Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Haziran '21

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
42
 

Parlamenter Demokrasi mazide

Parlamenter Demokrasi mazide mi kaldı?

*

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçen gün, katıldığı TRT canlı yayınında, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı(1).

Yazmaya çalıştığım bloğumun içeriği ile ilgili olacağını düşündüğüm sorulardan biri, "Kritik kurumların yapısında bir değişiklik olup olmayacağı" ; Ayrıca, bu soru ile ilintili bir diğer soru da, "Parlamenter sistemin ebediyen kapatılıp kapatılmayacağı?" idi..

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye'nin bir değişim ve dönüşüm yaşadığını vurgulayarak" bu sorulara şu yanıtı verdi:

--  'Her siyasi partinin kendilerine ait hedefleri olduğunu'  belirterek, ''bizim hedefimiz de bu; biz 'parlamenter demokrasi sistemi'ni' geride bıraktık, onlar denendi. Denenmiş, denenmez" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, devamla, Mevlana'nın, "Dün dünde kaldı cancağazım, bugün yeni şeyler söylemek lazım" sözlerini anımsatarak, "Biz, şimdi, yeni şeyler söylemenin hesabı, gayreti içindeyiz" dedi.

*

"Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi" ve öncesi...

Ülkemizde, son zamanlarda ülke yönetiminin, muhalafet tarafından "diktatörlük" olduğu söylense de, bana göre "otoriter demokrasi"(x) sistemidir...

Geçmiş tarihimize kısa bir dönüş yaparsak, bu sistemin ya da benzerinin hiç de yabancısı olmadığımızı görürüz.

Prof. Dr. Şükrü Hanioğlu(xx), bir günlük gazeteye her hafta yazdığı yazılarından birinde, "Liberal değerlerle otoriterliği bağdaştırmaya çalışan bir yapılanmanın", Tanzimat sonrasından itibaren başladığını belirtmiştir.

Bu süreçte, bazen "liberal değerler" önem kazanırken bazen de "otoriterlik" tırmanmış; ama, "karma yapı" yani,"liberallik ve otoriter yapı" hep korunmuştur.

-- Örneğin, 1876 Birinci Meşrutiyet Anayasası(Kanun-u Esasi) ile bir "parlamento" tesisi edilmesine rağmen,"Padişah'ın mutlak otoritesi" devam etmiştir. Bu anlamda, "baskı ve aydınlanma" Padişah'ın izin verdiği ölçüde birlikte yürütülmüştür.

Erken Cumhuriyet döneminde, Mustafa  Kemal Atatürk'ün, talep ve talimatı ile, 12 Ağustos 1930'da kurulan Serbest Cumhuriyet Fırkası, "otoriter yapı" ve "liberalliği" birlikte götürmek amacını taşıyordu. Bu partinin kuruluş amacı ise, yalnızca CHP Fırkası'nı kontrol altına almaktı. Bu nedenle de, Atatürk, bu partiyi yakın arkadaşlarına kurdurmuştu--(2)

*

Bana göre, Atatürk'ün, "Tarz-ı İdaresi" ile Erdoğan'ın  "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi" arasında, "otoriterlik" açısından önemli bir fark yok...Her iki idare tarzında da, ülke insanını  "zora sokacak" fazla bir aşırılık yoktur...

Atatürk, cumhuriyeti kurarkan ve de Cumhuriyet sonrasındaki "devrim" niteliğindeki, "gelişim, değişim ve dönüşümleri"  gerçekleştirirken uyguladığı sistem budur.

Atatürk'ün, Erken Cumhuriyet  döneminde ve sonrasında, "demokrasi" sözcüğünü kullandığı yok gibidir...

1 Ararlık 1921'de şöyle diyordu(3): "Efendiler, bizim hükümetimiz demokratik bir hükümet değildir. Fakat, hakimiyet-i milliyeyi, irade-i milliyeyi yegane tecelli ettiren bir hükümettir. İlmi ve içtima-i noktasından ifade etmek lazım gelirse Halk Hükümeti deriz".(3)

*

S O N U Ç... 

Şu anda Türkiye, Cumhuriyet'in kuruluş öncesi zamanından pek farklıolmayan bir durum içindedir. Bu durumun üstesinden gelemek, bana göre, herkesin farklı açılardan baktığı, tanımladığı, değerlendirdiği "demokrasi" ile mümkün değildir.

Olağanüstü durumlarda, olağanüstü önlemler alınmalıdır..."Öncelikli" ve "büyük ideallere" ulaşmak için "demokrasi"den taviz vermek anlamlı görülebilir(4).

Atatürk'ten sonra, Türkiye'yi yönetenlerin yapmış olduğu en emli yanlışlardan biri, seçimlerde bir kaç oy fazla almak için, "halka yararlı olanları" değil de popülist bir yaklaşımla, "yeter ki iktidara gelelim" diyerek, -sonucu ne olursa olsun "halkın istediklerini" vaat etmeleridir.

Cumhuriyeti kuranların, "Tarz-ı İdare" şeklinin esası olan "Kuvvetler Ayrılığı" ilkesinin uygulanmasını kimse arzu etmez...Ama, "iki benzemez" ya da "üç benzemez" ile yapılacak "birliktelikler", "ittifaklar" ve "koalisyonlarla" bu işin üstesinden gelinmez.

Son sözüm: 

Yeni durumlar karşısında yeni daranışlar yapabilmek, önce "zeka"; sonra da , "yetenek" ve "cesaret" işidir...

 

cdenizkent

 

------------------------ :

(1) NTV / Haberler / Türkiye Haberleri /  Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Artık Parlamenter demokrasi bizim için mazi oldu"(ntv.com.tr - Anadolu Ajansı, 02.06.2021)

(x)  Siyasi Tarih'te böyle bir sistem var mı, bilmiyorum..Bilen varsa, kaynak göstererek bana da ulaştırmasını rica ederim.

(2) Cemil Koçak, "Siyasi Tarih", Sina Akşin Yönetimi'nde Türkiye Tarihi-4, İstanbul: 1989, s.107

(3) M.Kemal Atatürk, Söylev ve Demeçler, Cilt I, s.211

(4) M. Şükrü Hanioğlu, 'Karma' Demokrasimiz Fabrika Ayarı mı?", Sabah Gazetesi, 27 Nisan 2014

 

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 973
Toplam yorum
: 2471
Toplam mesaj
: 64
Ort. okunma sayısı
: 1389
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimi İstanbul'da tamamladım. İstanbul Üniversitesi'nde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster