Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Aralık '06

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
472
 

Paranoyalarımın gerçekleşmesi!

Paranoyalarımın gerçekleşmesi!
 

Ben bir paranoyakmıyım? Yoksa çok mu öngörülüyüm! Mesela trafikte bunu çok düşünürüm. Sürücüler fren yaptıklarında durabilmeleri için hıza bağlı olarak daha ne kadar yol katedeceklerini hiç mi düşünmezler! Kızarım. Benim içinde olduğum araçtan yüksek bir aracın yanında isek nedense üstümüze devrileceğini düşünmekten kendimi alamam. Derken bir gün gazetede okurum: Yol çöktü, kamyon devrildi! olacak şeymi? Ama oluyor işte... Son derece modern olma iddiasındaki bir alışveriş merkezinde bir kaç gün arayla iki çocuk yürüyen merdiven korkuluklarından düşüp ölüyor. Bir kaç yıl oldu, Ankara'daki bir alışveriş merkezinde bir çocuğun üstüne raflar devrildi ve çocuk öldü.

Yani bir tek ben mi olacakları en korkunç hayal edip çekiniyorum. O kalabalık devasa marketlerdeki konserve kutusu yüklü 6 metrelik rafları düşünün. Raflar devrilmese sadece kutuların dengesi bozulsa ne feci şeyler olabilir.

Tepemizde vızır vızır gezen uçakları, helikopterleri düşünün! Brrr... Allaha emanet, derim ve ertesi gün gazete haberi okurum: Ataköy'lüler Atatürk Havalimanına yapılacak pist uzatmasına neden karşılar? Çünkü tehlikeliymiş, daha birkaç gün önce bir uçak motorlarına giren kuş sürülerinden dolayı kaza atlatmış, neredeyse Ataköy bloklarına düşecekmiş.

''Yeryüzünde öleceğini bilen tek yaratık insandır'' diye bir söz okumuştum. Evet sonuçta hepimiz bir gün öleceğiz. Ama tüm öngörüsüzlükleri kadere bağlamaya da isyan ediyorum. Köylük yerde gezmeye çıkar gibi, küçük çocukları başıboş bırakarak her tarafı her an bir tehlike yaratacak donanımlarla dolu şehirsel alanlarda Allaha emanet zaman geçirenlerde, evet eğitim düşüklüğü vardır da! Niye azıcık izan yoktur! Yani birazcık izan, birazcık düşünce sadece eğitimle mi alınıyor. İnsan olarak doğmuş olmanın birtakım güdüleri geliştirmekte hiç mi etkisi yok. Buradan mesela nüfus planlaması konusuna bile çok rahat geçilir (Bakamayacağın çocuğu doğurmanın ne kadar yanlış olduğunu insan kendi kendine de bulamazmı beyinsel yapısıyla! illa öğretmek mi gerekir?)

Metroya binmekten hiç hazzetmem. Nitekim geçenlerde tavanını deldiler, büyük bir kazadan şans eseri kurtulundu.

Bu fantastik olayları neye bağlayacağımı bilemiyorum. Koskoca deprem tehlikesi Demokles'in kılıcı gibi tepemizde sallanıp duruyor. Bizim umurumuzda değil. Bütün korku ve çekincelerim boşuna, ben ne diyorum!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

yaşamak, insanın hep korku ve endişe ile yaşaması bence mümkün değil, yapılması gereken olaylar karşısında alabileceğimiz maksimum tedbirleri almak olmalı diye düşünüyorum. Sağlıcakla kalın,, slm..

Mehmet EREN 
 17.12.2006 0:12
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 93
Toplam yorum
: 134
Toplam mesaj
: 32
Ort. okunma sayısı
: 1702
Kayıt tarihi
: 12.12.06
 
 

Ununu elemiş, eleğini henüz asmamış bir ''Mimar''ım. Hep özel sektörde çalıştım. Yoğun çalışma yılla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster