Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Mayıs '15

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
215
 

Pardon ama neyin bayramı?

Pardon ama neyin bayramı?
 

1 Mayıs bugün...
İşçi Bayramı! 
İşçi ve Bayram...
Yan yana gelince pek örtüşmedi.
 
Yine günler öncesinden bir sürü tartışma, Taksim'de kutlama olacak, olmayacak! 
Bayram bu...Her ne kadar buna çok ihtiyaçları olsa da tatil; işçiler sadece 1 güncük tatil yapsınlar, evlerinde dinlensinler, bir sabah da geç kalksınlar, çocuklarını pikniğe götürsünler diye değil herhalde.
 
Her bayramın meydanlarda toplanmak, duyguları, düşünceleri paylaşmak, dikkati bir konuya çekmek ve aynı zamanda mesaj vererek, farkındalık yaratmak gibi bir amacı vardır ya da olmalı.
 
Kavga çıkarmadan, mala veya cana zarar vermeden, medeni biçimde kutlama yapmalı ve özgürce düşüncelerimizi, sorunlarımızı ifade etmemiz gerekir böyle günlerde.
Buna uygun ortamı sağlamak,muhattap alınmak, söz hakkı vermek ve " gerçekten" dinlemek, çözüm üretmek de bir ülkede demokrasi işliyorsa eğer yöneticilerin görevi.
 
Buna izin vermeyen ya da gereğini yapmayan kişiler, kurumlar hala iş başında ise neyin bayramını kutluyoruz? Onu anlamıyorum.
 
Geçen 1 Mayıs'ta da aynı filmi izledik. Bundan öncekilerde de...
 
Üstüne maden faciaları, asansör faciaları, medyaya intikal eden, etmeyen sayısız iş kazaları, emeğe saygısızlık, insana değer vermeme, hakkın ve adaletin yerini bulmadığı yürek burkan bir sürü olay yaşadık. Ne suçlu var, ne ceza var, ne iyileşme, ne de herhangi bir konuda bir gelişme...
 
Bence böyle günler; hep kendimizden başkalarını suçlamaktan, sadece konuşup, yazmaktan biraz daha fazlasını, biraz da kendi kendimizle hesaplaşmayı gerektiriyor. 
 
Bir iş yerinde patronsanız, sigortasız işçi çalıştırıyor musunuz mesela? Ya da primlerini tam ödüyor musunuz?
Olabilecek iş kazalarını önlemek için tedbir alıyor musunuz?
Yönetici iseniz çalışanlarınızı moral ve motivasyon olarak destekliyor musunuz? 
Evinde yardımcı çalıştıran bir hanımsanız, gün boyunca yapmasını istediğiniz işler kapasitesinin üstünde mi? 
Herkesin gündeliğini ya da maaşını tam ve zamanında ödüyor musunuz?
İşten çıkarırken her türlü hakkını ödemek konusunda etik davranabiliyor musunuz?
Çocuk işçi çalıştırıyor musunuz?
Çalışanların mesai saatlerini, tatil ve izinlerini ihlal ediyor musunuz?
Eşleri ev hanımı olan beyler! Hanımlarınızın üstündeki ağır yükü fark ediyor musunuz?
Kadın da erkek de akşam eve geldiklerinde gün boyunca birbirlerinin yaşadığı yorgunluk ve stresi anlamaya çalışıyorlar mı?
En önemlisi bir insanın emeğini ve kendisini görebiliyor, onun yerine kendinizi koyabiliyor, yaptığı işi ve çabasını güzel bir söz ya da davranışla takdir edebiliyor musunuz?
 
Hepimiz hayatımızın değişik yerlerinde; hizmet eden, hizmet edilen, emek sarfeden, işçi, patron,işvereniz aslında. Her gün yanımızdan onlarca, yüzlerce insan akıp, gidiyor.Bazılarıyla anlık karşılaşıyoruz, bazılarıyla birlikte yaşıyor, beraber çalışıyoruz. Hepsi de bir iş yapıyor. Metrodaki güvenlik görevlisi, gittiğimiz restoranda bize hizmet eden garson, marketteki kasiyer, evlere kan ter içinde su taşıyan, tüp taşıyan işçi, postanedeki memur, dükkandaki tezgahtar, yolu süpüren temizlik görevlisi, bindiğimiz taksinin, otobüsün şoförü ve daha bir çok meslekten insan...
 
Hepimiz birbirimiz için bir iş yapıyoruz. Hayatı daha kolay, daha güzel, daha konforlu kılmak için...Ama bırakın hakları, bazen bir gülümsemeyi, bir teşekkürü bile fazla görüyoruz birbirimize. Aslında kendimizi değerli ve işe yarar hissetmek, mutlu olmak için buna ihtiyaç var önce.
Emeğe saygıdan önce insana saygı gerek. Nezaket, incelik, anlayış...
Herkesin bu dünyada bir emeği, bir izi var. 
Önce insanı fark edersek emeğini de görebiliriz.
Değişim, tek tek her bireyin önce kendisinden başlayacağı bir şey. Büyük değişimler de sırayla arkadan geliyor.
Belki de bizim sorunumuz bu!
 
Emeğine yürek katan, değer veren, değer bilen herkesin İşçi Bayramı'nı kutluyorum ve herkesin emeğinin karşılığını maddi manevi aldığı bir düzenin önce kendi zihinlerimizde gerçekleşmesini diliyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

1 Mayıs nasıl unutulur. Ayrıca yeni tanımış olmakla ayrıca gururlandım. Mutluluklar diliyorum.

Şahin ÖZŞAHİN 
 04.05.2015 16:16
Cevap :
Bilmukabele...Çok teşekkürler!  05.05.2015 11:16
 

Şenlikli sevinçlerle bayram yerine dönüşmesi fena mı olurdu o güleryüzlü ve neşeli insanlarını unutmuş görkemli sokakların? Ne baskıllar ne de zulümler olsun isterim emeğin canına...Oldukça anlamlydı günceliniz Çiğdem hanım.Yüreğinize sağlık.Selam ve saygılarımla.

Abbas Oğuz 
 01.05.2015 15:14
Cevap :
Aynen katılıyorum hislerinize...inşallah o günleri de görelim.Teşekkür ederim, katkınız ve yorumunuz için...  01.05.2015 17:16
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 115
Toplam yorum
: 475
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 812
Kayıt tarihi
: 18.11.12
 
 

1967 yılında İstanbul'da doğdum.Hacettepe Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesinden 1988 yılınd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster