Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Kamu Yönetimi Bilim Uzmanı ABDULLAH BEDELOĞLU

http://blog.milliyet.com.tr/abdullahbedeloglu

12 Şubat '21

 
Kategori
Hukuk
Okunma Sayısı
25
 

Parlamenter sistem gelir mi

TÜRKİYE’YE PARLAMENTER SİSTEM NASIL GELİR?
 
Cumhurbaşkanlığı sistemi ile Türkiye’ye parlamenter sistem geldi. Daha önce parlamenter sistem yoktu. Azınlığa çoğunluk verip parlamentonun( Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin) yasama hakkını elinden alıp azınlığa, hükümete veren sistem vardı.
 
Meclis hükümet sistemi 23 Nisan 1920’deki yönetim şekliydi. 12 Eylül 1980 İhtilalcilerinin anayasası da aynı anlayışa hizmet etti.  Başkanlık sistemi, cumhurbaşkanını halkın %50+1 ile seçilme hakkı verilmesi ile parlamenter sistemin önü açıldı. Ülkede daha önce olmayan parlamenter sistem oluştu. Hukuki prosedürü(USULLERİ) olmadığı halde parlamenter sistem lider uzlaşmaları özellikle CHP ve lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun özel gayretleri ile oldu. Devlet Bahçeli ve Erdoğan’ın özel gayretleri ile oluştu.
 
Parlamenter sistem yasama yetkisinin yasama organında olduğu sistemdir. Yasamanın çoğunluğun elinde olduğu bir sistemdir. Parlamenter sisteminin önündeki engel %10 barajı sistemidir. Niçin %10 barajı geldi? Türkiye’yi iktidarsız ve hükümetsiz bırakmamak için geldi. Cumhurbaşkanını halkın seçmesi bu sorunu ortadan kaldırdı. Artık hükümetsiz, cumhurbaşkansız kalma ihtimali kalktı. Bu sebeple parlamenter sistem önündeki tek engel %10 barajı kaldı. Yüzde on barajı kalkınca parlamenter sistem gelmiş olacaktır. Yüzde on barajı kalkınca yasama yetkisi yasama organında kalmış olacak.
 
De fakto, "gerçekte", "uygulamada", "fiilen", "fiilî" ya da "pratikte" anlamında kullanılan Latince deyiş. "Kanuna göre" veya "hukukî olarak" anlamına gelen "de jure" ile karşıt olarak sıkça kullanılır. Yasal bir durum tartışılırken, "de jure" kavramı, konu hakkında kanunların ne söylediğini, "de facto" kavramı ise gerçek hayatta uygulamanın nasıl olduğunu belirtir. Bu uygulama, yasal olabilir ya da olmayabilir.
 
Totaliter tutuma karşı tepki duyan siyasi partiler %10 barajını delme uzlaşıları yaptı. Fiilen gerçekte parti uzlaşmaları ile %10 barajı kaldırılmış oldu.
 
Bunun sürdürülebilirliğinin önüne geçmek için uzlaşı yapan siyasal kurum ve kişileri ihanet ile suçlama abluka altına alma politikaları mı yapılmaktadır?
 
Rahmetli Cesur Yürek Prof.Bakır Çağlar hocama ithaf olunur.Ruhu şad mekanı cennet olsun.
 
 
1983 yılında bu konuya parmak basmıs.Yasama organının yasama yetkisinin elinden alınıp hükümete verilmesi demek parlamenter sistemin kaldırılması demektir.Totaliter bir rejimin oluşması demektir. "Seçim kanununun parlamenter sistemi kaldıracağını, gelen iktidarın anayasal düzeni değiştirip totaliter yönetime dönüştüreceğini meclisin elinden yasama yetkisini alıp fermanla yöneteceğini buna engel olacak güç yok."Demişti. Ben hayır var. Ordu bunların olmasına izin vermez.İhtilal ile siyasi iktidarı devirir demiştim.Ordu engel olamadı. Muhalif olanlar genel kurmay başkanı dahil sivil, asker, bürokrat hapse atıldı.Cumhurbaşkanlığı makamını  parlamenter sistemin yegane güvencesi olarak görenler de Özal'ın cumhurbaşkanlığı ile o güvenlerini de yitirdiler. Uluslararası hukuk güvenliği de yasama organının baskılanmasına engel olamadı.
Bizim anayasa hukuku hocamız 1983 yılında 1982 anayasasının totaliter rejime sebep olacağını öyle olduğunda kim direnecek Anayasa mahkemesi mi direnecek?Siyasi partiler mi direnecek?Millet silahlı kuvvetlere inanırdı?İhtilal mi bekleyecekler? Soruya daha açıklık getirirsem, yürütme yasamanın yetkisini elinden alırsa parlamentoda üstün çoğunluğu ele geçirirse ne olur?Çoğulcu demokratik sistem, kuvvetler ayrılığı ortadan kalkar. Fermanla yönetilen devlet şekline döner.2018 öncesi böyleydi.Parlamento değil yürütme yasama yetkisine sahipti.%10 barajı çoğulculuğu kaldırmıştı.Başkanlık sistemi ile seçim öncesi ittifaklar durumu değiştirdi. Yargıya gelince yargı cumhurbaşkanlığına bağlı, cumhurbaşkanı iktidarın,yürütmenin başı, bugün nasılsa dün de aynı idi.Değişen bir şey yoktu.Fransız, Amerikan sistemi ayrımına girmeyeceğim. Söyleyeceğim tek şey keşke Fransız Sistemi olduğu gibi kabul edilseydi.Muhalefet o zaman abuk subuk eleştiride bulunamazdı. Parlamenter sistem yok diye bağıramazdı.Dünkünden daha çok parlamenter sistem var bugün. Ama sürdürülebilirliği zor. Çoğulcu demokratik sistemi ve parlamenterizmi yaşatmak için yüzde on barajı kaldırılmalı ya da yüzde 5'e indirilmeli.
Herhalde kabul edersiniz ki Türk siyasal hayatında en büyük kırılma CHP ve DYP'nin sonrasında DSP,ANAP MHP'nin %10 barajı altında kalması idi. Baraj %5'e indiğinde veya kalktığında böylesi kırılma ve siyasi depremler olmaz.Aynı türden siyasi depremler olur mu? AKP ve MHP barajın altında kalırsa ne olur? Sürpriz iktidar gelir mi?Turgut Özal cumhurbaşkanı oldu, ANAP eridi. Demirel cumhurbaşkanı oldu, DYP eridi. Erdoğan cumhurbaşkanı oldu, AKP mi eriyecek?
Abdullah Bedeloğlu
 
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 151
Toplam yorum
: 32
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 2159
Kayıt tarihi
: 13.01.10
 
 

İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi, Muğla Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Yü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster