Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Temmuz '06

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
467
 

Para için yazmak daha mı iyi?

Para için yazmak daha mı iyi?
 

Mike Hammer karakterinin 88 yaşında ölen yaratıcısı Mickey Spillane, para kazanmak zorunda olduğu için yazdığını söylüyordu. Bu bana Aziz Nesin’e "nasıl bu kadar çok ve iyi yazabildiği" sorulduğunda "ailesine bakmak için yazmak zorunda olduğunu" söylemesini hatırlattı. Nesin’in Türkiye’nin en fazla okunan yazarları arasında yer aldığını biliyoruz.

Görünen o ki, para kazanmak zorunda olmak iki yandan yazarları zenginleştiriyor. Birincisi, geçinmek için başka işleri de denemek zorunda olduklarından çok daha geniş çevreleri ve birikimleri oluyor. Bunu yazdıklarına yansıtıyorlar. İkincisi de geçinmeyi sürdürebilmek için işlerini iyi yapmak zorunda olduklarını biliyorlar.

Sözü daha fazla uzatmadan, "isteyen yorum yazsın" diye kesip merhum Spillane’in hayatına bir göz atmak istiyorum.

9 Mart 1918’de doğan Spillane, 1930'larda plajda cankurtaranlık, 1940'larda ise 1 dolarlık kravat satıcılığı yaptıktan sonra şöhreti 30'undan sonra yakalıyor. Evinde ölme şansına sahip Spillane’in ilk Mike Hammer romanları, üç noktadan eleştiri oklarıyla karşılaşır. Bunlar, olaylar örgüsünün sanattan uzak olması, bu kadar da olmaz dedirten rastlantıları ve yasaları çok hafife almasıdır.

Spillane bu eleştirilere, kitaplarının "Amerikan edebiyatının sakızı" olduğunu belirterek gülüp geçer. Tepkisini, "ben eleştirmenler için değil halk için yazıyorum" sözleriyle tamamlar.

Birbirini takip eden kitaplarının popülerliği arttıkça eleştiriler de hafifler. İlginç olan, hayranlarının benzer kitapların sayısı arttığında bile Mike Hammer'a sadakatlerini sürdürmesi olur.

Spillane'in bir ropörtajda söylediği "Benim hayranlarım yok. Neyim var biliyor musunuz? Müşterilerim var. Ve müşteriler sizin dostlarınızdır" sözü, bence bu sadakati açıklıyor. Bunun gerisinde ise, Spillane'in 1930'larda cankurtaranlık yaparken ve 1940'larda 1 dolarlık kravatlar satarken edindiği deneyimin etkili olduğunu düşünüyorum.

Aziz Nesin’in kitapları kadar hoş olmasa ve sadece bir tanesinde ölü sayısı 48’e çıksa da bu ABD’li yazarın da kubbede bir seda olarak kalmadığını kim söyleyebilir?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 38
Toplam yorum
: 20
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 950
Kayıt tarihi
: 04.08.06
 
 

1968 İstanbul doğumluyum. Hayatım boyunca elemelerden geçerek önce Kadıköy Anadolu Lisesi'ni, sonra ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster