Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Şubat '11

 
Kategori
Ruh Sağlığı
Okunma Sayısı
24339
 

Paranoid kişilik bozukluğu

Paranoid kişilik bozukluğu
 

Google TEYZEDEN...


Merhaba dostlar,

Çağımızın en tehlikeli kişilik bozukluğu ya da ruh hastalığı olarak bilinen “Paranoid Şizofren” den bahsetmek istiyorum.

Yakın zaman çevremde tanık olduğum bir olay üzerine bugünkü yazımda bu hastalığı konu etmek istedim. Hastanın kendisi kadar yakın çevresinin de nasibini aldığı bu rahatsızlık sinsi olarak ilerlemekte ve tedavisi ise uzun zaman alarak, meşakkatli olarak devam etmekte.

Hastalığın temelinde kuşkuculuk, başkalarına karşı duyulan güvensizlik bulunmaktadır. Kişi kuşkularını, agresiflik, şikâyet ve tartışma yoluyla ifade etmekte, başlangıçta bu hastalıktan muzdarip kişiler, toplumda fark edilmemektedirler. Görünüşte, zeki, yaratıcı, soğuk, objektif, mantıklı gibi göründüklerinden ve yine zekâlarından bu hastalıklarını ustaca gizleyebilmektedirler. Maalesef 40-50dakikalık seanslarda da uzmanlar tarafından ilk seferde fark edilemeyebiliyor. Paranoid kişilik ilk olarak, çocukluk ve ergenlik dönemlerinde, yalnızlık, aşırı hassaslık, arkadaş edinememe, tuhaf düşünceler ve fanteziler olarak kendini gösterir.

Bu rahatsızlığı olan insanlar, iki zıt kişilikte karşımıza çıkmaktadırlar. Bir taraftan kendini beğenmiş, ukala görüntüsünün ardından, diğer taraftan küçük düşme ve aşağılanma korkusu yaşayan savunmasız kişiliği gizlenir. Bu insanlar, kendilerini, en doğru, en dürüst, en başarılı olarak görürken, diğer insanların kendilerini yanlış anladıklarını düşünerek, güç gösterisi ile haklılığını ispat etme çabasındadırlar.

 

Araştırmalarda Paranoid kişiliklerin, 6 korkulu inanca sahip olduklarını göstermektedir.

Felaket çok yakın,

Dünya kötü insanlarla dolu,

Kaza diye bir şey yok, kötü niyetli insanların eseri,

Herkes bana kötülük yapmaya çalışıyor,

Ben haklıyım, diğerleri haksız,

Ben diğerlerinin göremediğini görüp hissederim, ben farklıyım...

Paranoid kişiler, diğer insanlar tarafından zarara uğrayacağından, kullanılacağından, korkup, güvensizlik ve şüphe duyarlar, Paranoid kişiler, başkalarından gelen iltifatları gizli eleştiri olarak algılar. Kendilerine gelen yardım tekliflerini işte başarısızlıkları olarak algılar.

Çevrelerinden gördükleri sadakate inanamazlar ve her an saldırı altında kendilerini hissederler. Başkalarından yardım istemez ve bilgilerini paylaşmazlar, çünkü bilginin kendilerine karşı silah olarak kullanılmasından korkarlar. Genel belirtilerini uzmanlar şu şekilde sıralıyor:

Başarısızlıktan ve aşağılanmaktan aşırı derece de korkma, sorumluluktan ve suçu üstlenmekten kaçma, en sıradan davranışların bile kötü amaçlı olduğuna inanma, kendini korumak için aşırı saldırgan bir tutum sergileme, ukalalık, kendine aşırı güven, herkesten üstün olduğuna inanmak, yalan söylemek ve gerçekleri farklı gösterme eğilimi…

Başta da söylediğim gibi, teşhisi gibi tedavisinde zor olduğu bu kişilik bozukluğu olan kişiler maalesef hastalıklarını ret ederek olası hastalığı durdurma imkânlarına da kapılarını kapatmaktadırlar.

Üzücü bir durum, vatandaş olarak duyarlı davranarak çevremizde, ailemizde bu davranışlara meyilli insanları ikna yoluyla bir uzman gözetiminde tedavisi için yardımcı olmalıyız. Belki bir baba, belki bir anne olabilir bu kişi ve varın siz düşünün çocukların halini.

Toplumdan dışlamak yerine yine toplum içerisinde fakat rahatsızlıklarının farkındalığımızla, yine bu insanları kazanabileceğimizi umuyorum. Umut yaşamanın ekmeği diye düşünüyorum, güzel düşünüp yorumladığımız her şey bize yine hayatımıza güzellik katarak geri dönüşüm olarak gelecektir.

 

Saygılarımla, mutlu ve sağlıklı kalın…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Günümüzün yaşam koşullarında mümkün müdür ki, insanlar saydığınız korkulara kapılmasınlar ve normal bir insan şeklinde yaşayabilsinler? Çevremizdeki insanlar bunun en güzel örneği. Televizyon kanalları bunları canlı canlı önümüze getiriyor. Gittikçe artan sosyal çöküntü bence hastalığın tek kaynağı. Teşekkürler bilgiler için...

Ali Rıza İZGİ 
 19.05.2011 21:49
Cevap :
Merhaba:) Haklısınız asılında, haberleri izlemek bile ruh sağlığımıza büyük darbe! Gerçeklerle yüzleşmek yani! Destekleyici yorumunuz için teşekkür ederim, dost selamlarımla, sağlıcakla...  23.05.2011 8:36
 

Merhaba Dilek Hanım; elinize sağlık, meslekten biri olmadığınız halde bize bu yazınızda birçok bilgi veriyorsunuz. Yanlız benim de konuya azıcık katkım olsun istiyorum izninizle: Benim anladığım kadarıyla siz "paranoid kişilik bozukluğunu" anlatmışsınız ama yazının girişinde bir de "paranoid şizofreni" den sözediyorsunuz. İkisi farklı şeylerdir; biri kişilik bozukluğu, diğeri ise ağır bir akıl hastalığıdır. Kişilik bozukluğu olanlar genellikle toplumda huysuz, uyumsuz, bazen agresif olarak bilinirler ama akıl hastaları "mecnun" ("deli") olarak anılırlar. Kuşkuculuk ortak yanları olmakla beraber hastalıkta daha belirgin ve tehlikelidir (sanrı=hezeyan). Kişilik bozukluğu olanlar etrafları için daha çok can sıkıcı olurken, akıl hastaları hem kendileri hem de başkaları için risk oluşturular (tehlikelidirler)... Ayrıca bir de paranoya var ki bu da paranoid kişilik bozukluğuna benzemekle beraber burada hastanın inatçı sanrıları vardır; mesela hakkı yenmiştir vb. Sürekli dava açarlar bunlar!

Dr Atanur Yıldız 
 26.03.2011 18:00
Cevap :
Günaydın sayın yazarım, açıklayıcı ve doğrulayıcı yorumunza teşekkür ederim.:)Saygılarımla, sağlıcakla ve mutlu kalın..  28.03.2011 8:40
 

Klavyenize sağlık, uzun fakat bir o kadar da bilgilendirici bir yazıydı.Yazınızı okuyunca aklıma yaşadığım şehir olan Edirne’de, Yıldırım Beyazid döneminde yapılan ve psikolojik rahatsızlıkların; su sesi, müzik ve beceri atölyeleriyle desteklenerek tedavisini amaçlayan “Sağlık külliyesi” geldi. Bizim ecdadımız işin bu boyutuyla meşgul iken, şimdi modern batı dediğimizi ülkelerde, ayanı dönemlerde, psikolojik rahatsızlığı olan hastalara; “bunlara şeytan musallat olmuş” diyerek yakıyorlardı. Rabbim herkese sağlık, afiyet nasip etsin İnşaallah... Sağlıcakla Kalın...

Yorum Dükkanı 
 10.03.2011 17:12
Cevap :
Hoşgeldiniz sayın yazarım! Orta çağda biz dünyanın hakimiyken,insanların içinde şeytan var diye yakanlar şimdi efendi oldular maalesef! Belki bir gün O nlara yakışır evlatlar oluruz! Değerli yorumunuzla bloguma katkılarınıza teşekkür ederim, saygılarımla, mutlu kalın...  11.03.2011 12:14
 

Yorumcuların %50 sinin ne yazdığını görünce, sizin yazınızın gerçek hedefe ulaşmış olduğunu gördüm! Tebrik ederim selamlar...

M.Talip Girgin 
 07.03.2011 15:43
Cevap :
Sayın yazarım sayfama hoş geldiniz ! Yorumunuzla yazıma verdiğiniz desteğe teşekkür ederim, saygılarımla, sağlıklı ve mutlu kalın...  07.03.2011 15:48
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 85
Toplam yorum
: 279
Toplam mesaj
: 26
Ort. okunma sayısı
: 1553
Kayıt tarihi
: 23.11.10
 
 

Yaş otuzbeş yolun yarısı eder demiş üstad demesine ama, benim yapacak çok şeyim var:)! Anneyim, e..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster