Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Ağustos '18

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
36
 

Papaya (2)

Papaya (2)
 

İçerisindeki A ve C vitaminleri sayesinde bağışıklık sistemini kuvvetlendirir.


--Abi ben hırsız mırsız değilim, Siz beni burada çok görmüşsünüzdür. Hep bu marketten alışveriş yaparım, her gün ekmeğimi bile buradan alırım, karım hamile ve aşeriyor, şimdi de canının Papaya istediği söylediği için gece yarısı yataktan kalkarak yollara düştüm. Onun için gecenin bu saatinde Papaya arıyorum. Bana anlayış gösterin, bilirsiniz aş eren kadınlar her şeyi istiyorlar. Eğer yapmazsan da bir ömür başına kakarlar bilmiyor musunuz, dedi.

  Barış’ın yalvarmaları karşısında adamlar ikna olmuş gibiydi. Birbirlerine bakıştılar, gözleriyle Barış’ın doğru söylediğinde anlaştılar gibiydi, ancak içlerinden birisi

--Önce bir kimliğine bakalım dedi güvenlik görevlisi, sonra da üstünü arayalım bakalım bir şeyler çıkacak mı, daha sonra bırakalım diye söylendi.

Barış’ın kimliğini istediler, Barış;

--Yanımda ehliyet belgem var dedi. Adam;

--Tamam ehliyetini ver dedi.

Barış, banka ve kredi kartlarının olduğu kartlıktan ehliyetini çıkarmak istedi. Ancak ehliyet belgesi yapışmıştı, adam;

--Tamam, o şekilde ver dedi.

   Barış tüm kartlarını ve ehliyet belgesini verdi.

Marketin güvenlik görevlisi Tüm kartları kontrol etti, arada marketin üyelik kartını da gördü. Sonra cep telefonunu çıkararak ehliyetin önden ve arkasından fotoğrafını çekti. Sonra Barış’a kartlığını geri uzattı. Sonra da

--Ellerini kaldır bakalım, içeriden bir şey alıp almadığına bakalım dedi.

Barış istemeyerek de olsa ellerini yukarıya kaldırdı. Adam üstünü aradı, tabii bir şey çıkmadı. Bir şey bulamadılar ve Adam Barış’a ev adresini, telefon numarasını ve arabanın plakasını sordu ve Barış’ın cevaplarını telefonuna not etti, Sonra da;

 --Eğer eksik bir şeyler çıkarsa parasını senden isteyeceğiz, dedi.

  Adamın bu tehditkâr sözüne karşılık Barış bir şey diyemedi, bu hakaretler Barış’ın gururunu çok incitmişti ama bir şey söyleyecek hali yoktu. Her şeye boyun eğer bir durumda

--Tamam, eksik bir şey olursa öderim, şimdi bırakın da şu lanet papayayı bulayım,dedi.

Adamlar barışın kollarını bıraktılar. Barış o sinirle hızla arabasına bindi ve motoru çalıştırıp karanlığın içinde kayboldu.

     Barış nerede Papaya bulabileceğini düşünürken arabasının yakıt göstergesinin yanıp söndüğünü fark etti. Gece karanlığında yakıt göstergesinin ışığı Barış’ı rahatsız ediyordu. Lanet olası şu ışıktan kurtulmam için hemen yakıt almam lazım diye düşündü. Daha önceden hatırladığı bir akaryakıt istasyonuna gelerek arabasına yakıt aldı. Saatine baktı, saat 01:55 di, “bir saattir yollardayım” diye söylendi kendi kendine. Aracından inmeden kredi kartını verdi ve pompa başında pos makinesine şifre girerek aldığı yakıtın ödemesini yaptı. Acele ederek kredi kartını yakıt fişiyle beraber gömlek cebine koydu. Elini çekerken fişi de çıkarıp parayı kontrol etti. Fişi sağ koltuğun üstüne attı ve istasyondan çıkarken “acaba buranın marketinde papaya var mıdır” diye kendi kendine sordu, cevabını almaya bile gerek duymadan basıp gitti. 

     Barış otomobili ile caddede bir süre gittikten sonra bir kavşakta kırmızı ışık yandı, Barış durdu fakat bu sırada nereden geldiklerini bilemediği (Irak’lı mı yoksa Suriyeli mi nereli olduğunu anlayamadığı) cam silen bir çocuk kaşla göz arasında ön camı sabunlamıştı. Ön camdan hiçbir şey görünmüyordu. Esmer iki çocuk camı tıklatarak biraz para istedi. Barış onları küfrederek kovdu. Bu sırada çocuklardan biri camı sabunlamıştı bile. Diğer çocuk kaçınca cam sabunlu kalmıştı, temizleyen çocuk da kaçmıştı. Barış bu olaya çok kızmıştı ama emniyet kemeri de takılı olduğu ve üşendiğinden aracından dışarı çıkamadı. Barış aracın fıskiyesi ve sileceği ile camı temizledi. Çocuklar sabunla Barış’ı kandıramayınca karşıdan onu sinirlendirerek arabadan çıkarmaya çalıştılar. Fakat Barış onlara malum el ve kol işaretini yaparak karşılık verdi ve onları kızdırdı.

     Bu sırada çocuklardan birisi dayanamayıp ve Barış’a doğru atıldı, ışık yeşil olduğundan arkadan gelip durmak üzere olan bir araç Barış’a doğru (kendi diliyle) küfrederek gelen çocuğa çarptı. Çocuk yere yuvarlandı fakat çarpma hızlı olmadığından çocukta önemli bir yaralanma olmadı. Çarpan araç durdu ve sürücüsü araçtan indi. Sürücü çarptığı çocuğun yanına giderek durumunu kontrol etti. Fakat bu sırada çocuklardan biri kimseye görünmeden arka kapıyı açarak içeri girmişti. Yerdeki çocuk da bir gözüyle arkadaşını kontrol ediyordu. Arabaya giren arkadaşı arabadan inerek uzaklaştığında elinde bir çanta taşıyordu. Dikkati yerdeki çocukta olan Barış ve diğer aracın sürücüsü çantanın çalınışını fark edemedi. Yerde yatan çocuk yavaş yavaş kalktı. Sürücü çocuğa bir şeyler söyledi, çocuk başını arkaya atarak cevap verdi. Adam elini pantolonunun cebine atarak bir miktar para çıkardı çocuğa verdi. Çocuk bu olaydan çok memnun olmuş gibiydi. Göz ucuyla Aracının içersinden olayı seyreden Barış’a baktı. Barış çocuğun son anda gülümsediğini görür gibi oldu. Bu sırada Yeşil ışık tekrar yanmıştı Çocuğa çarpan aracın sürücüsü ve Barış (çocuklara el sallayarak)  yoluna devam etti. Çocukların hepside Çarpan aracın ve Barış’ın arkasından küfrettiler. Malum şekilde el salladılar. Giderken “Bu çocuklar bu saatte neden cam yıkıyorlar”Bu saatte gecenin kör vaktinde” diye düşündü. Niye diye kendi kendine sordu. Daha sonra çocukların niyetini anladı. Amaç adam dışarı çıkarmak ve bu sırada başka bir çocuğun çalışmakta olan arabayı çalıp kaçmasını sağlamaktı. Ama dedi eğer maksatları araba çalmaksa çocuklar niye adamın aracını çalmadılar.

 

     ALLI TURNAM RESTORANTI

     Barış kırmızı ışıkta yaşadığı bu olayla bir anda esas problemini unutmuştu. Tekrar hatırlayınca birden iç sıkıntısı arttı. Yine aynı düşünce beynine yerleşti. “Nereden Papaya bulabilirim”. Arabasıyla yolda giderken zaman zaman eşini yemeğe götürdüğü restoran aklına geldi. Hemen sağa çekerek arkaya baktı trafik müsait olduğundan U dönüşü yaptı ve ALLI TURNAM Restoranına doğru yöneldi. Yerleşim yerlerine biraz uzak olan ALLI TURNAM RESTORANTI’na vardığında servis çoktan bitmiş ve temizlik yapılmaktaydı. Temizlik esnasında çalışanlardan hiç biri yeni gelen müşteriden memnun olmamıştı. Barış arabasını kenara park ederek temizlik yapan adamların yanına geldi, selam verdi.

     --İyi geceler, acaba burada Papaya var mı? diye sordu. Ve ekledi parası neyse fazlasıyla vereceğim. 

Ama daha önce görmediği gençten birisi ona,

--“Bana niye soruyorsun Papaya istiyorsan Vatikan’a gidip Papa’ya soracaksın diye esprili bir cevap vererek gülmeye başladı.

     Temizlikçiler ve refakat eden Şef Garson da genç irisine katıldılar ve hep beraber gülmeye başladılar. Barış çocuğa gıcık oldu fakat espri güzeldi diye düşündü ama hep beraber bu kadar abarta abarta gülmelerine sinir oldu. Aynı hırsla arkasına baka baka geri döndü, arabasına binerek geldiği yoldan geriye döndü. Ama en fazla 5 dakika kadar gitti. Sonra birden arabasının sağ ön lastiğinden fıssss diye bir ses geldi ve lastik içindeki hava dışarıya kaçmaya başladı. 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 244
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 31
Kayıt tarihi
: 24.04.18
 
 

Gittikçe kısalan bir yolun sonuna adım adım yürüyorum. Ancak beni yol değil yol arkadaşlarım yoruyo..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster