Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Ocak '15

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
336
 

Papa’nın cevap veremediği basit soru!

Papa’nın cevap veremediği basit soru!
 

hurriyet.com.tr'den...


Papa’yı, Katoliklerin “dinî lideri” değil de “ruhanî lideri” olarak kabul ediyorlar. Euronews öyle nitelendiriyor! Yani çok daha etkili, “ruhların” lideri… Ruhlara hitap eden lider!

Katolik dediklerine bakmayın, haddizatında bütün Hıristiyanların “ruhanî” lideri… Yani 2,5 milyarlık Hıristiyan dünyasının “manevî” lideri…

Dünyayı geziyor ve her yerde müthiş bir “itibar” görüyor, muazzam kalabalıklar topluyor… Bildiğiniz gibi, daha birkaç hafta önce Türkiye’deydi ve Cumhurbaşkanlığı seviyesinde ağırlandı.

Geçen hafta ise Filipinlerdeydi… Pek fazla bir alışverişimizin olmadığı, pek tanımadığımız Filipinler 100 milyon nüfuslu koca bir ülke… Papa buradaki “Pazar Ayini”ni yönetti… Ayine katılanların 6 milyon kişi kadar olduğu bildiriliyor. Sanırım, bir meydana toplanan en kalabalık kitledir. İşte, Papa’ya böylesine büyük bir ilgi var…

Gelgelelim, bu ilginin, bu “dindar”ca gösterinin, aynen Müslüman dünyasındaki çoğu ibadette olduğu gibi sadece “şeklen” bir dindarlık gösterisi olduğu anlaşılıyor…

Nereden mi anlaşılıyor?

O ayinden önce bir üniversite yerleşkesini ziyareti esnasında, Papa’ya, küçücük, yetim bir kızın sorduğu basit bir sualden!

Ne sormuş küçük?

“Tanrı masum çocukların istismar edilmesine ve acı çekmesine niçin müsaade ediyor?”

Bu, “istismar” kelimesi yoruma muhtaç mı?

Muhtaçsa, soruyu, Türk medyasında yer aldığı biçimiyle verelim: “Tanrı küçük kızların seks işçisi olmasına neden izin veriyor?”

O küçük kız bu kısacık soruyu gözyaşları içinde sorabildi.

Papa ne cevap verdi?

Hiç!

“Bugün bu kız, cevabı olmayan tek soruyu sordu. Bu hepimiz için büyük bir soru. Çocuklar niçin acı çekiyor? Bu soru üzerinde düşünelim, gözyaşı dökelim!” diyebildi.

Bu soru insanlık âlemini ilgilendiren “büyük bir soru” olduğundan bize de sorulduğundan başka; aynı zamanda, İslam âleminin de gündemindeki “büyük soru” değil mi?

Ne yazık ki bizim kızlarımızın bu soruyu yöneltebilecekleri bir “ruhanî” liderleri bile yok!

Gerçi, “milyonların” seyrettiği “dinî” programlarımız var… Oralarda da bayağı bi “ruhanî” gözüken adamlar var… Ama oralara bu soru ulaşabilir mi?

Muhatapları, bu suale Papa’nı verdiği samimi cevabı verebilirler mi?

Bilmem!

Bildiğim, gördüğüm kadarıyla, böyle sualler onlara ulaşamaz… Kazara ulaşsa da mutlaka onların vereceği cevaplar vardır: “Kader” derler, “kaza” derler… Daha olmadı, “imtihandasın” derler!

Bir sorumluluk, toplumsal bir görev, tarihî-toplumsal bir yanlışlık olduğunu asla kabul etmezler…

Hiç olmazsa, Papa kadar samimî olup “Bu sorunun cevabı olmadığını, üzerinde düşünmemiz, gözyaşı dökmemiz gerektiğini” söyleyemezler!

x   x   x

1,2 MİLYON ÇOCUK SOKAKLARDA YAŞIYOR

Euronews’teki haberin devamında, Filipinlerde, 2009 rakamlarına göre,  1,2 milyon çocuğun sokaklarda yaşadığı bildiriliyor…

Ülkede, bir Pazar ayininde, bir parkta, 6 milyon kişi toplanabiliyor… Muhtemelen, ülkenin diğer şehirlerinde de on milyonlarca kişi de kendi kiliselerinde ayine katılıyor. Hıristiyanlıklarını, dindarlıklarını, iyi insan olduklarını gösteriyor, Allah’a yakın olmaya, Allah’ı memnun etmeye çalışıyorlar!

Yani şekil on numara!

Eeee, sokaklarda her türlü tehlikeye, açlığa-susuzluğa terk edilen milyonlarca çocuk ne olacak?

“Dindarlık”, Hıristiyanlık”, “iyi insanlık” o çocuklar için hiçbişey söylemiyor mu?

Hiçbir sorumluluk yüklemiyor mu?

Yani, Hıristiyan dünyada da şekil on numara, öz sıfır!

Öte yandan, bu kadar çocuğu sokaklara terk eden ana-babalar nerede?

Amca-dayı, hala-teyze, dede-nineler nerede?

Kilise nerede?

Milletinin vergileriyle yaşayan, ayakta duran, güçlenen-büyüyen devlet nerede?

x   x   x

TÜRKİYE’DE SOKAKTA YAŞAYAN ÇOCUKLAR

Bu mesele, bir zamanlar çok gündemdeydi… Son yıllarda hiç haber olmuyor… Lâkin haber olmaması sorunun bittiği anlamına gelmiyor… Zira sokakların durumunu herkes görüyor… Türkiye’de şöyle bir görüntü var: Sokakğa çocuklar tek başına değil ama aileleriyle beraber terk edilmiş gibi!

Kucakta, ebeveynin yanı başında ortak dilenen çocuklar… Bazen tek başına mendil satan, araba camı silen çocuklar… Bunların genellikle aile zoruyla yaptırıldığı biliniyor…

Öte yandan, bu dilenenlerin çoğunun Suriyeli olması da, Türkiye’nin sokakları gerçeğini değiştirmiyor…

Suriyeliler için, iktidar ve Ak Partili belediye başkanları sürekli “misafirlerimiz” demiyorlar mı?

Bu nasıl misafirperverlik?

İnsan misafirini sokağa terk eder mi, dilendirir mi?

Abdülkadir Güler bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1413
Toplam yorum
: 4983
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 1201
Kayıt tarihi
: 04.06.10
 
 

Ücret karşılığı hiçbir yerde çalışmıyorum. Sandıklı'da doğdum. Kuleli Askerî Lisesi, Kara Harp Ok..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster