Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Temmuz '19

 
Kategori
Ruh Sağlığı
Okunma Sayısı
93
 

Paranoya

Paranoya, sözlükte “Abartılı gurur, kuşku, güvensizlik, bencillikle belli olan bir ruh hastalığı” diye tanımlanıyor. Kronik seyreder. Tedavilerden fayda görseler de tamamen iyileşmezler. Ben de meslek hayatımda böyle hastalarla az da olsa karşılaştım. Çevresindekiler için de hasta için de zor bir durumdur. Şu anda benim bir arkadaşım bu hastalıktan mustariptir. Hak arama paranoyası içindedir. Yazının sonunda bu paranoya çeşidini ve arkadaşımın bana hitaben yazdığı notu da bulacaksınız; ama önce genel paranoya hakkında biraz daha bilgi edinelim:

“En çok orta yaşlılarda, ihtiyarlarda görülür. Hezeyanlarla (saçmalama) başlar, bu hezeyanlar gittikçe artar. Başlangıçta hastada bir araştırma devri vardır. Herkesten şüphelenir, aleyhinde bulunulduğunu sanır, herkesin gülüşünden, bakışından, hareketlerinden kuşkulanır. Her şeyden bir mana çıkararak kendisine hakaret ediliyor, suikast hazırlanıyor, komplo kuruluyor düşüncesine saplanır.

Paranoyak bir hasta için güvenilecek kimse, hiçbir dost yoktur. İlk önceleri hezeyanlarını incelemeye çalışır, az çok mantıkla konuşur. İlerlemiş devirlerde zekâ da sarsıntıya uğrar, hezeyanlar düzenini kaybeder. Başlangıçta durumu, hareketleri normalse de hezeyanlar arttıkça hırçınlaşır, bazen da uyuşuk bir hal alır.

Hastada işitme hayalleri olur. Kendisini çağıran, hakaret eden, yuha çeken sesler işitir. Bazen bir kulağından hakaret, düşmanca sözler işitirken öbüründen cesaret, umut veren sesler alır. Cinsel hayata ait hezeyanlar pek çoktur. Masal uydurmakta son derece ustadır.

Paranoyaklarda bir belirti de göç etmektir. Düşmanlarından kurtulmak için evini, mahallesini, hatta memleketini değiştirir; mesleklerini bile değiştirenler vardır. Bu hastalara büyüklük fikirleri de gelir, kendisinin büyük bir hanedana mensup olduğunu, bundan dolayı düşman kazandığını söyler.

Paranoyaya uğramada soya çekimin yüzde 10 etkisi vardır. Kadınlarda âdet kesimi zamanında da başlayabilir. Zekâya pek dokunmadığı için bu gibi hastaların böbürlenir, kuruntulu görünüşleri içinde, pek çok büyük işlerde bulunanları vardır, krallık edenler bile görülmüştür.

Paranoya bazen sürekli hezeyanlardan çok nöbet nöbet de gelir. Meselâ normal görünen bir kimse birden peygamberliğini ilan etmeye kalkar, 2-3 ay sonra yeniden normal hale döner.

Paranoyada tedavi, hastayı bir hastaneye alarak yatışmasını, iyileşmesini sağlamaktır. Bu hastalar ilaç ve şok tedavisinden istifade etmektedirler.

Paranoya Çeşitleri

Paranoyanın esas belirtileri büyüklük taslama, böbürlenme, güvensizlik, başkalarından kötülük beklemek olmakla birlikte daha değişik şekilleri de vardır.

Bunlardan biri de “hak arama paranoyası” olup bugünkü yazımda bundan söz edeceğim.

Hak Arama Paranoyası

“Bu hastalığa uğrayanlar ömürlerini mahkemelerde, resmî dairelerde geçirirler. Bir arsa, ya da ev davasından olmayacak sonuçlar çıkararak haksızlığa uğradığına inanırlar. Böyle bir hasta yalanlarını öyle anlatır ki dinleyenler ona hiç de “mecnun” demez. Zekâsı yerindedir. Çok defa yalnız adlî hezeyanlar içinde yüzer gider. İyileşemeyen bu hastaların davalarını tamamlamaya, hakkını almaya ömürleri yetmez.”

Şimdi burada canlı bir örnek vermek istiyorum. Ömrü mahkemelerde hak aramakla geçen ve buna hala devam eden bir tanıdığım bakın bana hitaben yazdığı mesajda neler diyor:

“ATANUR'CUĞUM, GERÇEKTEN, ADALETTEN HAK VE HUKUKTAN YANA GERÇEKTEN ÇOK ACILAR ÇEKTİM. KİM KİME DUM DUMA HAVASI ESTİKCE ESİYOR. GERÇEK O Kİ GERÇEKTEN 5 DAVAYI KENDİM SÜRDÜRÜYORUM. VE AKLIN ALAMIYACAĞI ÇOK ÇİRKİNLİKLERİ BARINDIRIYOR DAVALARIM. BUNLARI TEK TEK KİTABIMDA BULACAKSINIZ BİR ZAMANLAR KAFAYI OYNATMAĞA AZ KALDI DEMİŞTİM… GERÇEKTEN ÖĞLE, CAN DOSTUM HAK, HUKUK VE ADALETİN ASGARİ ÖLÇÜLERDE DÜZENLİ İŞLEMESİ İÇİN HAKİM HAKİMLİĞİNİ, AVUKAT AVUKATLIĞINI, SAVCI DA SAVCILIĞINI BİLECEK. BUNLAR MUTLAKA DOĞRUNUN YANINDA YER ALACAK. MAHKEMELERDE ÇALIŞANLAR DA HADLERİNİ AŞMADAN GÖREVLERİNDE YANSIZ DOĞRUNUN DOĞRU EĞRİNİN EĞRİ OLDUĞUNU BİLEREK ADİL OLMAK ZORUNDALAR… BU TEMEL KURALLAR SANIRIM BİZİ GÜZELE, DOĞRUYA ULAŞTIRIR. YOKSA HADLERİNİ AŞANLARLA BİR YERE VARILAMAZ.”

Bu arkadaşıma yaptığım uyarılar hiçbir fayda etmemiştir.

Allah tüm hastalara şifa versin.

Şen ve esen kalın.

Dr. Atanur Yıldız

2 Haziran 2019

Kocaeli.

(Alıntılar: hayatpedi sitesi).

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 525
Toplam yorum
: 25
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 258
Kayıt tarihi
: 24.01.09
 
 

Tıp doktoru.  ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster