Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Nisan '19

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
250
 

Paradoks, Minotor, Theseus'un Gemisi, Bilinç

Paradoks;
Birbiriyle çelişkili gibi görünen önermelerin aslında doğru olma durumu ya da doğruluklarının ya da yanlışlıklarının kanıtlanamaması veyahut hem doğruluğunun hem de yanlışlığının kanıtlanması..Ya da görünüşte doğru olan ifadelerin aslında kurmaca ya da doğru olmaması durumu. En az iki ya da daha fazla önerme barındırır. Felsefi ve matematiksel birçok paradoks bulunur. 
 
Antik Yunan’da paradoks yaygın düşünceye ters fikir anlamına geliyordu. Kafa karıştırıcı, tuhaf, ilgi çekici ve eğlenceliydi. Bazıları içinse akıl bulandıran art niyetli zihin oyunlarıydı. Elealı Zenon antik yunan’da en önemli paradoksları tartışan kişiydi.  (Elealı Zenon ile ilgili yazıma bakabilirsiniz.) Paradokslar kimi zaman doğal düşünüş süreci içinde ortaya çıkarken kimi zaman da filozoflar, fizikçiler ve matematikçiler tarafından özellikle oluşturulurlar. 
 
Ben paradoksları çok severim, insanın zihnini yorsa da algılarını genişletir. Bilinç sıçramalarına sebep olabilir. İşte Theseus'un Gemisi paradoksu da böyle cinsten bir paradoks.
Onu ilginç kılan şey ise bugünlerde de tartışma konusu olabilmesi.
Biyoteknoloji ve yapay zeka hızla gelişirken Theseus'un Gemi paradoksunu metaforik bağlamda düşünüp tartışmanın önemi artıyor.
*
 
Theseus’un Gemisi paradoksuna ilk değinen Platoncu bir filozof olan Plutarkhos’tur. Daha sonra Thomas Hobbes’da değinmiştir bu hikayeye. Anlattığı hikayeyi mitolojik bilgilerle zenginleştirerek anlatıcam. Theseus’a gelmeden önce tanımamız gereken simalar var. 
 
Girit Kralı Minos’un oğluna ‘Minos’un boğası’ anlamına gelen ‘Minotorous’ denir. Başı boğa gövdesi insan olan efsanevi yaratık, insanla beslenir. Babası Minos aslında onun manevi babasıdır, biyolojik babası okyanus tanrısı Poseidon’un Girit kralı Minos’a bağışladığı Girit boğasıdır. Minotaurus zaptedilemeyince kahinlerinden akıl alan Girit Kralı Minos, Daedalus adında bir mimara  labirent yaptırır. İnşa ettirdiği labirentin ortasına da Minotauros’u koyar. Bu labirente giren labirentin şifresini çözmeden ya da dışardan yardım almadan çıkamaz. Minotor da labirentte kalan insanlarla beslenir.
 
Girit kralının oğullarından birini Atinalıların öldürmesi üzerine savaş çıkar ve savaşı Atina kaybeder. Atinalılar Girit kralına vergi olarak Minotorous’a kurban vermek adına  belirli aralıklarla 7 genç erkek ve 7 genç kızı Girit’e gönderir. Bu acı kadere son vermek adına Atina kralının oğlu Theseus, yeni kurbanlarla birlikte gönüllü gider. Girit’e gidince oradaki prenseslerin de kalbini çalarak onlardan yardım alır, labirenti çözer, Minotaur’un yanına ulaşır ve kılıcıyla canavar Boğa’yı  tek başına öldürüp bir gemiyle geri döner. 
 
Atinalılar yüzlerce yıl boyunca bu kahramanlığı, zaferi kutlar ve onurlandırır. Bu zaferin sembolü olarak da Theseus’un gemisini kutsal sayarlar. Bu gemiye her yıl bakım yaparlar. Ancak gemi maddi yapısı gereği zamanla eskir ve deforme olur. Geminin bakımını yapan kişiler eskiyen her parçayı yenisiyle değiştirirler. Ahşap parçaları ve aksamı. Zaman içinde ilk orijnal geminin değiştirilmedik hiçbir parçası kalmaz. 
 
İşte paradoks tam da bu noktada başlar. 
1- Tüm parçaları zaman içinde değişen gemi için hala Theseus’un gemisi diyebilir miyiz?
2- Çıkarılan eski parçalardan bir gemi yapılsa ona Theseus’un gemisi diyebilir miyiz?
 
Buna biraz daha soru ekleyelim.
Theseus’un bir gemisi hala var mı?
Bir gemi var olduğuna göre bu kimin gemisi ?
 
*
Şimdi burada açıkça maddi bileşimle ve onun yasalarıyla ilgili bir açmaz var.
 
Zaman içinde çeşitli yanıtlar verilmiş. 
 
Doğa filozoflarına başvurursak; 
Her şeyin hareket halinde olduğunu, hiçbir şeyin değişmeden kalamayacağını söyleyen Herakleitosçu yaklaşımla bu gemi artık hayaldir. Yok öyle bir gemi. Zaten o gemi yolculuğunu tamamlayıp Atina’ya vardığında çoktan değişmişti. O yüzden geçmiş olsun.
Yani hiçbir gemi artık o gemi değil..!
 
Her şeyi kuşatan Aristo’ya gidersek.
Aristo’nun şeylerin oluşumuyla ilgili 4 nedeni vardır.
 
Bir şeyin neyden oluştuğunu açıklayan - Maddi Neden
Biçimini, şeklini açıklayan - Biçimsel Neden
Nasıl bir süreçte varlık kazandığını açıklayan – Etkili Neden
Amacını, varlığının ifade ettiği anlamı açıklayan – Nihai Neden
 
Maddesel neden – geminin materyali
Şekilsel neden- geminin görünüşü, tasarımı,
Etkili neden- geminin yapım aşaması, mühendislik süreci
Nihai neden – geminin içindekileri karaya taşıması,
 
Aristo geminin hala geçerli olduğunu ifade eder. Bu gemi o gemidir diyebiliriz der.
 
Aslında işi iyice zorlaştıran ve girift hale getiren, kopan değişen parçalardan yapılan delma takma ikinci geminin Theseus’un gemisi olma fikrini ortaya atan Thomas Hobbes’tan geliyor.
 
Theseus’un yola çıktığı gemi    - X
Yolculuğu tamamladığı ve parçaların değiştiği gemi  - Y
Zaman içinde eski parçalardan yapılan gemi  -  Z
X Y’ye Y’de Z’ye eşit değilse, bu aşikarsa  bu gemiler bir ve aynı değildir.
Birden fazla gemi var ortada ..
 
Şimdi soru şu ..
 
Bu gemiyi Theseus’un gemisi yapan şey nedir?
O geminin parçaları veya maddi yapısı mı ?
Geminin tarihi ve yaşanmışlığı mı ?
Yoksa gemiye yüklenen anlam mı ? 
Zaman ın gizemli doğası mı?
 
*
Şimdi yazıyı ilginç bir yere getirerek bitireceğim.
 
Bilinç nerde biz kimiz ?
 
Bir bebek doğuyor ufacık gözleri bile açılmamışken ona bir isim veriliyor. Ve sonra bu bebek büyüyor yaşlanıyor aynı isimle ölüyor. Değişmeyen hiçbir şeyi kalmadan yaşıyor. O yeni doğan bebekle ölen ihtiyar arasındaki benzerlik nedir? 
 
Biyolojiye göre insan vücudu 8- 9 ay gibi bir aralıkta milyonlarca hücresini değiştiriyor. 7 yıl gibi bir sürede neredeyse vücudun tamamı değişiyor. Böyle bakıldığında insan da aynı kalan şey nedir?
Biz dediğimiz şey sürekli değişiyorsa bizi biz yapan nedir?
 
Bu felsefeyi ve psikoloji bilimini uzun yıllardır uğraştıran bir sorundur, kimlik sorunu ?
İnsan organlarının her birisinin oluşturduğu bir bütün mü? Öyleyse organ nakliyle çeşitli insanlardan oluşabilir miyiz ? 
Cevap hayır, kan veya organ nakliyle kimse başka bir insana dönüşmüyor. Bu ancak basit komedi dizilerinde mümkün. :)
 
İnsan bedeni zaten sürekli değişim ve yenilenme halinde dedik. Burası net.
İnsanın bedeni sürekli değişiyorsa o zaman bizi biz yapan nedir ? 
Beyin mi ? 
Beden beyin için mi?
Eğer beyinse bir gün tam anlamıyla beyin nakli yapıldığında ne olacak ? 
O zaman bir vücuda nakli yapılmış beyin, varlığın özü olduğu için beynin mi bir kimliği olacak?
Ya da en azından eskiyen ya da işlevini yerine getiremeyen doğal organların yerine yapay ve işlevsel organlar nakledilince onlarda bizim kimlik ya da kişiliğimize karışacak mı?
Bir vakit sonra yapay zekanın gelişimi ve robot teknolojileriyle beynimizi bir robota aktararak sonsuz olabilir miyiz ? 
Eğer bilinç beyin ise tabi?
 
Peki beyin denilen şeyin sırları hala çözüldü mü?
Öyle ya beyin derken bir et parçasından bahsetmiyoruz. Milyonlarca hücre, sinir ağları, bağlantılar ve bunların henüz tam olarak tanımlanıp, kanıtlanamamış özellikleri..
Beynin kuantsal açılımları ve bilincin neliği ve nasıllığı, yeri ve doğası hala tam anlaşılamamış bir gizem.
 
Bakın bir paradokstan bin soru çıktı. Paradoksların verimliliğine bir örnek oldu.
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Toplam blog
: 91
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 245
Kayıt tarihi
: 20.03.18
 
 

*Araştırmacı-yazar ve danışmanım. **Şiir, deneme ve düşünce yazıları yazıyorum. ***Felsefe/ Kadim..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster