Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Eylül '06

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
515
 

Papa Black 'ı tanısaydı ...

Papa Black 'ı tanısaydı ...
 

Blac'in durumunda, çok iyiye giden bir gelişme yok ne yazık ki. Artık geceleri ağlamıyor. Belli ki sancısı yok artık. Ama yemiyor. Sadece su içmek istiyor. Verdiğimiz de ise kusuyor suyu. Suya karıştırdığımız ilaçları da. Yarın serum bağlayacağız veterinerine götürüp.

Bunları Black'i ve ona çok ama çok düşkün olduğumu bilenler, yazılarımdan bilgi edinip bana mail atan, ama her zaman ki gibi bir türlü yanıt alamayanlar için yazıyorum.

Hala Black'in bu sendromu atlatmasını, birlikte her ne kadar süremiz kaldıysa sürmesini istiyorum.

Diliyorum.

Güncel yada siyaset yazmamaya karar verdiğimi, yazılarımı takip edenler biliyorlar.

Ama bu bunalım halimde bile, (TV izlemediğimi bilirsiniz Perihan Mağden'in aksine) internetin ve boyalı basının beynime döşeli boru hattını görmemezlik edemiyorum.

Hıristiyan âleminin jönü papanın, ağzından çıkanın ne olduğunu sonradan anlayıp, çark ediyormuş gibi yapması, öteki taraftakilerin bunu fırsat bilip, ellerini ovuşturan "silah tüccarlarına" çanak tutması, hicran yaptı sosyal tarafı pek azalmış bünyemde.

Bir yandan da Black aklımdan çıkmıyor.

Gözümün önünde eriyip giden kadim dostum. Koşulsuz sevginin ve pek az şeyin karşılığını alarak, tartışılmaz bir bağlılığın öteki tarafı Black.

Bir köpek alt tarafı demeyin.

Hayvan kitaplarında "poodle" diye anılan, halkımızın "kaniş" diye yuvarladığı belirsiz, iddiasız kimliği ile sıradan bir köpek benim Blak'im.

Papayla ne alaka dediniz değimli?.

Bence de yok aslında.

Ama bir yanım, yaşamın inadı tarafında hayatını sürdüren ayrık otları sınıfından soluk sahibi sivrisineklerin, kımıl zararlılarının ve o türden yaratıkların, kendilerinden başka canlıların bir arada barış içerisinde yaşamasını içerisine sindiremeyen insanların ve de rüyalarında kan görmeden sabahı karşılamayanların, Black'i tanımalarını çok istiyor doğrusu.

Örneğin, sırf kutsal inançları yüzünden hatırı sayılır bir dünya kalabalığına, her ne halt etmeye simge olduysa papanın, ya da hadi gelin adaletli olalım, onun nereye varacağını düşünmediği bir ahkâmından yangın çıkarıp, kendi bekalarına (siyasi geleceklerine) prim yapma hevesinde olan öteki taraf siyasetçilerin, Black'i tanımalarını ve hiç değilse onunla sadece 1 hafta birlikte olmalarını, o kadar çok isterdim ki doğrusu.

Basit, ekonomik ve koşulsuz bir soluklu olmanın ve karşılığı tüketilemez sevginin, sevdanın, barışın iç huzurunun ne demek olduğunu belki bir nebze anlasınlardı.

Bir köpeğin baş düşmanları diye saydığımız kediler ile ilişkisini, mamasını paylaşmasını, çevresinde hasta yada üzgün olan sevdiklerini teselli etmeye çalışmasını, boyuna, posuna bakmadan sevdiklerine gelebilecek tehlikelerde hayatını ortaya koymasını görür ve bundan bir sonuç çıkarabilirlerdi belki.

Ben şuna inanıyorum, eğer papa, Black ile bir hafta birlikte olsaydı, "fikrin sahibi ben değilim" dediği ve bu yüzden şimdiden sonucu "karanlık olan", cümleleri kurmazdı inanın.

Ya da diğer tarafta, papanın hezeyanını fırsat bilip siyasi gelecekleri için menfaat sonuçları çıkarıp, halk yardakçısı karşılıklar verip, kim olursa olsun "her soluklu canlıdır", "düşünenleri de insandır" gerçeğini pas geçerek, geçici de olsa kendilerini yetkilendirenlerin geleceğini kan ve ateşe aday eden diğerleri, Black ile kısa bir süre yaşamış olsalardı çok farklı düşünürlerdi.

Bundan eminim.

Yetkin biri olsam ki, her şeye yetkinlikten söz ediyorum.

Hani şu, "ben olsam sallandırırdım topunu" yetkisinde.

Ben sallandırmazdım ama.

Papayı da, öteki tarafındakileri de asla.

Yani her nasıl aldıysalar temsil yetkisini, temsil ettikleri kalabalığın adına, Black ile 1 hafta yaşama yükümlülüğü verirdim onlara.

Masal bu ya.

Bu ütopyam gerçek olsa, her şey başka olurdu eminim.

Ahkâmım şu bu güne dair.

Black'in sevgili dostumun önümüzdeki günlerde ve daha ötesinde benimle birlikte ya da değil.

Birlikte tüketeceğimiz günlerimiz kaldıysa eğer.

Ve birlikte şarkı söyleyecek, birlikte ve tüm birlikteliğimizde ki gibi tasmasız yol boyu çişe çıkacaksak, o komşuların kedilerini kovalayacak ben kızacaksam, o varsa soluğu eğer, benim tembelliğimi bekleyecek, çişe sıkışacak ama uyanmamı bekleyecek ise ve her neyse hafızamda kalan ve hep şaşırdığım bin çeşit fedakârlıklarından herhangi birini yapacaksa, kısaca vaktimiz varsa hala, papaya ve diğerlerine açık bir davetim var.

Gelin birlikte bir hafta birlikte olalım.

Hatta ben olmayayım aranızda "düşüncesi kafadan bozuk biri olarak".

Siz birlikte olun Black ile.

İnanın bana ondan öğrenmeniz gereken çok şey var.

Yeter ki Black'in size ayıracak soluğu olsun.

Sevgi ve kolaylık soluğunuza

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

gözlerimle işitmeyi bana öğreten bir tekir kedi yani "Nisan" oldu. Doğuştan sahip olduğumuz ve egomuz büyüdükçe unuttuğumuz kalbe giden yolları bir bir buldum bir tekir kediyle. Sevgileri hiç bitmiyor .... en içten sevgilerimle mehtap

mehtap tolu 
 23.02.2007 19:07
Cevap :
böyle bir acının ortaklığı yerine, yitiklerimizle birlikte olmak ne güzel olurdu değilmi mehtap. konuşacak ne çok şey biriktirmişiz. toroslarin bu yanina gelin en kısa zamanda.. sevgiler. cuma  24.02.2007 0:57
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 26
Toplam yorum
: 36
Toplam mesaj
: 16
Ort. okunma sayısı
: 845
Kayıt tarihi
: 07.07.06
 
 

Basın Yayın Yüksek Okulu mezunuyum. Adalar'da yaşıyorum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster