Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Kasım '12

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
23483
 

Pargalı İbrahim Paşa yoksa eşcinsel miydi?

Pargalı İbrahim Paşa yoksa eşcinsel miydi?
 

Pargalı


Pargalı İbrahim Paşa; Sultan Süleyman’ın padişahlığı sırasında Sadrazamlık, Anadolu ve Rumeli beylerbeyi, Seraskerlik ünvanıyla onurlandırılmış bir devlet adamı. Ayrıca Osmanlının yükselişinde, genişlemesinde büyük rol oynamış bir şahıs. Avrupada, Osmanlı’da ki yeniliklerin öncüsü, sanata tutukusuyla Osmanlıya Frenk yaşamını tanıtan devlet adamından başka sanatkar yönüyle’de tanılıyor.

Gücünü ortaya koyan en büyük ünvan ise; Sultan Süleyman tarafından Seraskerlik makamına getirildiğinde imparatorluğun o güne dek dört tuğla simgelenen gücünün yedi tuğa çıkarılması ve İbrahim Paşa'nın da altı tuğ taşımaya yetkili kılınmış olmasıdır. Padişahtan tek eksiği hilafet tuğuydu.

Parga yakınlarında ki bir köyden korsanlar tarafından kaçırılmış, Manisa’da dul bir kadına satılmış. Tesadüfen Sultan Süleymanla; Şehsadeliği sırasında sancakbeyi olarak görev yaptığı esnada Manisa’da tanışıp, kendini ona çok sevdirip yükselmeye başlayan yani sonradan görme birisinde bencillik istemeden’de olsa damarlarında hristiyan kanıyla beraber yüzmektedir.

Devlete hizmet ettiği yıllarda ‘’Egoizm’i’’ epeyce kendini belli edip, Avrupadan Osmanlıyı ziyarete gelen elçilere devlet adamlarına; Osmanlıyı ben yönetiyorum demye başlayıp adına kitaplar yazılmasını emretmesiyle açığa çıkmıştır. Sultan Süleyman buna ilk başlarda nedense pek ses çıkarmamıştır.

Aklımıza burada Sultanın neden bunlara ses çıkarmadığı geliyor. Burada iki neden kendilerini araştırılmaya yöneltiyor;

Birincisi: Bir çok avrupalının dediği gibi; Sultan kendini savaşçılığı kadar devlet işlerinde yeterli görmeyip İbrahim’den yararlanmak istemesi, aklına, yeteneğine vede güvenirliğine inanmasıdır.

İkincisi: İbrahim Paşa’yla duygusal bir yakınlığı olma ihtimalidir.

Hürrem Sultanın bir Paşayı kıskanmasında ki sebep’te bu ihtimali güçlendiriyor. İbrahim Paşa’da tıpkı Hürrem Sultan gibi Sultan Süleymanın sevgisinden yararlanıp, kendi ünvanını yükseltmeye çalışmış. Bu yolda ilerlerken bilgisini vede güvenirliğini her seferinde Sultana belli etmeye başarmıştır.

Şehsade Mustafa’yı açıkça desteklemesi, Hürrem Sultana nefretini doğrudan göstermesi akıllara soru işaretleri yerleştiriyor. Mustafa boğularak öldürüldüğünden sonra, Mahidevranla da pek ilgilenmemiş, yardımına koşmamış. Mahidevrana sevgisini de çıkarları üstüne kurduğu, kaynaklar açıkça kanıtlıyor. Problemi tahta kim çıksın? Kendine yakın birini çıkarma hevesinde değil, doğrudan Hürrem Sultanla olduğu düşünülmektedir. Bir Paşa Padişahına beş çocuk vermiş olan bir kadından neden nefret etsin? Onunla alıp veremediği ne varmış? Ünvan çekişmesinden ziyade Padişahı kıskanma duygusu mu? Bu olaylar; yoksa İbrahim Paşa ve Sultan Süleymanın arasın’da dostluktan mada başka bir yakınlaşma mı vardı diye düşündürüyor. Tarihçiler bunun hakkında ne der bilmiyorum. Bu düşüncemden istesemde kurtulamadığım için sizlerle paylaşmak istedim.

Pargalanın yazdığı aşk mektubları’da bir çok kaynaktan edindiğimiz bilgilere göre, kime gönderilmek istendiği yazmıyor. Bunun hakkında kaynaklar çok kısıtlı, yok denecek kadar azdır. Bu yüzden pargalının gerçek karısı Hatice Sultanmıymış yoksa Muhsine hatunmuymuş bilinmemekle kalmayıp, mektupları hiçbir zaman sahibine varmamıştır.

Pargalının Sultan Süleymanın gözünden düşmeye başladığı vede Sultandan ayrı çıktığı seferde yazdığı aşk mektubundan bir kaç satır:

Cennetle cehennem arasında bir yerdeyim ; Araftayım.
Benim ömrüm böyle mi nihayet bulacak.
Sizin yüzünüzü gördüğümde cennetinizin bahçeleri açılıyor.
Saadete doğru yürüyorum.
Sizden uzakta, cehennem ateşleri sarıyor ruhumu ..
Yanıyorum ..
Kadere isyan ediyorum.

Matbaaların gelişmemiş olduğu, internet’in kameraların olmadığı bir dönemi, yüzyıllar geçmiş bir dönemi bütün berraklığıyla günümüze taşımak çok zor, hatta ve hatta imkansızdır. Bu soruların gerçek cevabı da o zorlu süreç içinde kaybolup gidecek, her kafadan bir ses bir düşünce olarak kalacaktır.

Biz en iyisi Muhteşem Yüzyılı seyredelim. Gerçi pargalıyı her düşündüğümde beynimde Okan Yalabık olarak canlanıyor.

N.Isaac

https://twitter.com/Nazif_Isaac

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bence, "di" !

Ali Altınordu 
 30.11.2012 17:18
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 6
Toplam yorum
: 11
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 4235
Kayıt tarihi
: 26.09.12
 
 

Okur Yazarım, tasarımcıyım. Makedonya'da doğup büyüdüm, Almanya'da yaşıyorum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster