Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Haziran '09

 
Kategori
Çevre Bilinci
Okunma Sayısı
3773
 

Param var ama tüketmeye hakkım yok!

Param var ama tüketmeye hakkım yok!
 

Resim netten alıntı.


Param var ama tüketmeye hakkım yok diyor Sayın Hayrettin Karaca.

Onu üzerinden çıkartmadığı kırmızı süveteri ile anımsıyoruz hepimiz. Nerde ise delik deşik olmuş kırmızı süveteri ile. Yamalı ayakkabısı, sökük paltosu ve pantolonu ile yakaları ters-yüz edilmiş gömleklerini yıllardır kullanan biri Sayın Hayrettin Karaca.

10 yıldır üzerine yeni bir şey almamış. O ki Karaca markasının ve TEMA Vakfı’nın kurucusu. “Param var ama tüketmeye hakkım yok” diyerek “al tüket ve yok et “ diyen tüketim toplumuna açtığı savaşla gurur duyuyor.

Dünyada tüm insanları doyuracak kadar yiyecek olduğunu ama gözü aç olanları doyuracak hiçbir şeyin olmadığını söylüyor Karaca. Türkiye’de bir zamanlar fakiri aç bırakmayan kültürün yok olduğunu büyük bir üzüntü ile dile getiriyor.

Bizler kendi öz değerlerimizi bir kalemde silip atıyoruz ve tüketim çılgınlığına kapılıp kendimizi yok ediyoruz. Bunlardan biri de benim.

Komşuyu aç bırakmayan kültürümüzün yerini televole kültürleri aldı. Din Müslümanlık adına yeni modalar yaratıldı. Müslümanlıkta yeri var mı acaba komşun aç iken senin onu hiçe sayman?

Veya dillerden düşmeyen yetim hakkı yemek var mı?.

Ülke ekonomik dar boğazda iken, ülkenin başındakiler şaşalarına şaşa katıp uçak kafilesi oluşturmak müslümanlıkla bağdaşıyor mu?.

Gözü açlar ve karnı açlar olarak dünyamız ikiye bölünmüş durumda.

Ve utanıyorum diyor sayın Karaca Akmerkezin önünden geçmeye utanıyorum. Nedir bu ışıklar bu rezalet diyor. Yılbaşı demek. “Al, tüket, yok et, yaşamı mahvet” demek. O yüzden bu yırtık kazağı gurur ile taşıyorum diyor. Global ekonomi insanları kullanıyor ama be kendimi kullandırmıyorum diyor. Tv seyretmiyor, cep telefonu kullanmıyor. “ Okumakla mükellefim. Olanın olmayana, bilenin bilmeyene borcu var. Otuzlu yaşlarımda ben de tükettim 40 tane kravatım vardı ama bunu bilerek yapmadım. Ama artık bunun farkına vardım kendime sadece kitap alıyorum diyor Sayın Karaca. Almış olduğum pps sunumunda daha bir iyi tanıdım sayın Karacağı.

Bizler acaba ne zaman farkına varacağız?

Yok olup giden değerlerimizin, topraklarımızın, havamızın ve geleceğimizin kısaca dünyamızın yok olup gittiğinin ne zaman farkına varacağız?

Yazın gelmesi ile başlayan orman yangınları ile ciğerlerimizin yandığının ne zaman farkına varacağız.


Bir yanda TEMA Ülkemizde doğal varlıkların ve çevre sağlığın korunması, erozyonla mücadele, toprak örtüsü ve toprağın korunması ve ağaçlandırmanın önemi hakkında kamuoyunu eğitmek ve bilinçlendirmek için uğraşıyor. Diğer yanda bizler ormanlarımızı yok etmek için uğraşıyoruz.


Bu dava sadece Sayın Hayrettin Karacanın davası değil hepimizin davası olmak zorunda. Çağdaş yaşamın olmazsa olmazları arasında eğitilmiş olmak ve bu doğrultuda da yaşamak olduğunu asla unutmayalım.

Topraklarımıza, ormanlarımıza, sahip çıkalım. Ve tüketim çılgınlığına son verelim.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 96
Toplam yorum
: 562
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2189
Kayıt tarihi
: 13.06.06
 
 

Hayata güleryüzle bakmaktır felsefem ama polyannacı değil. 1961 Sivas doğumluyum, evliyim 2 kızım..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster