Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Şubat '08

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
215
 

Parayı kaybedersin

On otuzlarda uyandım. Temizliğimi yapıp üzerimi değiştirdim. Aşağıya indim. Annem ayakta. “Yusuf uyuyor.” Dedi. Saate bakıyorum. Babam bana “uyuyor diyorsan ben uyumuyorum.” Dedi. Mutfağa geçtim. Yarım ekmek ve peynirle kahvaltımı yaptım. Çayımı kattım. Televizyonun üzerinde duran birer ytl lik altı ytl harçlığımı aldım. Sol cebime koydum. Odama çıktım. Paramı masamın üst çekmecesine koydum. Biraz trt 1 deki Joey filmine baktım. Biraz kanal birin şehir ve sanat programındaki Kıraç konser fragmanını izledim.

On ikiler.Aşağı çay için indim. Babam o an mutfağa girmişti. Ben de girdim. Annem bulaşık yıkıyor. Babam “Mustafa çarşıya gidecen mi?” dedi. “Ne oldu da?” dedim. “Para bozduracan. Gidecen mi?” dedi. “Giderim.” Dedim. “Ne zaman gideyim.?” Diye sordum. “Ne zaman gidersen git.” Dedi. “Öğlen giderim. Boş olduğumda filan.” Dedim. “istediğin zaman git.” Dedi. “Parayı niye bozduracan?” dedim. Babam “işte.” Diyerek mutfaktan çıktı. Anneme sordu. “Parayı niye bozdurmak istiyor?” dedim. Annem “ne bileyim ben.” Dedi. Babam kapıyı açtı. Elli euro yu bana verdi. “elli euro yu niye bozduruyorsun?” dedim. Babam “paramız bitti. Ne yapalım?” dedi. “Parayı buraya koyayım. Giderken alırım. Benim cebimde ne olur ne olmaz.” Dedim.

On dörtler. Aşağıya indim. Babam oturuyor. “Babaparayı ver. İnternete gideceğim. Oradan geçerim.” Dedim. “Ne olur ne olmaz. Düşürür kaybedersin. İnternete git gel. Ondan sonra.” Dedi. “İyi.” Dedim. Dışarıya çıkıp begonya kafeye gittim. Bir ytl otuz kuruşluk internette uğraştım. Ücreti ödeyeceğim. Ramazan var. Müzik çalıyor. “Solcu müzik dinliyorsun demek.” Dedim. “Zaten müziği solcular güzel söylüyor.” Dedi. “Bir bahar ver.” Dedim. “Senden başka alan olmazsa baharı nasıl satarım.” Dedi. “Hep ben mi alıyorum?” dedim. “Senden başka arada alanlar da vvar. Sen sürekli alıyorsun.” Dedi. Sigaramı aldım. “Teşekkür ederim.” Dedim. Kafeden çıkıp eve geldim.

On dört kırklar. Babam oturuyor. “Baba çayımı içip hemen gideceğim.” Dedim. “Tamam.” Dedi. Odama çıktım. Montumu çıkardım. Kofcanımı alıp aşağıya indim. Çay kattım. Odama çıktım. Bir sigara yaktım. Sagopa’nın neyim var ki klibini vcd den izliyorum. Çayımı içtim. Montumu giyip aşağıya indim. Para yerinde yok. Anneme “para nerede. Parayı aldım mı?” dedim. “Sen aldıydın. Alıp götürdüğünü ben gördüm.” Dedi. “Aldım mı ki?” dedim. Sordum. “Babam nerede?” “Dışarıda kömür dolduruyor.” dedi. “Belki babam almıştır.” Dedim. Sonra “odama bir bakayım.” Diyerek oradan çıktım. Odama değil babama sormaya gittim. “Baba.” Diye seslendim. “Efendim..” dedi. Görünmüyordu. Sesi garajdan geliyordu. “Parayı yerinden sen mi aldın?” dedim. “Ben aldım. Dur vereyim.” Dedi. Geldi. Parayı verdi. Aldım. Odama çıkıp hazırlandım. Cümle mabeyne indim. Bisikletimi alıp çarşıya doğru yol aldım. İki ilk öğretime giden kız ortalarına kız kardeşini almış karda kaydırıyorlar. Karşıdan geliyorlardı. Önümde solda sarı battaniye ile bir genç kadın bebeğini hepic ettirmiş, elleri arkasında kenetli gidiyor. Çarşıya normal yoldan gidiyorum. Kümbetli camiden sağa döndüm. İlerideki kavşağa gelip çarşıya girdim. Pazar yeri açıktı. Kalabalık var. Bağkur çarşısının kenarlarına arabalar park etmiş. Önce sarraf bayrama girdim. Geç biri var. “Euro bozduracaktım.” Dedim. Genç yandaki masada oturuyor. “Türk paramız yok.” Dedi. “Oldu.” Dedim. Çıktım. Hemen sağda ilerideki sarraf yılmazlar a gittim. Orada ki çalışanda genç. “Euro bozduracaktım.” Dedim. Genç kasaya geldi. Hesap yaptı. Parayı sayıyor. “Fişte verin.” Dedim. Parayı verdi. Ardından fişi kesip bana uzattı. Aldım. “Çay içer misiniz?” dedi. “Sağ olun. İçmeyeyim.” Dedim. Sonra “teşekkürler. Hayırlı işler.” Dedim. Genç arkamdan “sağ olun.” Dedi. Oradan çıkıp bisikletime gittim. Karşı köşede seyyar satıcı var. Yanından itibaren sola doru arabalar duruyor. Karşı kaldırım önlerine de arabalar park etmiş. Bisikletime bindim. Geldiğim yolu takip ederek eve vardım. Eve girdim. Babam oturuyor. “Kuruşu kuruşuna seksen altı lira.” Dedim. Sordum. “Sen kaç lira hesapladın?” “Ben de aynı hesapladım.” Dedi. “Fişini de aldım.” Dedim. Verdim. “Babam “teşekkür ederim Mustafa.” Dedi. Oradan ayrılıp odama çıktım. Üzerimi değiştirip kofcanımla aşağıya indim. Babam “ ben Mustafa’ya teşekkür ettim miydi?” dedi. Annem “ettin.” Dedi. Mutfaktayım. Anneme “anne sen bana evde oturuyorsun. Hiçbir işe yaramıyorsun diyordun. Bak çarşıya para bozdurmaya gidip geldim. Bir işe yaradım.” Dedim. Annem “sağ ol.” Dedi. “İşe yarıyorum değil mi?” dedim. “Maşallah işe yarıyorsun.” Dedi. Çayımı alıp odama gittim.


Günlük Sahibi: Tuna Mustafa YAŞAR.

Tuna M Yasar bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 72
Toplam yorum
: 39
Toplam mesaj
: 18
Ort. okunma sayısı
: 470
Kayıt tarihi
: 13.09.07
 
 

İlköğretim mezunuyum. Müzik dinlemeyi severim. Çalışmıyorum...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster