Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Ocak '14

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
18615
 

Paralel devlet nedir?

Paralel devlet nedir?
 

AKP yetkilileri ve yandaş yazarları tarafından, 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonu sonrasında dillerine doladıkları “paralel devlet” beyanatları, hem yolsuzluk iddialarının üstünü örtmede başarılı oldu, hem de bu tür yolsuzluk duyumlarının bundan sonra icap ettiği şekilde soruşturulamayacağını kamuoyuna gösterdi.

Yolsuzluk ve rüşvet iddialarını bastırmak, tahkikatın hukuka uygun olarak gerektiği gibi sürdürülmesini engellemek amacını taşıyan karşı “yargı ve emniyetten paralel devlet operasyonu” türünden beyanatlar, paralel devlet kavramını Türkiye gündemine taşıyarak tartışılmasını başardı.

Paralel Devlet nedir?

Bu kavramı ilk defa kullanan ve tarifini yapan kişi Amerikalı tarihçi Robert O. Paxton’dur. Paxton’a göre de; “devlet içinde devlet” demektir (parallel state). Peki, resmi kurumlar tarafından atamaları yapılan savcı ve polisler bu tarife uymakta mıdırlar? Tabi ki hayır. Çünkü 17 Aralık 2013 öncesine kadar bu görevliler, vazifelerini yapan insanlardı. Ve bu görevliler hakkında, bunlar devlet içinde devlettirler diyen bir Allah’ın kulu yoktu.

Türkiye’de tarihçi Paxton’un tariflerine uyan bir paralel devlet var mıdır? Tabi ki vardır, ama suçluluk psikolojisiyle sağa sola saldıranların bahsettiği gibi, bu paralel yapı cemaat hareketi değildir. 11 yılda hortlatılan PKK terörü ve diğer Kürtçü hareketler tam manasıyla paralel devlettirler.

Geçtiğimiz hafta Yeniçağ gazetesinde Prof. Dr. Ümit Özdağ ve Bugün gazetesinde Gültekin Avcı PKK terör örgütünün nasıl bir paralel devlet organizasyonuna giriştiklerini, gayet mantıklı bir şekilde izah ve tespit etmişlerdi.

Doğu ve Güneydoğu’nun birçok şehir ve köyünde otorite tamamen PKK’nın alt birimleri olan HPG ve KCK’nın elemanlarına geçmiş durumdadır. Birkaç yıl öncesine kadar bile devlet yanlısı olan insanlar ile evladını PKK terörüne kurban vermiş aileler bile yaşadıkları tedirginlik sonucu PKK taraftarı görünmek mecburiyetinde kalmışlardır.

Kendilerini “KCK asayiş timi” olarak tanıtan 13-15 yaşındaki gençler, sokak başlarını tutarak kimlik kontrolü yapmakta ve araçları aramaktadırlar. Terörist yapılanmanın etkili olduğu köy girişlerinde, köye gelen yabancı araçlar ve içindeki şahıslar indirilerek üsleri aranmakta daha sonra köye girişlerine müsaade edilmektedir.

Kırsalda faaliyet gösteren teröristler çok rahat bir şekilde köylere hatta ilçe ve il merkezlerine bile girmekte bir sakınca görmediğinden, ihtiyaçlarını karşılayıp, terör örgütünün propagandasını yapmakta ve kırsala eleman temin etmektedirler. Zira açılım sürecine bir zarar gelmemesi için, terörist köye indiğinde bir ihbar bile olsa, güvenlik kuvvetlerinin gitmeyeceği yöredeki herkes tarafından bilinmekte ve dile getirilmektedir.

Çözülme sürecinden önce teröristler inlerini terk ederek Irak kuzeyine giderken, şimdi buna hiç mi hiç ihtiyaç duymuyorlar. Nasıl olsa terörist örgüte müzahir partinin bazı belediyeleri, örgüte taze pişmiş sıcak kumanyalardan devletin siyah plakalı resmi araçlarıyla gönderiyorlar. Irak’ta böyle bir hizmeti bulabilmeleri biraz zor. Geçtiğimiz aylarda böyle bir “hayır” işine giren belediyenin aracı uçuruma yuvarlanmış 2 belediye görevlisi ve 2 terörist hayatını kaybetmişti.

Bunlar yetmezmiş gibi, Barzani’nin adamları olduğu iddia edilen kişilerin geçen hafta Diyarbakır’da Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi adında siyasi teşkilatı kurmaları ve beyanatlarında, hedeflerinin “bağımsız Kürdistan” olduğunu da gayet rahat bir şekilde ifade etmeleri oldu.

Bundan iyi paralel devlet olur mu? Olmaz!

Gözü Türkiye topraklarının bir kısmında olan bir müttefikimiz var. Başbakanın geçtiğimiz Kasım ayı ortalarında Diyarbakır’da davet ettiği (gerçi kimin kimi davet ettiği tam belli değil) Barzani ve Türk düşmanı Şivan Perver, tam bir paralel devlet adamı görüntüsü vermişlerdi.

Barzani o kadar pervasız ki, Türkiye’de bulunduğu sırada, türksat üzerinden yayın yapan peşmerge kanalı “ Rudaw Tv”de hava durumu programı sunulurken, Doğu ve Güneydoğu illerimizin tamamı, Akdeniz ve İç Anadolu bölgelerimizin doğusu ve Karadeniz’in güneyi Kürdistan haritası içerisinde gösterilerek yayın yapılıyordu.

Bundan iyi paralel devlet olur mu? Tabi ki Olmaz! Önce bu rezilliği düzeltsinler, daha sonra başkalarına iftira atsınlar.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 48
Toplam yorum
: 21
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1224
Kayıt tarihi
: 12.02.13
 
 

1967 Erciş doğumluyum, Ercişliler.net, Tarih Duvarı, Öz Erciş Haber ve Haberci Gazetesi gazeteler..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster