Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Ekim '06

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
4515
 

Para herşeyi halleder mi?

Para herşeyi halleder mi?
 

O gün paranın etkilerini görünce dehşete düşmüştüm bir kez daha... Dil ve Anlatım dersimiz için münazara yapılacaktı. Konu ''para herşeyi satın alır mı'' idi... Çalışma gruplarımız önceden belirlenmişti. Ve bizim savunacağımız, paranın herşeyi satın alacağıydı... Gönül isterdi ki böyle olmasın...

Ben, her zamanki gibi aldığım işin altından mükemmel çıkmayı planlamaya başlamıştım. Araştırmalarıma hemen eve geldiğim akşam başladım... Ve sonuçları görünce gerçekten dehşete düştüm. Şimdi bulduğum bazı örnekleri sizlerle paylaşmak istiyorum...

M.Ö.9000'li yıllarda ilk takas sistemi gelişmiştir. M.Ö.640 civarında da Lidya'da ilk gerçek madeni para üretildi.(O zamandan beri de hayatımızda varlığını sürdürmekte)
Parayla çölü bile kutuplara çevirebiliriz.(bkz.Dubai'deki suni kayak merkezleri)
Parayla insan alım-satımı yapılmakta.Ki en değerli hazine; insandır.
Parayla günümüzde arkadaşlık bile alınabiliyor. Çevre yapılabiliyor günümüz tabiriyle.
Parayla güzellik satın alabiliriz.(estetik ameliyatlar vb.)Bir bakıma zamanı geri alıyorlar estetik ameliyatla... Ki herkesin bildiği çok ünlü süperstarımız 70lerine merdiven dayadı fakat hiç anneannem gibi gözükmüyor:)

Manevi uzaklaşma: Para kazanmak amacıyla uzak ülkelere giden insanların tekrar yurtlarına, sevdiklerine kavuşması için geri dönmesi gerek. Bunun olabilmesi için de tekrar para gerek. Yani hep daha fazlası, hep daha fazlası...

Devletin para yetersizliği sonucu eğitimde aksama, sağlık hizmetlerinde aksama... Bu ve bunun gibi pek çok kamu hizmetinde aksamalarla karşılaşabiliniyor.

YABANCIYA MÜLK EDİNDİRME YASASI: Kurtuluş Savaşı'nda bir karış toprak için binlerce vatan evladı şehit oldu. Fakat şu an o topraklar yabancılar tarafından parayla SATIN ALINIYOR!!! Aynı zamanda yabancı yatırımcıların stopajı sıfırlanıyor ve böylece yabancılara neredeyse iş yapma önceliği veriliyor. Bunu gerçekten dehşetle farkettim ki para için ne kadar çok milli değerimizi satıyormuşuz...

Para beyin göçüne sebebiyet veriyor. (örneklerini çoğumuz günlük yaşantımızda, haberlerde vb. görebiliyoruz.)

Bazı insanlar para karşılığı dinlerini değiştiriyorlar. İnanç bile para karşılığında satılıyor. En cahil insanlar bile hacı-hoca diye tabir edilen insanlara para olmadan gidemiyorlar.

Ahlaki değerler bile para karşılığı satılabiliyor!!! (bkz. fuhuş)

Organ mafyası: para için insanların organlarını çalıyorlar. Hatta insanlar kendi organlarını para için satıyorlar.

Aynı hastalığa sahip iki insandan parası olmayan ölür veya sürünürken, parası olan ölümden dönebiliyor veya daha az acı çekiyor en azından.

Korunma: paramız olursa doğal afetlerden korunabiliyoruz.(deprem gibi) Aynı zamanda aşı vurularak olası hastalıklardan korunabiliriz. Hatta tüm bunların sonucu olarak olası ölümlerden kurtulabiliriz.

Ruh sağlığı yerinde olmayan bir insanın parayla ruh sağlığı belki tamamen yerine gelmese de asgariye indirgenebiliyor. Fakat aynı durumda parası olmayan bir insan düşünürsek ruh sağlığının gitgide kötüye bile gidebileceğini görürüz.

Çok ünlü bir işadamının büyük ihtimalle miras içeride kalsın diye bir akrabasıyla evlenmesi, bunun sonucunda çocuğunun sakat doğması... Yani para için bir çocuğun neredeyse tüm yaşamı elinden alınabiliyor. Fakat orta halli bir aile, hatta az çok durumu iyi olan bir aile bile çocuğunun geleceği için endişelenirken, onlar engelli çocuklarının-ölseler bile-geleceği için endişelenmiyor. Aynı durumda daa az parası olan bir ailenin olduğunu düşünürsek, çocuklarının yaşasalar dahi gelecekleri konusunda büyük endişeleri vardır.

Dünyadaki para dengeleri ne tarafa kayarsa dünyanın yönetimi de o tarafa kayıyor. Günümüze en yakın örnek Sovyetler'in ekonomiye Amerika kadar değer vermemeleridir. Ve Sovyetler'in de Amerika'nın da durumu gözler önünde.. Komünizmin en büyük hadikapı da budur işte! Kapitalist düzen-ki her ne kadar çok sağlam olmayan bir düzen olsa da-çoğunlukla yenen taraftır çünkü gücünü paradan alır.

Nasrettin Hoca bile ''Parayı veren düdüğü çalar'' dediğine göre...

Münazarayı kazanan grup benim bulunduğum grup oldu. Yani para kazandı. Gönül isterdi ki böyle olmasın...

Ben böyle bir dünya istemiyorum. Ya siz? Siz gerçekten böyle bir dünyada yaşamaktan memnun musunuz?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ah yavrum, bu şartlarda yaşamaktan memnun olmak mümkün mü? Kazandığına ben de çok üzüldüm, demekki bu düzen aynen devam edecek.

Deniz 
 11.10.2006 16:22
Cevap :
Evet,gerçekten de öyle...Gelecek nesil de aynı kafayla devam ediyor.Kazandığıma üzüleyim mi sevineyim mi ben de bilemedim doğrusu...  11.10.2006 19:12
 

sana bu münazarada oy veren arkadaşlarını kınıyorum:)ama yapcak bişe yok sonuçta oyları en iyiye veriyolar..diğer gruba da yuh yani daha başta onların kazanması gerekirdi...bu arada:parayla insanlar satın alınıyor ki en değerli hazine insandır...ve sovyet-amerika örneklerin çok hoşuma gitti...:=D

Okan 
 11.10.2006 15:46
Cevap :
Yorumunuz için teşekkürler.Evet aslında böyle olmaması gerekirdi ama malesef hayatın gerçekleri bunlar.Bu örneklemeler de günümüzden alıntı.Herşey iyiye gider umarım.Umarım para herşeyi yenmez.  11.10.2006 19:13
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 14
Toplam yorum
: 32
Toplam mesaj
: 13
Ort. okunma sayısı
: 1652
Kayıt tarihi
: 29.09.06
 
 

1991 dogumlu binlerce gencten biriyim. Anne ve babamın ilk gözağrısıyım. İyi bir anadolu lisesinde o..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster