Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Ekim '08

 
Kategori
Dostluk
Okunma Sayısı
528
 

Paranın ne önemi var?

Paranın ne önemi var?
 

Aktör John Cassavetes “ Martin and Tige “ isimli filmde kimsesiz çocuğa şöyle der.
Gerçekte bir çok şeyi çözmek için gereken şey para değildir.
Nedir biliyor musun evlat ? İyi bir espri anlayışı...
ve o nerede bulunur biliyor musun ?
Güneşte...evet Güneş...
Güneşe bakan önce bir gülümser çünkü.... “

Henüz batılı toplumlar kadar yalnız değiliz. Modernleşme ile birlikte hızla değişen ve daha karmaşık bir yapı haline dönüşen toplumumuzda iletişim ve ulaşım olanakları her geçen gün biraz daha kolaylaşıyor ve artıyor. Artık maillerimize cepten bakabiliyoruz. Çapkınlar için çok üzgünüm. Çünkü; görüntülü cep telefonları yolda az sonra kollarında olacaklar :) Parası olan Ay' da bir çay içip gelebiliyor. Yakında televizyon izlerken ekrana gerek olmayacak. Tüm bu gelişmelerin aksine, sanki; teknolojik gelişim ile dostluk arasında ters orantı varmış gibi kendi frekanslarımızda gerçek dostluklar kurmak ve kurulan dostlukları devam ettirmek maalesef giderek zorlaşıyor. Artık, iç dünyalar önceki gibi pek paylaşılmıyor. Peki ama neden?

Herkesin arabası olsa ve benzin fiyatları problem olmasa ziyaretler artar mıydı. Dostluklar daha da güçlenir miydi? Belki. Fakat, sorun ekonomik değil. Ülkemiz küçük bir azınlık dışında henüz hayatta kalma toplumudur. Gelişmiş ülkeler ekonomik hedeflerin gerçekleşmesini amaçlayan bir hayatta kalma toplumu olmaktan çok rolleri ve kişisel doyumları amaçlayan bir kimlik toplumudur. Buna rağmen batı insanı bizlerden daha yalnız ve daha mutsuz. O ülkelerdeki keyif verici madde kullanımına, suç ve boşanma oranlarına bir bakın. Eğer ekonominin büyümesi, sıcak dostlukların kurulmasına, güven ve huzur ortamının gelişmesine çare olsaydı bu suç oranlarının ( özellikle de gelişmiş ülkelerde ) bu kadar yüksek olmaması gerekirdi. Çok şükür, ülkemizdeki suç oranları henüz onların yarısı kadar bile değil.

Acaba, paramız yokken ve onca çözümlenememiş problemlerimize rağmen onlardan daha huzurluysak bir de paramız olsaydı ağzımız kulaklarımızda mı dolaşacaktık?...

“ Paranın ne önemi var. Mühim olan insanlık. Ve doğaldır ki; Önce sağlık :) “ diyoruz. Amma velakin farkında olmadan paranın kölesi mi oluyoruz, yoksa bana mı öyle geliyor? Hadi gelin çıkalım işin içinden...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

tam da konuşacak ve beni gerçekten dinleyecek bir dosta ihtiyacım va dediğim bir anda bu yazıyı okudum ve birazcık olsun içim huzurla doldu birden evet sıkıntımı atmıştım bu yetme mi ama hep şunu savundum şimdiye kadar ben pparanın kölesi olmayacam para benim kölem olacak dedim uygulamaya devam ediyorum ve kazandığım parayı da harcıyorum ki hem de hiç düşünmeden daha sonra çalışıp yerine daha fazlasını hatta koyabileyim diye herkese tavsiyem

weldon 
 09.01.2009 22:37
Cevap :
Bir miktar huzur verebilseydem ne mutlu bana :) Hayat bazen hiç tahmin edemediğimiz olumsuz sürprizler yapıyor. Olası zor günler için, yedek gücünüz daima hazırolda beklesin. Saglık, sevgi ve huzur sizinle olsun :)  10.01.2009 17:29
 

Bence insanlık ne istediğini ve neye ihtiyacı olduğunu bilmeden yaşıyor. İlk hedef para gibi görünüyor istediğin şartları sağlamak için... Ona ulaşan ülkelerde suç oranları boşanma oranları artıyor... Maddi ihtiyaçlarımıza o kadar odaklanmışsınız ki ruhsal ihtiyaçlarımızın farkında bile değiliz. Dostluk, arkadaşlık, sevmek, sevilmek, kabul görmek vs. bunlar para ile satınalınamıyor...

aslihanca 
 21.10.2008 8:50
Cevap :
Temel ihtiyaçlarımız için paranın peşinde koşmayı anlarım peki ya sonrasını ?.. Niçin ağa takılmış balıklar gibi paranın pençesinde huzur huzur diye çırpınıyorlar. Kendilerini daha değerli hissetmek için mi. Yoksa, parayı manevi boşluklarını doldurmak için bir tıkaç olarak mı görüyorlar ? Sorun değerler dünyasında. Olgunlaşmamış ruhlardan mutluluğu tanımalarını bekleyemeyiz. Huzur, ekonomik adreslerde, maddi oyuncaklarda, yabancı bedenlerde, geçici anlarda oturmuyor ki...Kalıcı mutlulukları özleyenler umarım değerlerini yeniden gözden geçirirler ve gerçek huzuru doya doya yaşarlar :) İyi kazandıkları halde işçilerine asgari ücreti reva gören, sıradan işverenlerde var. Çok nadirde olsa her kuruşunu hak ederek kazanan ve İşçilerine ev armağan eden adam gibi adamlarda var. Hangisi gerçek mutluluğu tanımış olabilir :) Sizinde söylediğiniz gibi; İnsan ne istediğini ve neye ihtiyacı olduğunu bilmeli...Huzur sizinle olsun :)  29.10.2008 1:40
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 36
Toplam yorum
: 54
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 5820
Kayıt tarihi
: 06.10.08
 
 

Günün dünden güzel olsun... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster