Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Nisan '07

 
Kategori
Sınavlar
Okunma Sayısı
563
 

Patlayan hangi tekerlekti?

Patlayan hangi tekerlekti?
 

İstanbul Gümüşsuyu’nda ki İTÜ Makine Mühendisliği Fakültesini görünce aklıma geldi. Sizlerle de paylaşmak istedim. Ne kadar doğru bir hikâyedir bilemeyeceğim. Bu tip, birbirine benzer öğrenci ve sınav efsaneleri her okula ve yöreye has olarak anlatılır. Oysa hikâye, dilden dile aksa da iskeleti ortaktır. Benzer omurgalara sahiptirler, ancak her transfer ister istemez onu farklılaşır ve bir yanıyla da özgünleşir. Birbirine benzer ama herbiri kendine has bir hikaye silsilesi oluşur. Bu hikaye de büyük ihtimalle onlardan birisi;

Okulumuz, İTÜ’nün eğitimi zor ama mekânı ve aktörleri açısından oldukça renkli bir bölümüdür. Öğrencileri, ilkel bir elek misali mesleki eğitim dağılımı gerçekleştiren üniversite seçme sınavının, kalburüstünde kalan zihince iri kıyım elemanlarıdır. Ancak bu genç dimağlar, gerek ülkenin belli başlı bir eğitim kurumu içerisinde yer almanın verdiği özgüven, gerek İstanbul’un en yoğun kültürel ve entelektüel ortamının içerisinde olmanın var ettiği aydın kişilikler sergilerler. Ancak, tüm bu avantajlar, tecrübe eksikliğinin, kişiliklerin henüz sağlam temeller üzerinde oturmamasının neden olduğu şımarıklıkların ve başıbozuklukların önünde de engel olamamaktadır.

Olayımızın kahramanları, Makine Mühendisliği bölümünün orta düzey 4 öğrencisi ile zorlandıkları ancak daha çok boşladıkları bir dersin deneyimli, hoşgörülü ancak bir o kadarda disiplinli hocasıdır.

Öğrencilerimiz, derse ait sınav saati yaklaşmasına karşın, sınav için gerekli çabayı gerçekleştirmemişlerdir. Mevcut bilgi düzeyleri ile bu sınavda başarılı olamayacaklarının bilincindedirler. Klasik bir sınav öncesi sabahlama seansının son saatlerine doğru, öğrencilerimizden birisi, sınavda başarısız olacak olmalarının haksızlık olacağını, çünkü kendilerine sorulacak olan sorulara cevap verebilecek bilgiye sahip olacak düzeyde öğrenme becerilerinin olduğunu, sorunun kendilerinde değil sınavın tarihinde olduğunu söyler.

Bu durumda, kendilerine dayatılan sınav tarihi dışında bir seçeneğe sahip olmaları gerektiğini söyler. Diğer üç arkadaşı da, aynı görüşü paylaşır ancak sınav tarihini değiştirmenin, mevcut eğitim kuralları gereğinde mümkün olmadığını söylerler.

Konuyu gündeme getiren öğrenci, mevcut kurallar doğrultusunda bunun mümkün olmadığının bilincinde olduğunu, ancak gerek okulun esnek eğitim koşulları, gerekse de dersin hocasıyla aralarında bulunan güven ilişkisine dayanarak bir senaryo geliştirebileceklerini söyler. Ve zihninde geliştirdiği senaryoyu arkadaşları ile paylaşır;

Ertesi gün dördü birden sınavın sonrasında okula gidecek ve dersin hocasına, sabahleyin sınava yetişmek için öğrencilerden birisine ait bir taşıt ile yola çıktıklarını ancak yolda aracın lastiğinin patladığını, bu durumda sınava yetişemediklerini söyleyecek ve hocadan mazeret sınavı talep edeceklerdir.

Ortamdaki öğrencilerden birisi senaryoyu riskli de bulsa, diğer üç öğrenci sınava girseler de, başarılı olma şansları olmadığını dile getirerek, senaryonun avantajlarının dezavantajından fazla olduğunu fikrini dile getirirler. Dersin hocasının o günkü yoğun programını bildiklerinden, taleplerinin kabul edilmesi durumunda, mazeret sınavını aynı gün yapılma olasılığı bulunmamaktadır. Bu da öğrencilere çalışabilecekleri ekstra bir zaman yaratacaktır. Yapılan fikir teatisinin sonunda, en azından kaybedilecek bir şeyin olmadığı sonucu üzerinden senaryo uygulamaya sokulur.

Plan, tahmin edilenden daha kolay ilerlemiştir. Öğrenciler kendilerinden beklenmeyen bir performansla, gün içerisinde yaşadıkları konusunda hocalarını ikna itmeyi başarmışlardır. Aracın tekerleğinin patladığı konum, bir öğrenci arabasının teknik donanım yetersizliği, bulunulan noktanın destek bulmakta oldukça zorlanılan bir koordinata sahip olması, arabanın olduğu yerde bırakılıp, sınava yetişmenin akılcı bir çözüm olmayacağı fikrine nasıl varıldığı ve aracın tekrar hareket eder hale gelmesi için üretilen çözümler hocaya detaylıca anlatılır.

Dersin, insanların samimiyetine ve güvene fazlası ile değer veren hocası, tüm bu anlatılanlar üzerine, öğrencilerin herhangi bir diretmesine ve yoğun talebine gerek bırakmayacak şekilde, iki gün sonra boş olan iki saati içerisinde sınav yapabileceğini söyler.

Öğrenciler, ürettikleri çözümün başarıya ulaşmasının verdiği moral ve elde ettikleri fırsatın son olacağının verdiği bilinçle, bu sefer ciddi bir hazırlık içerisine girerler ve dördü de sınavda başarılı olacakları inancı ile sınav saatinde hocalarının odasında hazır bulunurlar.

Ancak dersin hocası, ilk dakikadan garip bir uygulamaya girişir ve her bir öğrenciyi ayrı ayrı odalara alır. Öğrenciler ilk anda bu duruma bir anlam veremeseler de, sınav kâğıtları önlerine konduğunda, bu uygulamanın sebebini anlarlar. Çünkü 70 puan aldıkları takdirde başarılı olacakları sınavda, 31 puanlık sorulardan birisinin oldukça sıra dışı olduğunu fark ederler;

Mazeret sınavı yapmamıza gerekçe olan aracınıza ait patlayan lastik, aracınızın hangi lastiğidir?

Büyük olasılıkla bu konu üzerinde ortak bir uzlaşı içerisine girmiş olan öğrenciler, senaryolarının başarısız olmaları halinde kaybedebilecekleri bambaşka bir unsuru fark edemediklerini bu şekilde anlarlar; güven...

foto: http://www.fotograf.web.tr/

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bir yazıydı. Ellerinize sağlık.

Eşit Ağırlık 
 08.04.2007 18:58
Cevap :
Değerlendirmeniz ve beğeniniz için teşekkür ederim. Kulak duyma bir hikayeyi zihnimde canlandırmaya çalışarak aktarmaya çalıştım. Bu tip zeka pırıltıları insanda hayacan yaratıyor değil mi?  09.04.2007 9:23
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 453
Toplam yorum
: 1886
Toplam mesaj
: 174
Ort. okunma sayısı
: 1722
Kayıt tarihi
: 14.11.06
 
 

36 güneş yılı. 27 yıl G.antep, 9 yıl İstanbul. İstanbul, 90’lı yıllarda yaşandı, bitti.  Hep şe..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster