Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Aralık '08

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
825
 

Patlayan balon değildi.

Patlayan balon değildi.
 

Elinde dosyalar, grafik bilgiler, üstüne doğalgaz sayaçları.

Hazırlıklıydı.

Sayın Gökçek oldukça detaylı hazırlanmıştı.

Kararlıydı da…

Balonu patlatacaktı.

Kendisi patladı.

Halkın ne kadarını temsil ettiğimi bilemiyorum. Ama içinde olduğumu sandığım grupla, Gökçek’in “artık” hiç anlaşabileceğini düşünmüyorum.

Karşısındakini konuşturmamaya çalışan üslup, toplum vicdanını çatlatan bir yaklaşımdır. Sayın Gökçek tarafından özellikle seçilen bu üslup, daha oturumun başlangıç aşamasından itibaren rakibini, dolaysız olarak izleyici psikolojisinin korumalı kucağına itmiştir.

Öteden beri, içinde bulunduğu bütün oturumların dozunu kavga düzeyine çekme gibi başarılı! bir eğilimi olduğunu herkesçe paylaşılmaktadır. Ne var ki, içinde bulunduğu oturumda rakibinin omurgalı olduğu kadar serinkanlı duruşunu hiç hesaplamadığı kanısındayım.

Uğur Dündar’ı etki altına almak için yaptığı laf oyunlarının ise neredeyse başarısız sahne tiratlarına dönüştüğünü düşünüyorum. Sanki alışkın olduğu seyirci kitlesinden oldukça uzak olması sebebiyle aslında olmayan alkışları duyamayan eski ve zamana yenik düşmüş bir aktör görünümündeydi.

Bu psikolojiyle programdan düşmemek için çoğunlukla sırasını beklemeden saldırmayı, Dündar’ın müdahaleleriyle durulduğunda ise mahzunlaştığını düşünüyorum. Ancak bu, seyirci tarafından kucaklanan bir mahzunlaşma değildir. Aksine, rakibinin izleyenlerce beğenildiğini düşünen, artık bu beyefendi insanı kendisi de beğenmektedir, anlık psikolojik gelgitin program süresince beyninde yer etmesidir.

Gökçek, kendisinden yana taraf koyanları tarafsız, tarafsız olanları taraflı, taraflı olanları ise düşman olarak görme eğilimindedir. En azından bu oturumda böyle bir izlenim vermiştir. Fakat kendisini asıl rahatsız edenin, bir dönem daha belediye başkanlığına aday gösterileceğine olan inançsızlığı olduğunu düşünmekteyim. Kendisi de, aday gösterildiğinde, başkanlığı kazanacağından pek emin değildir.

Verilen izlenim budur.

Oturumun, her ne kadar amaca hizmet etmekten uzak gibi görülse de, taraflı tarafsız tüm İzleyiciler için önemli bir deneyim olduğunu düşünüyorum. Çünkü Kılıçdaroğlu sakin yapısıyla izleyiciye ilişki kurulabilecek seçenekler sunmuştur. İzleyici sayaçlardan fazla para alındığına inanmıştır. Daha önce inanmayanlar ikna olmuştur. İnananlar ve ikna olanlar sayaç fiyatlarıyla, örneğin dağıtılan meccani kömürleri aynı cümlede kullanmaya başlamışlardır.

Sayın Dündar’ın bir daha Gökçek ile aynı oturumda olmak istemeyişine hak vermişlerdir. Farkında olmadan bolca, Gökçek ve Kılıçdaroğlu’nun yerlerine geçerek duygudaşlık yapmışlardır. Yalnız kendilerinin değil, Melih Beyi aday göstermeyi düşünenlerin de güvenlerini yitirdiklerini düşünmüşlerdir.

Sayın Gökçek sadece kendisini değil, sanırım siyasi geleceğini de patlatmıştır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yakın zamana kadar baskın basanındı gibisinden bir anlayış geçerliydi. Bu anlayış sayesindedir ki Melih Gökçek yıllarca bir çok oturumda istediğini kopardı. İstediği hedefi tutturdu. Lakin Melih Gökçek'in psikolojisini iyi etüd etmiş olan Kılıçdaroğlu soğukkanlı ve kendinden emin kişiliği ile Gökçek'in kendi kendisini vurmasına neden oldu. Bana göre Kılıçdaroğlu çok fazla şey söylemedi. Sadece söylemesi gerekeni söyledi. Ama Gökçek kendi kişiliğinin yansıması olan farfaraları yaparak izleyenlerin nefretine bir kez daha katlanarak nail oldu. Ama bir noktada halen emin değilim. Seçmenleri bu adamın etrafında kenetlenir gibime geliyor. Şayet aday olursa yine ciddi bir oy oranı ile seçilir.

Yıldız Nihat 
 20.12.2008 17:49
Cevap :
Ben tahmin etmiyorum. Varoşları tekrar hareketlendirmiş. Ama artık durumun eskisi olduğunu düşünmüyorum. Belki de benimkisi sadece temenni. Saygılarımla :)  21.12.2008 20:38
 

Tayfun Ağabey, ben İstanbulluyum ama bu Ankaralılar bu adamda ne bulurlar anlamam. Kılıçdaroğlu ise gerçekten güneş gibi parlıyor,partisinden daha fazla muhalefet görevini üstleniyor. Siyasetle hiç ilgilenmem ama bu adamın cengaverce çarpışması çok takdire şayan. Saygılar...

Ahmet ÇELİKSÜNGÜ 
 19.12.2008 10:25
Cevap :
Aynen katılıyorum sana... Teşekkürler  19.12.2008 14:34
 

Bu kapışmadan önce bir bilet kesme olayı var bence.
Açıkoturumda GÖKÇEK tam bir hayalkırıklığıydı , ter, telaş, demagoji ise cabası oldu.
Sevgi ve saygılarımla...

TEKBAŞINA 
 18.12.2008 21:39
Cevap :
Artık kötü kokular o denli ki, yeniden seçilse dahi, bu kokular onun peşini bırakmayacak... sevgilerimle  19.12.2008 8:22
 

Asla bu belediye başkanını ona layık görmedim! Umarım Başkent artık kendine layık belediye başkanını seçer. Sevgiler kucak dolusu aydınlık şehrimden yansıyan mavilerle.

derinmavi.. 
 18.12.2008 19:25
Cevap :
Ankaralılar aslında kendi başkanını isteseler de seçemiyorlar. Adam Ankara'yı Tamkaya yaptı... sevgilerimle...  19.12.2008 8:24
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 340
Toplam yorum
: 669
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1556
Kayıt tarihi
: 10.03.08
 
 

Basınla ilgili bir kuruluşda çalışmaktayım. Uzun yıllar basınla ilgili konularda danışmanlık yapt..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster