Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Mayıs '07

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
889
 

Paris, seni seviyorum

Paris, seni seviyorum
 

21 yönetmen ve 18 parça. Eklektik bir film ama episodik değil. Bütünde kültürolojik bir Paris panoraması umuluyor ama ortada yok.

Öncelikle, Paris hiçbir filmde birincil öğe değildi. Fransızca dili kimilerinde belki öyleydi ama mekan olarak Paris değildi.

Anafikirlerin tamamına yakını, ya daha önce kullanılmıştı, ya da ilk akla gelen çeşitten olduğu için basmakalıptı. Buradan çıkan sonuç şu: Yönetmenlere ısmarlama ve ödemeli film yaptırdığınızda, onların çoğu hile yapıyor.

Gerçekçilik aksıyordu: Bir Hristiyan-İslam aşkının sakilliğini düşünün, bir de zenci-zenci aşkının imkansızlığını. (Meraklısı için not: Gerçekçilik ikincisindedir.)

Verimlilik yüksekti, % 50’den çok. Bence övgüyü hak eden bir nokta bu.

En iyisi, Tom Tkywer’inkiydi. Muazzam bir kısa filmdi. Muazzam bir mecazdı: Bir körün kestirme yolu bilmesi.

Oyuncuların çok çeşitliliği insana hazımsızlık yaptırabilirdi. Ancak bundan böyle böylesi filmler de yapılabileceğini görmüş durumdayız.

Topluca anlam düşüktü. Diğer bir deyişle, öykü anlatımı aksıyordu. Öyküsüzlük soyutlaması için de toplam zayıftı.

Ancak, böylesi çalışmaların gösterdiği çok önemli bir nokta var: Kardeşim, bir filmi açıklamaya gerek yok ve kısa film uzun filmden çok daha işlevsel olabilir. Eskiden vardı, yeniden bir matinede birden çok film gösterin.

Film bittiğinde damağımda şarap tadı vardı, çünkü filmi seyrederken gerçekten şarap içiyordum ama içmeseydim de, o tad olacaktı: Sevmem ama sıcak şarap.

Sonuç: İnsanlık durumu, tam da bu parçalardan birkaçında (Tkywer, yaşlıların aşkı) belirtildiği üzere seyrediyor.

İkilem şurada:

Aynı yönetmenler, başka filmlerinde bunu ıskalıyor.

Ve:

Konuyu bunlardakinden çok daha yoğun ve doğrudan anlatmak mümkün. Örnekse, Tkywer’in çok yoğun anlatımlı filmi bile yarıya kısaltılabilirdi. (Burada, filmlerde üssel bir ölçek olduğu gözlemim şerh olsun.)

Sonuç: Herşeye karşın, valla bravo… Valla bis bis… Devamını isteriz.

Dipnotlar:

Bir: Konuyu taklit ettikleri belli olan İstanbul’culara yazıklar olsun.

İki: Gelecekbilim açısından, megakent çıkarsamaları için, tümüyle olumsuz (yani negasyon) örnekler veren bir film.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2216
Toplam yorum
: 1121
Toplam mesaj
: 127
Ort. okunma sayısı
: 510
Kayıt tarihi
: 16.08.06
 
 

Serbest yazarım. 1960 doğumluyum. BÜ İşletme mezunuyum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster