Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Ocak '09

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
4048
 

Paranın tarihine kısa bir yolculuk

Paranın tarihine kısa bir yolculuk
 

En değerli paramız


Merhaba Degerli dostlar ,

Bu hafta yaşamda çalışıp didindiğimiz kazanmaya çalıştığımız geçimimizi

temin etmeye ter döktüğümüz ve bazı insanların da gözünün hiç doymadığı

"daha" yokmu dediği PARA’nın tarihine bir yolculuk yapalım ) ,

Öncelikle 2009 yılının tüm dostlara hayırlı olmasını dilerim,

Para icat edilmeden önce deniz kabuğundan kıymetli metallere kadar çeşitli

mallar değişim aracı olarak kullanılmıştır. Tarihi kayıtlara göre M.Ö. 118 yılında Çinliler

deri para kullanmıştır. İlk kağıt para ise M.S. 806 yılında yine Çin'de ortaya çıkmıştır..

Fakat biz kendi ülkemizedeki paranın tarihine ne Selçuklu sikkelerine ne’de

Osmanlı Devleti'nde Osman ve Orhan Bey’den itibaren olan sikkelerin ve Fatih Sultan Mehmed'in

bastırdığı İLK altınların uzun hikayesine girmeyeceğiz.. Fakat ilk kağıt paralarımızdan

günümüze olan serüvene bir göz atalım,

Osmanlı İmparatorluğunda Kağıt Para: KAİME

Osmanlı imparatorluğu’nda ilk bankonotlar idari, sosyal, yasal reformların gündeme

geldiği Tanzimat döneminde tedavüle çıkarılmıştır. İlk bankonotlar bu dönemde

esas olarak reformların finanse edilmesi amacıyla bastırılmıştır..

İlk Osmanlı bankonotları Padişah Sultan Abdülmecid’in verdiği iradey-i-seniyesi ile

1840 senesinde ‘ Kaime-i Nakdiye-i Mutebere ‘ adıyla ve bugünkü türkcemize göre

"para yerine geçen kağıt" ve bir anlamda para olmaktan çok faiz getirili borç senedi

veya hazine bonosu niteliğinde olmak üzere çıkarılmıştır..Bu paralar matbaa baskısı

olmayıp el ile yapılmış ve her birinin üzerine resmi mühür basılmıştır..

Kaimelerin zaman içerisinde taklidinin kolayca yapılması ve kağıt paraya olan

güvenin azalması nedeniyle 1842 senesinden itibaren el üretimi yerine matbaa

baskıya geçilmiştir.. Osmanlı imparatorluğunda 1862 senesine kadar çeşitli

şekil ve miktarlarda kaime ihraç edilmiştir..

Osmanlı devletinde 1856 yılında İngiliz sermayesi ile kurulan Osmanlı Bankası

yani ‘Bank-ı Osmani’ bir süre sonra 1863 yılında Fransız ve İngiliz ortaklığıyla

" Bank-ı Osmani-Şahane" adıyla devlet bankası niteliğini kazanmıştır..

Osmanlı Devletinin sık sık avrupa piyasalarından borçlanmak zorunda kaldığı dönemlerde

ingiltere ve fransa devletten ziyade , kendi ıdaresi altındaki bu bankaya güven duymuş

ve mali ilişkilerini bu banka aracılığıyla yürütmüştür.Belkide bu tarihçesinden dolayı

bizlerinde hatırladığı reklamlarda bile ‘’ Yok aslında birbirimizden farkımız AMA biz

Osmanlı bankasıyız ‘ ))) denmiştir...

Osmanlı Devleti Osmanlı bankası’na hükümetin hiç bir biçimde kağıt para basmayacağı

ve başka bir kuruma da bastırmyacağına dair taahüdde bulunup 30 yıl süre ile bu imtiyazı

osmanlı bankasına vermiştir..

Osmanlı bankası ilk kez 1863 yılında istendiğinde altına çevrilmek üzere, Maliye Nezareti

ve kendi mühürlerini taşıyan bankonotları tedavüle çıkarmış, 1863’den 1914 senesine kadar

çeşitli şekil ve miktarlarda banknot piyasaya vermiştir..

Yukarıda belirtilen taahhüd verilmekle birlikte Osmanlı yönetimi Osmanlı bankasıyla

anlaşarak, halk arasında "93 harbi" diye bilinen 1876-1877 Osmanlı-Rus savaşı sırasında

savaş masraflaını karşilamak amacıyla KAİME ihraç etmiştir..

Evrak-ı Nakdiye :

Birinci Dünya savaşı sırasında Osmanlı bankası hükümetin avans ve banknot ihraç

isteğini geri çevirmiştir, Bunun üzerine Osmanlı yönetimi 1915 senesinden itibaren

altın ve Alman hazine bonolarını karşılık göstererek dört sene boyunca yedi tertipten

oluşan toplam 160 milyon Liranın üzerinde banknot çıkarmıştır, Bu 160 milyon

‘ Evrak-ı Nakdiyye’ler yani bankonotlar 1923’de Türkiye Cumhuriyetine İNTİKAL etmiş

olup, 1927 senesine kadar piyasalarda kullanılmıştır..

Cumhuriyetle birlikte başlayan devrimler süreci içinde TBMM’de 30 aralık 1925 senesinde

701 sayılı " Mevcut evrak-ı Nakdiyenin yenileriyle istibdaline dair Kanun " kabul edilerek

YENİ bankonotların bastırilmasına karar verilmiştir...

Birinci Emisyon banknotlar - E-1

Dönemin maliye bakanı Abdülhalik Renda başkanlığında 9 aylık bir çalışma sonunda

1, 5, 10, 50, 100, 500, 1000 Liralık kupürlerden oluşan paralarımızı bir İngiliz firması olan

Thomas De La Rue İngilterede bastırmıştır.. Böylece dolaşımda olan Osmanlı evrak-ı Nakdiyeleri 4 Aralık 1927’de

kaldırılıp yenı paralarımız Eski Türkçe (arap alfabesi) ile

5 Aralık 1927’de piyasalara, halka tanıtılmıştır..En büyük banknot 1000 Türk Lirası

o dönemde tam Bin altına eşdeğerdir ve bu para ile bir çiftlik satın alınabilinirdi..

Cumhuriyet yönetiminin banknot ihracı imtiyazının kurulacak bir MİLLİ bankaya

verilmesi konusundaki kararlılığı çerçevesinde TBMM 11 Haziran 1930 tarih ve 1715 sayılı kanun ile

Turkiye Cumhuriyet Merkez bankasının kurulması kabul edilmiştir..

Banka gerekli hazırlıkları tamamlayıp 3 Ekim 1931 tarinde faaliyete geçirilmiş ve banknot

ihracı imtiyazı münhasıran Merkez Bankasına verilmiştir...

İkinci Emisyon Banknotlar – E2

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası kurulduktan sonra harf devriminden (1928) önce

eski türkçe yazılı banknotlar latin alfabesi ile basılıp değiştirilmiştir..

Latin alfabesiyle basılmış yeni banknotlarımız 50 kuruş, 1, 2, buçuk, 5, 10, 50, 100, 500, 1000

Türk Lirası olmak üzere 9 farklı değerde ve 11 tertipten oluşmuştur..50 kuruşluk kağıt para almanyada. diğerleri ise ingilterede bastırılmıştır..

1937-1944 yılları arasında basılan bu emisyon Atatürk ve İnönü portrelerinden ön yüzlerinde

oluşmuştur..

Üçüncü Emisyon Banknotlar – E3

Bu emisyonun tamamı İNÖNÜ portreli olup 1942-1947 yıllarının " Milli-Şef "i temsil ettiği

ve 2-buçuk, 10, 50, 100, 500, 1000 Türk liralık 7 tertip olarak Almanya, İngiltere ve Amerikada

bastırlmıştır..

Dördüncü Emisyon Banknotlar – E4

En az farklı değerde olan bu emisyon paralarımızda İNÖNÜ portreli olup sadece

10 ve 100 Türk Liralık 3 tertip degerde Amerikada bastırılmıştır..1947-48 yıllarında

tedavüle çıkmıştır..

Beşinci Emisyon Banknotlarımız – E5

Bu gruptaki paralarımız 2-buçuk, 5, 10, 50, 100, 500, 1000 Türl Lirası kupürlerden

oluşup 7 farklı değerde, 32 tertip olarak basılmıştır..Ülkemizde bir banknot matbaası

kurulması çalışmaları 1930’ların sonunda başlamış ancak ikinci dünya savaşının başlamasıyla

bu çalışmalara devam edilememiştir..

1951 yılında tekrar başlatılan banknot matbaası kurma işi 1958 yılında tamamlanmış

ve aynı yıl banknot basımına başlanmıştır. Bu emisyonun bir kısmı İngilterede

basılmıştır, Halk arasında meşhur ‘MOR BİNLİK’ diye hatırlanan para bu grup içindedir..

Fakat değerli dostlar bu arada şunu hatırlatmakta fayda vardır. 5.ci emisyon paralarımızın

tamamında ‘Milli Şef’ İnönü artık iktidarda olmadığından ve Demokrat parti iktidarda olduğu

için ‘Ebedi-Şef’ ATATÜRK portresi geri gelmiştir. Bu kararda DP ve CHP çekismeleri

rol oynamış ve DP 31 temmuz 1951 çıkardığı 5816 sayılı ‘Atatürk’ün manevi şahsiyetini’ koruma kanunundan da

ilham almış olup ATATÜRK’ÜN portresini hem paralarımıza

hemde pullarımıza geri getirmiştir..

Altıncı Emisyon banknotlar -E6

Bu grup banknotlarımız 5, 10, 20, 50, 100, 500, 1000 TL. olmak üzere 7 farklı

değerde 18 tertipten oluşmuştur. 1966-1983 yılları arasında dolaşıma çıkarılmıştır,

Bu grup içinde sadece 20 liralık banknotların ilk tertibi ingilterede basılmış

olup 7 rakamlıdır.. BİN liralık kupürün arkasında yer almayı başarabilen

Fatih Sultan Mehmet ise Cumhuriyet döneminde basılan paralarda halen bir İLK’dir..

Yedinci Emisyon Banknotlar –E7

Bu dönemde herkesin ‘Milyoner’ oldugu zamandır ) 1979’dan itibaren dolaşıma

çıkan paralarımız 10, 100, 500, 1000, 5000, 10.000, 20.000, 50.000, 100.000, 250.000

500.000, 1.000.000, 5.000.000, 10.000.000, 20.000.000 olmak üzere 15 farklı değerde 36 tertipten oluşsan ve

tamamı Merkez bankamızca basılan paralarımızdır..Ve halk arasında

olan söylemlere göre para pul olmuştur adeta..

Sekizinci Emisyon Banknotlar E8

Evet artık bol sıfırlardan ülkemizin bir şekilde kurtulmasının zamanı çoktan gelmiştir.

2004 yılında AKP hükümeti YTL’ ye geçileceğini ve bir sene sonra yani 1 Ocak 2005’te

sıfırların atılıp en büyük para biriminin 100 tyl olacağını kamuoyuna açıklamıştır..

Tabii bu açiklamadan sonra birçok yazarlar böyle birşeyin olmasının mümkün olamayacağını

hatta bazı yazarlar olduğu takdirde 1 ocak 2005’de yazarlığı bile bırakacaklarını tüm Türkiyeye

ilan etmişlerdir.. Lakin bu söz veren yazarlar ne hikmetse 2005’den bugüne kadar verdikleri sözü

tutmamış ve günümüzdede yazıp çizmeye devam etmektedirler. Basın ‘’ahlakın’dan’’ dem vuranlara hatırlatmakta

bize düşen bir yurttaşlık görevi olduğunu düşünüyorum..

Bu emisyon 1, 5, 10, 20, 50, ve 100 YTL olarak basılmış olup tedavül süresi

1 Ocak 2009’da bitmiştir..

Dokuzuncu Emisyon banknotlar -E9

Güle güle YTL ve hoşgeldin TL , bu emisyon ise 5, 10, 20, 50, 100, ve 200 TL olan kupürlerden oluşup arka

yüzlerinde adeta yeni bir dönemin başlangıcını haber vermektedir.

Fatma aliye’ler, Itri’ler, yunus emreler vs. hoşgelmiş sefa getirmişler cüzdanlarımıza..

Değerli Dostlar ben 1969 senesinden beri Tüm Türkiye Cumhuriyeti dönemi madeni ve Kağıt

para koleksiyonu yapan biriyim ve çok uzun detaylı eleştirilere hiç girmeden sadece bir-iki

şey söylemem gerekirse, diyeceğim sudur ki, Dünya merkez bankaları içinde bizim

Merkez bankamızın bazı uygulamaları adeta akıllara zarardır. 1927’den beri bastıkları

paraların bir bölümünden ellerinde tutmayıp 1949’dan beri emisyonları geri çekip

‘cayır cayır yakmalarını’ anlamak çok zor.. Örneğin 1.ci emisyon Bin lira dünyada

sadece 12 özel koleksiyonerde mevcuttur. örnekler fazlasıyla çoğaltılabilir..

Gelelim AKP’nin 9.cu emisyonda yani 1 Ocak 2009’da tanıştığımız paralarımızdaki

eleştirime, , Hepimizin bildiği gibi Bayrağımızın RENGİ kanunla bellidir.

Fakat bu paralarda ‘ay – yıldız’ SİYAH renkte olup paranın sağ kenar üst kısmına doğru baktığımızda

görülmektedir .. Şahsen mimar Kemalletin bey yerine dünya mimarlık

tarihine ismini yazdırmış olan MİMAR SİNAN’ı görmeyi tercih ederdim,

Değerli dostlar hepinize selam ve saygılarımla...

Kaynakca: Osmanli imparatorlugunda paranin tarihi-Sevket pamuk
T.C.Merkez bankasi web sitesi
Paralarimiz: T.isbankasi yayinlari
Koleksiyoner Ismail Ozuturk'un kisisel arsivleri ve koleksiyonu

Notlar-

Kaime – Bugünde halk arasında söylenen ‘GAYME’ dir. ))

Mangır – halk arasında dile getirilen bu söylem Osmanlı devletinde bastırılan

‘’BAKIR’’ paralara verilen isimdir.

SİKKE- Osmanlı devletinde bastırılan altın ve gümüşten olan madeni paradır..

Türkiye Cümhuriyet Merkez bankası: ilk yıllarda U harfi yerine Ü harfi

kullanılmış olup neden Cumhuriyeti yani sonunda i harfi olmamasının sebebide

Merkez bankasının kuruluş sermayesinde ortak olan ÖZEL kişilerin sermayesinin

olduğudur. Yani sermayesi yüzde yüz devlete ait değildir..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ben çok para kazanmayı pek sevmem, ama sevmediği bir çok şeyi de insan bilmek zorunda kalıyor bu yaşamda. Elimizdekini koruyalım yeter:)) O da bir beceri! Katkıma gelince: Sizin yazınız aslında 'Banknot paranın tarihine kısa bir bakış' mahiyetinde. Bu anlamda da Çinli'lerden başlamanız doğru. Biz, biraz farklı algılayıp 'bozuk'ları da işin içine katınca, tarih ve mekan oldukça değişti. 'Bozuk'lukların işin içine bu denli katılmadığı güzel bir yıl dileğimi tekrarlıyorum efendim. Dostça sevgi ve selamlarımla...

Ersin Kabaoglu 
 04.01.2009 14:53
Cevap :
Ersin beycigim galiba keramet "bozuk' para dedigimiz madenilerde )) bende 1969'da 11 yasinda bir cocuk olarak bursada bitpazarinda (batpazari) babamla gezerken bir saticinin kucuk tezgahindaki piril piril duran bazi "bozuklari" almak icin babama yalvaridigimi hatirlarim ))) boylece koleksiyonerlige ILK adimi bozuklarla attim.. 40 sene sonrada Turkiyenin basilmis (1927'den beri) tum paralarina sahip 12 koleksiyonerden biri oldum, BOZUK deyince beni yillar oncesine goturdunuz sagolun varolun ersin beycigim ve gercekten degerli katkilariniz icin cok tesekkurler efendim.. evet gun geliyor bazende bit-pazarina NUR yagabiliyormus )) selam ve saygilarimla..  04.01.2009 17:45
 

Paranın tarihçesini ana hatlarıyla yazan kaleminiz daim olsun. Ersin Bey'in belirttiği gibi ilk para dolaşımı topraklarımızda, Kral Yolu ve bol altınlarıyla ünlenen Lidyalılar tarafından gerçekleştirildi. Yazıyı ilgili dostlara ilettim. Beklentilerinizin gerçekleşeceği mutlu bir yıl dilerim.

Ayten Dirier 
 03.01.2009 23:56
Cevap :
Ayten hanim katiliminiza cok tesekkur ederim, Evet ersin beyin izahatlari cok faydali oldu, bende simdi milletce neden parayi cok sevdigimizin sebebini anadolu topraklarinda kesfinden oldugunu ogrenmis oldum ))) bu arada sizin yemek tariflerini uyguluyorum ) sonsuz tesekkurler.. )) selamlar saygilar..  04.01.2009 0:54
 

Hele de iktisadi kriz zamanı! Gözler faltası gibi açılıyor tabiiki:) Tarihte parayı ilk kez M.Ö.7.yy.da, bugünkü İç batı Anadolu Bölgemizde, Gediz ve Menderes nehirleri arasında kurulan Liydia krallığı kullanmış ve insanlığa hediye etmişler. Paranın tarihi yaşadığımız topraklarda başlamış ve 2800 yılık bir tarih ile karşı karşıyayız. İlginçtir, Orta çağda çok sayıda küçük küçük 'Feodal Beylik ve Krallık' değerli madenlerden yapılan çok sayıda (madeni) para çıkarınca bazı insanlar bunları kenarından tırtıklayarak değerlendirmeye başlamışlar. Bu nedenle, bir önlem olarak bozuk paralar kenarları baştan tırtıklı olarak piyasa sürülürler. Ayrıca bozuk paraları T.C. Hazinesi, banknotları ise Merkez Bankası tedavüle sürer. O yüzden de bozuk paralarımızın tura kısmında sadece "TÜRKİYE CUMHURİYETİ" yazarken, kağıt paralarımızda (banknotlarımızda) bu ibareye "...MERKEZ BANKASI" sözcükleri de eklenir. Bu pek bilinmeyen ayrıntıları da eklemek istedim. Dostça ve içten sevgi, saygı ve selamlarımla.

Ersin Kabaoglu 
 03.01.2009 11:34
Cevap :
Cok degerli katkilariniz faydali oldu Ersin bey, Tesekkur ederim..insallah 2009 da bol bol bu paralardan kazaniriz )) selamlar ve saygilar efendim..  03.01.2009 17:55
 

Teşekkür ederim İsmail Beyciğim, bankacı dostlarıma yolladım yazınızın bağlantı adresini. Bu "i" harfi konusu kafamı kurcalamıştı geçen gün bununla ilgili bir blog okuyunca. Şimdi nedeni anlaşıldı; ama bu kez de kafama başka bir soru takıldı: Kim bu ortaklar, ne zaman ortak oldular, bunların içinde "ecnebiler" mi var yine? Açıklar mısınız? Teşekkürle, daha nice yıllara... Saygıyla... MS

Mehmet Sağlam 
 02.01.2009 11:23
Cevap :
Mehmet bey katiliminiza tesekkurler, evet merkez bankasi sitesine girerseniz orada bankanin tarihcesinde sermaye hisseleri yazilmaktadir, evet ecnebiler de ortaktir yerlilerde..KIMLER derseniz orasi biraz karanlik bolge )) belki bilmemek daha iyi )) izmire cok selamlar degerli dostum..  02.01.2009 15:02
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 28
Toplam yorum
: 60
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 1876
Kayıt tarihi
: 07.06.08
 
 

1958 Bursa doğumlu olup, çok uzun yıllardır ABD'de yaşıyorum. Öğretmen olan bir oğlum var,Tarih araş..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster