Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Temmuz '08

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
806
 

Papucum Havuza Düştü

Papucum Havuza Düştü
 

kunduracı


Havuzun duvarları hafif yosunlu; itmek için vücudu, ayaklarınla baskı uyguluyorsun yan duvarlara, avantajlı başlamak için yüzmeye, kaç kulaç ileriye götürürse.

Yüzüver yüzebildiğin kadar. Lilliput’la gülüver. Sudan sebep soluksuz kalmayasın! Enine boyuna düşündüğün bilmem kaç metrekarede renksiz kulvar; nem var diye daldın, tatlı ya da tuzlu anılarınla dolu suya. Bile bile balıklama, akıl solungacından süzülenlerle akmaya. Hayat havuzundaki problemleri çözmeye.

Babayla Oğul’un tokalaşma seremonisi yörüngesinden çıkıp, kızıyla kol kola inilen yokuş sohbetleri gelir mi aklına? Her nefes alman gerektiğinde çıkarıp başını sudan, aynı zamanda boşalt havuzun suyunu hatırladığın olayın üzerine, yık-a hadiseyi.

Mektep zamanlarında taranmamış saçlarınla, sabahın köründe yollara düştüğünde, bostan korkuluğu seslendi mi hiç sana? Gün ağarsa, ah çabuk ağarsa! Tarla boyu tilki bekleyişi; sen yürürsün, o, çıtırtılarıyla ürpertir… Bir Allah’ın kulu da inanmadı; geldiler sağa sola bakındılar. Yersiz endişeyle yer değiştirdi meraklı bekleyişi, bir daha olmaz deyişi. Tarladan alınan kabağın tadı…

Gündüzün çiftlik sanki arena; ipini koparan azgın boğa tozu dumana kata kata yıkıyor da bostanın tahta kapısını, çıkıyor çayıra; savura savura koşarken başını tutabileni, boynuzundan kurtulup yere serilmeyeni, tarladaki sebzeyi… Havuzun suyundan sulamaya başlamalı kanamadan kurumadan, toprağın gebeliği.

Kime ait bahçenin orta yerinde duran şu sapı kopmuş okul çantası? İğnelenmiş, kapanamayan fermuarın arasından görünen içi bitik suluboya kutusu, resim dersinde havuz suyuna batırırsın fırçanı, resmedersin dünyayı.

Taştan kaleli futbol maçında, “kızlar gol atar mıymış toz toprak içinde, mahallenin erkek takımına!” uyarılarına karşın, sel bassın şu sahayı! Aynı havuzun suyuyla.

Tuhaf tuhafiyeci amcanın dokuz serseri oğlunu, firketeyle birbirine bağlasam durmazlar diyen dertli anaları; kendi dükkânının hemen yanına, “kazandıkça ödersin”li bir kunduracı dükkânı açmasına müsaade etti bıyıklı adamın.

Falçata ile hayat inceltilmiyor; dizinin üzerine örsü koyup döve döve köseleyi kıvama getirdiğin gibi ömür şekillenmiyor. Harcıâlem hizmetinde de olsa, ellerinle büyütmediysen, derisi soluk oluyor, çabuk eskiyor; ya ters giydirenlerden oluyor pabucu, ya aşınıyor yol gide gide; vuruyor, sıkıyor, kesiyor nankör; hangi renge boyarsan boya rugan olduğundan habersiz, ruganlığa heveslenip parlak hayaller kuruyor. Çivilesen sökülüyor, eğelesen unufak. Sayacıda nağme çok, forsu kaymasın diye gözünün önünde kalıba koysan ne fayda… Kunduracının çatısındaki depo eskilikten delinip de su bastıysa dükkânını, havuzdan olmalı…

Murakami bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

yüreğinize sağlık sevgiyle

cevat KIŞLALI 
 24.11.2008 23:47
Cevap :
teşekkürler,Cevat Bey  25.11.2008 14:06
 

tarla boyu tilki bekleyişi......sevgiyle

cevat KIŞLALI 
 02.08.2008 20:46
Cevap :
hınzır gülüşü yakalayan başarılı terapistler var günümüzde,teşekkür ederim  04.08.2008 15:24
 

Havuzlu bir problem gibi geldi bana çözmeyi DENEMişsin ve olmuş.sevgili elif.Başarılı bir zihin jimnastiği yapma şansı yakaladım sayende.zihnine ve kalemine sağlık.sevgiler.

CAFER DEMİRTAŞ 
 31.07.2008 17:13
Cevap :
Teşekkürler,kaleminizin gölgesi dahi güzel.  01.08.2008 11:25
 

Yalnızlığın sahiplenilmemiş hüzünlü öyküsü.Canım yüreğin sevgiyle aksın.

zirve özden özpınar 
 28.07.2008 15:16
Cevap :
bağrına basışınla sevindirdin,sende huzuru bulasın :)  29.07.2008 9:46
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 18
Toplam yorum
: 71
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 511
Kayıt tarihi
: 08.05.08
 
 

 Edebiyat, bilim, ilim, tasavvuf ve kitaplar üzerinde araştırma ve incelemelerim devam ediyor.   ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster