Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Kasım '08

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
834
 

Papazın çayırında papaz kaçtı!!!

Papazın çayırında papaz kaçtı!!!
 

papaz kaçtı!!!


Cumartesi akşamı zamanında Papazın çayırı olarak anılan şimdilerin görkemli şahaseri Fenerbahçelinin mabedi Şükrü Saraçoğlunda papaz kaçtı gibi bir oyun oynanacak. Ama Papaz kimin elinde kalır bilebilene aşk olsun.

Hafta içinde Porto karşısında hesapta kimsenin ummadığı, oysa son zamanlarındaki oyununa baktığınızda aslında olması gerektiği şekilde bir sonuç alan Fenerbahçe, beklide bugüne kadar önceden hiçbir şekilde öngörü yapamayacağı Beşiktaş’ı ağırlıyor evinde.

Fenerbahçe ligde özellikle Galatasaray ve Ankaraspor maçlarında aldığı galibiyetler taraftarlarının yüreğine su serpti. Ancak Ankaragücü maçında yüreğe serpilen o suları soğuttu, bir de üstüne Porto mağlubiyeti yüreklere serpilen o su damlalarını dondurdu ve Fenerbahçelinin kalbi buzla kaplandı.

Nereden bakarsaniz bakın aslında Galatasaray ve Ankaraspor maçları baştan sona aldatmacaydı. Her iki maçta da maçı koparan gollerde Fenerbahçenin en ufak bir hücum organizasyonu katkısı yok. İşin ilginci bu durum golü atan isimlere bakınca bile kabak gibi ortada. Böyle devam ederse de Lugano ya da Carlos gol krallığına oynayacak gibi.

Benim görüşüm bütün bunların ana sebebi Aragones’in oyun ve disiplin anlayışı. Dolaylı sebebi de Zico ile bütünleşmiş Fenerbahçe takımının başından Zico’yu gönderen Aziz Yıldırım’dır.

Aragones’in katı disiplin anlayışına hayran olduğunu düşünüyorum Sayın Aziz Yıldırım’ın. Aksi takdirde bugüne kadar çoktan kapının önüne koyardı. Geçmişte bir tek yenilgi almadan bu takımdan gönderilen Rıdvan, iki sezon üst üste şampiyonluk yaşatıp ta üçüncü sezon son maçta şampiyonluğu kaçıran Daum, ve aldığı şampiyonluk sonrası sezonda şampiyonlar liginde iyi futbolla sıfır puan çeken, Diyarbakır maçı dönüşünde çıkış kapısı gösterilen Mustafa Denizli Aziz Yıldırım’ın tahammülsüzlüğünün en gerçekçi örnekleri.Ve tabi yüzüncü yıl şampiyonluğunu yaşatan ve yüzbirinci yılda Şampiyonlar Ligi çeyrek finali oynayan Zico da Türkiye Şampiyonluğu kaçınca Aziz Başkanın dönüş biletlerinden nasibini aldı.

Bütün bunları düşününce Aragones’in yukarıdaki örneklerin her birinden bir özelliğe sahip olmasına rağmen hala bu takımın başında kalmasını iki türlü yorumlayabiliriz. Ya Aziz Başkan değişti, ki değişmediğini Zico ‘yu göndererek ispat etti, ya da Aragones’in çok tuttuğu bir yanı var. Bence cevap ikincisi ve bunun sebebi de Aragones’in oyunculara karşı sergilediği sert ve katı tutum.

Bütün bunları neden anlatıyorum, çünkü Beşiktaş maçı Aziz Başkan’ın diken üstünde izleyeceği maçlardan bir tanesi. Eminim Mustafa Denizli için çok ama çok büyük bir önem taşıyor. Ve eminim Mustafa Denizli bir haftadır bu maçla yatıp bu maçla kalkıyor.

Aslında bu açıdan Beşiktaş hocası Fenerbahçe hocasına göre çok daha fazla motive görünüyor. Zaten Aragones’in maçlarda en ufak bir motivasyonunu göremediğimizi de hesaba katarsak.

Ancak Denizli’ nin aşırı motivasyonunun oyunculara nasıl yansıyacağı bu maçın kaderini belirleyecek etkenlerden biri olacağını düşünüyorum. Eğer bu motivasyon oyunculara gerginlik olarak yansırsa Fenerbahçe’nin lehine olur. Kuşkusuz Denizli deneyimli bir hoca. Bu motivasyonu gerginliğe çevirmemenin yollarını en iyi bilenlerden ama Kadıköy’deki atmosferin herkesi canavara çevirebildiğini özellikle Fenerbahçe-Beşiktaş derbilerinde çok gördük.

Fenerbahçe açısından bakınca. Fenerbahçe’ de olmayan şey motivasyon. Bunu aşılayacak bir hoca değil Aragones. En azında Türkiye’de. Her şey tamamen oyuncuların elinde. Eğer kenar yönetime isyan eder bir oyun sergileyebilirlerse Beşiktaş’ ı yenerler. Ancak her hareketten sonra yan gözleriyle kulübeye bakarak oynarlarsa durum vahim.

Galatasaray maçı bu maç için gösterge sayılabilir. Oyuncular o maçta farklı bir motivasyon ile oynadıkları için kazandılar. Yani Aragones’in fazla katkısı yoktu. Hel bir de buna muhteşem Fenerbahçe seyircisi de eklenince Fenerbahçeli futbolcu keyifle mücadele etti.

Görüldüğü gibi saymakla bitmeyecek kadar çok etkenin belirleyeceği ve sonucunun önceden öngörülmesi çok ama çok zor bir maça gebe Şükrü Saracoğlu.

Ama sonuç ne olursa olsun bu maçtan inanılmayacak kadar çok hikaye çıkacağı kesin. Hikayenin kahramanları kimler mi olabilir?

Mustafa Denizli , Aziz Yıldırım, Aragones, Rüştü, Nobre en önemli adaylar.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Canlı Maç Anlatımı sayfamızda da yayınlanmaktadır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 85
Toplam yorum
: 54
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 993
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

1971 yılında Ankara'da doğdum. İzmir'de yaşıyorum. En büyük tutkum FutBol. Ve tabi ki Fut-Bol da bil..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster