Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Nisan '16

 
Kategori
Ekonomi - Finans
Okunma Sayısı
323
 

Partisiz parlamenter sistem neden gereklidir? // Türk insanlık devrimi // Atatürk ruhu

Partisiz parlamenter sistem neden gereklidir? // Türk insanlık devrimi // Atatürk ruhu
 

Partisiz Parlamenter Sistem Neden Gereklidir? // Türk İnsanlık Devrimi // Atatürk ruhu Önder Karaçay

Her seçimde kimi seçelim diye oylar yanlış tarafa gitmiyor mu? Gidiyor!

İşte yazıma böyle can alıcı bir soru ve tespitle başladım ki ne demek istediğimiz çok net anlaşılsın.

Böyle bir soru akla geliyorsa; orada bir seçeneksizlik söz konusudur. Yani kendini temsil edeni seçemiyorsun demektir.

O zaman asil sensen ve seçilen seni temsil için seçilmişse ve etmiyorsa, ettiğine de inanmıyor, bu seferde bunu deneyelim hep diyor ve yenilgi ile dayak diyorsak sorun sende kardeşim.

Neden diyenleri duyar gibiyim.

Çünkü; okumak, düşünmek ve fikir üreterek üretilen fikirle eyleme geçmeyen tüm toplumlarda tavukların yumurtası habersiz şekilde seni temsil edenler tarafında çalınır ve senin izin verdiğinin bile farkına varmaz. Sadece yakınır durursun. Yakınmak içinde sosyal medya gibi gaz alma ortamı yaparlar. Sadece psikolojik olarak rahatlamanın ötesine geçemezsiniz.

Öyleyse sorun ne? Sorun 12 Eylül ürünü Siyasi Partiler Yasasıdır ve 2002 yılında tüzüğünde yazmasına rağmen bu yasayı değiştirmeyen proje partisi ve buna 14 yıldır oy verenler ile bu projeye destek olan muhalefete oy verenlerdir.

Haklılar sandığa gitmeyenler ve gitse bile hiçbir siyasi partiye oy vermeyenlerdir.

Bu ne demektir?

Siyasi partiler diktalar tarafından yönetilmektedir. Kendilerini seçecek üyeleri kendileri belirler sonra parti içi demokrasi adına oyun oynanır kurultay oyunlarında rakipler ağır yenilgi alır ve dikta düzeni devam eder.

Siyasi partilerin tamamı bu diktayla yönetilen bir ülkede demokrasiden bahsedenin niyetinden şüphe etmeyenin niyetinden şüphe edilmelidir.

% 10 baraj rezaleti de zaten çok radikal görüşlerin meclise girip dikta sisteminin rahatsız edilmemesi içindir.

Son 35 yıldır biz kiminle içte ve dışta savaştığımızın farkına sanırım yazılarımı okuyanlar varmışlardır.

Geçmiş günlerde paylaştım. Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı 21 Aralık 2015 tarihinde rahmetli oldu. Kendisi ülkemizin büyük sermayesi adına dünyanın gizli derin devletine üyeydi. Siyasi partilerden (Örneğin Atatürk’ün kurduğu yalnız Atatürk adına hiçbir fikrinin kalmadığı Cumhuriyet Halk Partisinden) bazılarını, bazı gazeteci ve iş adamlarını bu gizli dünya derin devletine davet ediyordu.

Soru; Türkiye Cumhuriyetinde Derin Devletin başı sermaye miydi? Değilse yukarıdaki paragrafta yazdığım rezaleti kim nasıl açıklayabilecek?

Açıklanacak bir durumu yoktur. Çare bellidir. Siyaset, sermaye ve din adına ülkemiz ve milletimizi bölüp parçalamak ve yönetmek için bir çete vardır. Ve bu çeteyi bir sırla 45 yıllık ömründe takip edip kitapla çökerten ve kitabıyla ilk kurşunu sıkarak Türk Milletiyle yürek meydanında vatanın ve milletimizin kurtarılması için Atatürk ruhu olarak yola koyulmuştur.

Macun tüpten boşalmıştır artık. O macun o tüpe geri girmez. Sonuna kadar bu çete temizlenecek.

Kitabım Mobbıng Bank Skandalbank’ın Skandalları Türk Fırtınası Atatürk’ün NUTUK sonrası yarım kalan İnsanlık Devrimini tamamlamak için bir sırla yazılmıştır.

Bu sırrın şiirlerini http://www.antoloji.com ve http://www.edebiyatdefteri.com ve benzeri sosyal ağlarda yazdım. Zaman zaman ihtiyaç olduğunda yine paylaşıyorum.

Çözüm nedir o zaman?

Çözüm Türk Milletinin kendi kendini yönetmesi için PARTİSİZ PARLAMENTER SİSTEM ile Türkiye Büyük Millet Meclisini seçmesi ve her ilden gelen vekillerle de bir kadın, bir erkek Türk Devlet Başkanlığı makamını temsil edecek iki adayı TBMM’si seçecek. Ayrıca Türk Devlet Başkanlığı makamına bağlı ve her hafta toplantı ile gündem için bakanlar ve bakanlar kurulu olacaktır. Bu kadar basittir.

Türk Milleti her gün siyaset konuşmak istemiyor ve bıktı. Çünkü dünün Başbakanı her gün bir gündem ile milletimizi oyalayarak yumurtaların çalınmasına yol açıyordu. Bugün yine sanki ülkede muhtarlarla görüşecek hiçbir kimse yokmuş gibi bilmem kaçıncı muhtarlar toplantısı gibi bir komedi yaşanmaktadır.

Bunun amacı da bellidir. Yalnız şu unutulmasın muhtarlar milletin oyunun sahibi değildir. Kendileri de millet tarafından seçilmiş olup, burada dönen kirli bir oyunun aleti olmamalıdırlar.

Sandık // Türk Devrimi Şiirleri // Önder Karaçay

Kendini yönetemeyenleri yönetirler diye kendimizi yönetmek için;
Hayatımız boyunca sandığa oy attık,
Sandığa her attığımız oyu demokrasi,
Oy verdiklerimizi de bizi temsil ediyorlar sandık!

Birileri tarafından kodlanmış kişiler oy istediler oy sözü verdik,
Bizi temsil etme sözü verdiler, söz aldık,
Bizi adam yerine koyup vekâletimizin sözünü tutarlar sandık!
İnandık, kandık, kandırıldık!

Sandıktan çıkanı biz sandık…
Ne sandığa attığımız oyumuza sahip çıktık,
Ne de sandığı açtıktan sonra sandıktan çıkana!
Önümüze sandığı koyan sandıktan çıkanın ne olduğunu söyledi,
Çıkanı doğru sandık.

İnsanlık tarihi hiçbir zaman yozlaşmış,
Temsili sistemle değişime uğramamıştır,
Sandığın fetiş tapınır bir hale gelmiş haliyle,
Seçeneksiz bir zorlamaya maruz kalmış olmamıza ne demeli?
Alternatifi bile seçenek aratırken!
Çünkü sandığı demokrasinin tek ve olmazsa olmazı sandık!

Sorunlu temsili sistemin tarihi sıkıntı üreten gerçekleri ortadayken,
Bu yalana bir şölen gibi alkış tutuyorken,
Barajlara, barikatlara takıldık kaldık!
Nereye destek adına millete baraj kuran bir sisteme adil dedik.

Birileri millete benim seçtiklerimi seçeceksiniz dedi,
Biz kimi seçtiğimizi bilemedik!
Çoğunluğun hangi yöntemle elde edildiğine bakılmadan,
O çoğunluğa karşı çıkanlara saygısızlık yaptık.
Aldatmacalarla insanlar pasifize ediliyorsa,
Orada ne temsili demokrasi vardır ne de sandık!

Sandığın dışında da demokrasiler ve örnekler var unutulmamalıdır,
Hangi sandıktan polis devleti şiddeti çıktı ki?
Dünyanın en güzel gözlü, en güzel yüzlü,
En güzel yürekli insanlarına acı su sıktı?
Kendine gelince baraj, halka eziyet etmeye gelince baraj, barikat,
Halkın attırdığı geri attırdığı adımları gel de bırak at,
Tarih çok iyi bilir, halkın kimlere, nasıl geri adımlar attırdığını?
Temsili demokrasi parmak hesabı olmayıp,
Mücadeleyi temsile taşıyabilmektir,
Yaşadığı zamanın ruhunun dışına çıkamayanlar,
Yüzünden sandıkta kaybetmeyi hep mahkûm sandık!

Siyasetçiler oy isterken konuştular yalnız hiçbir şey söylemediler,
Seçmenler dinlediler yalnız neyi söylemediğini anlamadılar,
Ve bu sebeple doğru seçim yapamadılar,
Parasız insanları kullandılar,
Paralı insanları parayla özgür yaptılar,
Yetkiyi kimden aldılar bu yetkiyi kimin çıkarı için kullandılar?
Yine de sandık dediler.

Önder Karaçay

Mobbing Bank Türk Fırtınası Olay ve Sır Kitabın Yazarı

Abdülkadir Güler bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Doğu Perinçekin partisi de olmayacak mı??

ali açıköz 
 13.06.2016 17:23
 

Öneriniz üzerine bu yazınızı okudum ancak partisiz parlamenter sistemin nasıl işleyeceği hakkında bir fikir göremedim. Parti olmayınca herkes aday olabilir demektir. Bu durumda da herkes hem aday olur hem de kendisine oy verirse milyonlarca kişilik meclis mi olacak? Bence sorun demokrasinin kendisinde ve vekillerin kendi çıkarlarını düşünüp halkın çıkarlarını düşünmemesindedir. Çözüm ise devleti kim yönetirse yönetsin 1= Güçler ayrımı ilkesininin 2= Hukukun üstünlüğü ilkelerinin hayata geçirilmesidir. Bunlar sağlanmadığı müddetçe haksızlık, hukuksuzluk ve yolsuzluklar son bulmaz. Sevgi ve selamlarımla

Matilla 
 13.06.2016 14:27
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 173
Toplam yorum
: 24
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 172
Kayıt tarihi
: 09.07.14
 
 

Türkçe'nin en iyi duygu dili olduğuna inanmaktadır.  Yazı ve şiirlerinde insanın bulunduğu toplum..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster