Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Eylül '19

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
11
 

Paraguay

Güney Amerika'da bir ülke. Bu ülkenin yaşadıklarını, başından geçenleri bilmeden Türk kurtuluş savaşını anlayamazsınız. Batı emperyalizmini hiç anlayamazsınız. Paraguay, Güney Amerika'nın ortasında Brezilya, Arjantin ve Uruguay arasında sıkışmış denizden içeride bir ülkedir. Kristof Colomb ve sonraki soyguncu grupların geç ulaştığı bir ülkeydi. Paraguay, 1865 yıllarına kadar Güney Amerika'nın en zengin ülkesiydi. Dilenci, aç ve hırsızlığın olmadığı bir ülkeydi. 1845 yıllarında dahi ülkede okuma yazma bilmeyen insan yoktu. O yıllarda ülkede telgraf hattı vardı. Bir demiryolu vardı. Çok sayıda, inşaat malzemesi üreten, kumaş, panço, kağıt, mürekkep, porselen ve barut fabrikası vardı. Toplar, havan topları, obüs ve mermi imal ediliyordu. Ülke ticaret filosuna sahipti. Bir ırmağının kenarında kurduğu gemi tersanesinde gemiler üretiliyor, bu gemiler Atlas okyanusunda, Akdeniz’ de seyrediyordu. Dış ticaret de devletin kontrolündeydi. İhracat, ithalattan çok çok fazlaydı. Paraguay parası çok değerliydi. En güçlü orduya sahipti. Ülkenin hiçbir yere bir sent dahi borcu yoktu.

Ülke topraklarının tamamına yakını devletindi. Devlet bu toprakların kullanım hakkını vatandaşlara veriyordu. Ama asla satmamak şartıyla. Paraguay Irmakları, İngiliz gemilerine kapanmıştı.İngiliz tüccarları, bankaları ve tefecileri Paraguay'a giremiyordu. Çünkü Paraguay yöneticileri, uzun yıllardır ulusalcı, devletçi ve adaletli bir yönetim sergileyen kişilerden seçiliyordu. 

Güney Amerika'nın tüm diğer ülkeleri ise, önce İspanya ve Portekiz'in son yıllarda ise, İngiltere'nin işgali altındaydı.  Ama Paraguay yöneticileri emperyalizmi ülkesine sokmamaya kararlıydı. Bu yüzden son Paraguay lideri Solano Lopez'e "Latin amerikanın Attila'sı " deniyordu.
Böyle işgalcilere direnen Paraguay'ı soyabilmek için, İngiliz emperyalizminin yapacağı tek şey kalmıştı. Komşuları olan Arjantin, Brezilya ve Uruguay'ı büyük vaatlerle kışkırtıp Paraguay'a aynı anda saldırtmak.

Öyle yaptı.
İngiliz bankaları, Rothchild bankası ve tefeci kurumlar güçlerini birleştirdi. Bu komşu ülkelere büyük finans desteği sağladı. Ve Arjantin, Brezilya, Uruguay aynı anda İngiltere'nin emriyle Paraguay'a saldırdılar.

Yıl 1865.
Üç ay içinde Paraguay'ı teslim alacaklarını ummuşlardı. Ama Paraguay yaşlı, genç, çocuk hep birlikte 5 yıl direndi. Sonunda İngiliz emperyalizmi galip geldi. Paraguay'ı parçaladılar. Topraklarının çoğu, Arjantin ve Brezilya arasında paylaşıldı. Paraguay halkının yüzde sekseni öldürüldü.
Devlet başkanı Solano Lopez ormanlara kaçtı. Orada yakalandı ve katledildi. Ölürken son cümlesi şu oldu; " ülkemle birlikte ben de ölüyorum".

Artık İngiliz tüccarlarının, bankalarının ve tefeci kurumlarının istediği olmuştu. Hakkın, adaletin son kalesi de yıkılmıştı. Paraguay insanlarını, topraklarını, ekonomisini kaybetti. Bağımsızlığını yitirdi. Geri kalan küçük yıkılmış ülkenin üzerine İngiliz bankaları, şirketleri çöktü. Borçlandırdı. Sömürgeleştirdi. Şimdilerde fakir bir ülke olarak varlığını sürdürüyor.  Asya’nın, Afrika'nın, Güney Amerika'nın tarihini iyi bilmeyenler, İngiliz- Amerikan medeniyetinin tamamen hırsızlık, eşkıyalık ve soygun medeniyeti olduğunu bilmezler.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 12
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 21
Kayıt tarihi
: 09.09.19
 
 

1980 İstanbul doğumluyum. Lise mezunuyum. Güvenlik görevlisi olarak çalışiıyorum. Spor yapmak, ki..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster