Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Kasım '13

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
1482
 

Parlayan yıldız ve büyük müttefik Kürdistan!

Parlayan yıldız ve büyük müttefik Kürdistan!
 

11 Eylül 2001 ‘tarihinde, Amerika’da Dünya ticaret merkezine düzenlenen büyük terör saldırısının ana çıkış noktası kabul edilebileceği olay ile birlikte denilebilir ki; hem bugün ve hem de gelecek için Ortadoğu haritasının dizaynı adına  adeta düğmeye basıldı.

 

Bu süreçte Amerika, 11 Eylül saldırısını bahane ederek Irak’a 20 Mart 2003’te II. Körfez savaşı da denilen büyük saldırıyı başlattı.

 

Saddam güçleri, kuzeyden Kürtler tarafından adeta abluka altına alınırken, Amerika’nın başlatmış olduğu büyük operasyona karşı fazla direnemedi ve 24 yıllık Saddam iktidarı yıkılmış oldu.

 

Yıllarca Irak Baas rejiminin asimilasyon ve baskısı altında yaşayan Kürtler, bu tarihten sonra denilebilir ki merkezi Irak yönetiminden adeta kopuşun startını verdiler.

 

Erbil Merkezli Kürdistan bölgesel yönetimi, ilk iş olarak bölgenin en etkin Kürt siyasal hareketi olan Barzani’nin KDP’si ile Talabani’nin NYK’si arasındaki gerilime son verecek antlaşmalar imzalayıp, Kürdistan bölgesinin geleceği için ortak hareket etme kararı aldılar.

 

Barzani, Kürdistan bölgesel yönetiminin başına geçerken, Talabani ise Irak’ın seçimle gelen ilk (Kürt) Cumhurbaşkanı oluyordu.

 

Kürtler, yüz yıllardır bölgede farklı dört devlet tarafından baskı ve asimilasyon politikalarına uğramış olmanın vermiş olduğu acı tecrübelerle adeta ayaklarına gelen bu fırsatı kısa sürede değerlendirmeyi bildiler.

 

Erbil yönetimi, başta Türkiye’li şirketler olmak üzere uluslar arası birçok şirkete kapılarını açıp, Kürdistan bölgesinin yeniden inşası için yoğun diplomatik faaliyetlere ağırlık verdi.

Özellikle Türkiye’den giden firmaların sayısı; Kürdistan bölgesel yönetimi ticaret bakanlığının vermiş olduğu verilere göre ,% 70’lik bir büyük orana ulaşmış durumda.

 

Bu rakam kuşku yok ki, özellikle Türk siyasetinin Kürt liderlere karşı evvelden takınmış olduğu kibirli tavrın aslında ülke ekonomisini ne denli zarara uğrattığının adeta göstergesi niteliğindedir.

 

Irak’ın, Dünyanın en çok petrol ihraç eden üçüncü, doğal gaz’da ise onuncu ülkesi olduğu gerçeğini göz önünde bulundurup ve tüm bu zenginliklerin yarısının Kürdistan bölgesel yönetiminin denetiminde olma gerçeğini de eklersek tablonun netliği açısından daha tatmin edici olacaktır.

 

Erbil ve Bağdat arasında özellikle petrol satışı konusunda büyük ihtilaflar var.

Merkezi Irak yönetimi, bölgesel Kürt yönetiminin Irak anayasasında yer alan” Irak petrolü, ülkenin milli servetidir ve merkezi hükümetin kontrolündedir” maddesini ihlal edip, petrol satışı yapamayacağı konusunda ihtar da bulunsa da; Erbil yönetimi, Bağdat’ın Kürt bölgesinden çıkartılan petrolden kendisine verilen % 17’lik payı az bulup Bağdat’a adeta resti çekmiş durumda.

 

Erbil yönetimi, özellikle Türkiye’nin Bağdat’a karşı desteğini de arkasına alarak Ankara ile peş peşe diplomatik hamlelere girişti, işte tam da bu dönem de Türkiye’nin 30 yıldır aralıksız savaştığı PKK ile Barzani’nin büyük katkıları ile çatışmasızlık noktasında anlaşmaya varıldı.

 

Türkiye, hem güvenlik ve hem de ekonomik bağlamda kendisine büyük bir sıçratma yaşatacak Kürt yönetimini adeta el üstünde tutmaya gayret etti.

 

Son olarak Kürdistan başbakanı; Neçirvan Barzani’in, en üst düzeyde gerçekleşen Ankara ziyareti ile Türkiye’nin hem petrol ve hem de doğalgaz konusundaki sıkıntılarını önümüzdeki süreçte büyük ölçüde giderecek antlaşmalar yapıldı.

 

 Kürdistan ve Türkiye arasında yapılması düşünülen petrol ve doğalgaz boru hatları ile özellikle Türkiye’ye yıllık 10 milyar metreküp doğalgaz akışının sağlanacağı mutabakatına varıldı.

Doğal gaz konusunda defalarca İran ve Rusya’nın kaprislerine maruz kalan Ankara yönetimi, böylece Kürt doğalgazı ile bu dertten de kurtulmuş olup, belki de ileride bölgenin petrol zengini ülkeleri arasına girebilecektir.

 

Ankara’nın bu kazanımlarının karşı tarafa kazanımı da kuşkusuz hafife alınacak cinsten değil.

Kürdistan yönetimi, Ankara ile yapmış olduğu bu antlaşmalarla hem ülkeye yüz milyar dolarlarla ancak hesaplanabilecek bir para akışı sağlarken ve hem de adeta bölgenin ikinci “Dubai” si olma yolunda emin adımlarla ilerlemenin yolunu açmış oluyor.

 

Öte yandan Kürt yönetimi, bu hamle ile özellikle Uluslar arası arenada büyük bir prestij sağlamış olmakta ve kuvvetle muhtemel belki önümüzdeki on yıl içinde Ankara’nın desteği ile bağımsız Kürdistan için bir zemin oluşturulmuş oluyor.

 

Tüm bu olumlu tablonun yanında, hâlihazırda Kürtler adına rahatsız verici olan tek gelişme PYD ile yaşanan gerilim.

Barzani ve PYD lideri Salih Müslim arasında yaşanan gerilimin uzlaşı yolu ile haledilmesi; başta Kürtler olmak üzere bölge dengeleri açısından oldukça önemlidir.

Barzani’nin Rojava’da “alan çalışması” yapma noktasında PYD tarafından engellendiğinden şikayetçi olduğunu bilmeyen yok, PYD ise Erbil yönetiminden gerekli maddi desteği alamamak ve sınır kapılarının kapalı tutulmasından şikâyetçi.

 

Muhtemelen önümüzdeki günlerde Ankara’da yapılması planlanan ve bölgedeki tüm Kürt hareketlerinin katılacağı toplantıda bu sorun masaya yatırılır ve çözülür.

Erbil yönetiminin güç kaybetmesi bilinmelidir ki en çok Ankara’ya zarar verir.

Ayrıca Ankara ise, PYD’yi dışlama gafletine bulunursa, mevcut avantajlı durumunu adeta pusuya yatmış olan bölgenin diğer önemli gücü Tahran’a kaybetmiş olacak.

 

Tahran yönetiminin, tam da bu dönemde Rojava’nın başkenti sayılabilecek Qmişlo’da bir temsilcilik açmak için harekete geçtiğini gözden kaçırmamak lazım.

PYD ve Erbil yönetiminin bu gerilimi daha da tırmandırmaları durumunda, önümüze benzeri halen kuzey ve güney Kore diye ikiye ayrılan düşman kardeşler oluşumunu bölgede yaratabilir ve böylesi bir durumda kaybeden Kürtler olur.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 166
Toplam yorum
: 82
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 519
Kayıt tarihi
: 02.09.09
 
 

Batmanın Beşiri ilçesinde doğdum, Mersinde yaşıyorum, edebiyata ilgi duyuyorum, yerel ve ulusal d..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster