ortama yabancılaşma hissi başlar. Ve ardından size şiddetli gibi gelen çarpıntı. EKG çekildiğinde kalp atışlarınız normal denir, şaşırırsınız. Bu nedenle de kendinize daha ağır rahatsızlıklar yakıştırmaya başlarsınız. Beyin tümörü, MS Hastalığı gibi. Panik atak kan değerleri düşük kişilerde daha çok görülür. Tansiyon iniş çıkışları yaratır. Önemli olan psikolog, terapi ve ilaç yardımı ile düşünceleri kontrol altına almak, tedaviye açık olmaktır. En az 6 ay – 1 sene arası ilaç tedavisi uygulanır. 

Bunun yanında kendinizi içsel olarak rahatlatmanız, bir nevi kendi kendinizin doktoru olmaya çalışmanız önemlidir. Aynı hisleri daha öncede hissettiniz ve ne kalp krizi, ne aklını kaçırma, ne felç gibi bir rahatsızlık geçirmediniz. Öyleyse bu seferde diğerleri gibi esip geçecektir. Atak süreleri kişiye göre değişiyor. 15 dk. 25 dk. 1 saat gibi sürelerde şikayetleriniz devam edebiliyor. İlk bir ay kontrol altına alıp, kaygıyı gidermek için yeşil reçeteye bağlı xanax tedavisi de uygulanıyor. Hasta yeşil reçeteyi de görünce iyice ürkebiliyor tabii. Ancak 1 ay sonunda doktorunuz xanax ı kesecek, tedaviye bünyenize uygun antidepresan ile devam edecektir. 

Tedavi edilmemek sosyal hayattan uzaklaşma (sosyofobi), öleceğim korkusuyla dışarı çıkma isteğini kaybetme, karşıdan karşıya tek başına geçememe gb. Duygular yaşatır. Eğer güçlü bir yapıya sahipseniz kısa bir sürede psikoloğunuzun da yardımı ile atlatırsınız. Tabii doktora güvenmek çok önemli. Panik atak kişiye göre farklılık gösterebiliyor. Bazısı 6 ayda, bazısı 1 senede atlatabiliyor. Ya da hayatınızda bazı evrelerde tekrar kendini hissettiriyor. İş değişimi, sosyal çevre değişikliği, ani kayıpların yarattığı duygusal çöküntüler ve üzüntüler bu hastalığı tetikleyen nedenler arasında. 

Dr. Nihat Kaya’ nın yazmış olduğu kitaplar içerisinde gerekli nedenleri, sebepleri, ne yapılması gerektiğini açıklıyor. Ayrıca kişisel gelişim – psikoloji kitapları bu dönemde size destek olabiliyor. Papatya çayı ise yatıştırıcı özelliği olduğu için rahatlama duygusu hissettiriyor. Meditasyon ve yoga da tavsiye edilenler arasında. Sosyal hayat gereği kimse sakin ve kolay bir hayat yaşamıyor. Ancak önemli olan karşılaşabilinecek her şeye hazırlıklı olup, gücümüzün yettiği olumsuzlukları değiştirip yaşadıklarımızı olduğu gibi kabul etmek. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Papatya çayı işe yarıyor gerçekten. Ben sürekli içiyorum. İlaçları sürekli kullanmak bir değişiklik yapmıyor, kriz anını anladığınız zaman sadece oluşabilceği zamanlarda xanax kullanmakta fayda var diye düşünüyorum. İlaç tedavisiyle geçmiyor, her şey hastanın ellinde. Sevgilerimle.

Leyla Kanat 
 11.09.2011 23:39
Cevap :
Günaydın Leyla Hanım, Çok doğru. İnsan ilk önce kendi kendisinin doktoru olmalı. İlaç geçici çözüm ve nereye kadar sorusunu sorduruyor insana. En güzeli kişinin kendisiyle barışık ve bilinçli olması. Korkular üzerine gidilmeden yenilmiyor maalesef. İyi haftalar dilerim  12.09.2011 8:17
 

Hayat böyle hep asfalt yol değil, bazen stabilize yollar, bazen patika, bazen çukurlar, kasisler...Ama olsun, yine de her yönüyle güzel, yaşamaya değer...:-))) Mutluluklar, tebessümler seninle olsunlar, sevgilerle...

Yurdagül Alkan 
 07.09.2011 8:49
Cevap :
Evet:) buna kesinlikle katılıyorum her yönüyle, her engebesiyle yaşamak çok güzel ve keyifli. Birazda bizim hangi pencereden baktığımıza bağlı.  07.09.2011 11:22
 

Konuya sağlıkçı gözüyle baktığımda cidden üzücü .Kocaeli'de ve Gölcük'te deprem sonrası çok artış oldu hastane istatistiklerinde ön sıralara geldi,bu konuda insanın kendisinin farkında olması da çok önemli tabi bu da kırsal kesimlere eğitimle gerçekleşebilecek bir durum.Ellerin dert görmesin canım güzel paylaşımlarda yeniden buluşmak üzere.Selam ve sevgiler . :)

Şennur Köseli 
 06.09.2011 15:48
Cevap :
Şennur Hanım çok doğru birşeyi hatırlattınız. Depremden sonra rahatsızlığın arttığını duymuştum ancak sizin kadar iyi bilmem imkansız. Eğitim ve bilinçlenmek kesinlikle önemli. Sırf gururuna yediremediği için psikoloğa gitmeyenler var. Önce sağlık! Kimin ne düşündüğünü umursamamak gerek bu konuda. kocaman sevgiler:)  06.09.2011 16:29
 

Maalesef ben de bu hastalığın pençesindeyim... İlk belirtisi yoğun baş dönmeleri olarak ortaya çıktı. Aylarca başım döndü ve nedeni bulunamadı. Allahtan bir gün kapalı yerde fenalık geçirdim de, panik atak olduğum ortaya çıktı ! :) Baş dönmesi de panik atak belirtisiymiş. İnsanın hayat kalitesini tamamen bozan bir hastalık. Panik atak hastası olup, çalışamayan ve evde oturanlar var. Zaman zaman yoğunlaşıyor, zaman zaman azalıyor. Ama nedense bitmiyor... Yine de benim hala umudum var :) Bitecek bir gün inşallah. Sevgiler, selamlar.

A.Nilgün Aktaş 
 06.09.2011 15:23
Cevap :
Merhaba Nilgün Hanım, Bende panik atak hastasıyım:) 2008 de ortaya çıktı. Çarpıntı, fenalık hali derken gezmediğim servis kalmadı hastahanelerde sanırım:) teşhis konulduktan sonra ilaçla tedavi oldum. Nadir aralıklarla belirtisini gösteriyor olsa da bitti gözüyle bakıyorum(inanmak istiyorum) ama sizinde bahsettiğiniz gibi çok daha ağır yaşayanlar var. birazda kalıtsal olduğu söyleniyor. Psikolojik hastalıklar her ne kadar bazıları tarafından şımarıklık olarak değerlendirilsede bu fikri bilinçsizlik olarak kabul ediyorum. İnsanın hayat akışını değiştiren birşey bu. Tek güzel tarafı atlatabiliniyor olması. Bizde bu şanslılardan biriyiz. O aradaki esintilerde şaka olsa gerek :) sevgiler  06.09.2011 15:45
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 670
Toplam yorum
: 3227
Toplam mesaj
: 35
Ort. okunma sayısı
: 1887
Kayıt tarihi
: 19.12.10
 
 

İstanbul doğumlu. Kuantum Yaşam Koçu. EFT, NLP, ETKİLİ İLETİŞİM, BEDEN DİLİ gibi bir çok konuda e..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster