Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Eylül '06

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
2070
 

Patronunuz özgüveninize saldırırsa

Patronunuz özgüveninize saldırırsa
 

Patronunuzun yorumları o gününüzün nasıl geçeceğini gösterir. Eğer kötü bir yorum alırsanız kızabilir, savunmaya geçebilir, sessizleşebilir ve hatta küsüyor olabilirsiniz.

Peki bu tip şeyler ne zaman oluyor? Ya siz bir şeyleri iyi yapmadığınızda yada patronunuz iyi olmadığında...Eğer patronunuz her gününüzü kabusa çevirecek kadar negatif olsaydı ne yapardınız?

Rezzan işi bırakmayı denedi. Dışarıya yağan kara doğru baktı. Belkide biraz daha direnmeliyim diye düşündü. Paltosunu aldı ve kısa bir yürüyüş yapmak için dışarı çıktı. Öğle tatilinden biraz önce çıkıp biraz yürüyecek ve kimse farketmeyecekti. Biraz yalnız kalmaya ihtiyacı vardı.

“Belkide başka bir iş bulana kadar sesimi çıkarmamalıyım” diye düşünüyordu. “Gider gitmez cv’mi güncelleyip tüm tanıdıklarıma göndereyim, kariyer sitelerine başvurumu yapayım.” diye geçirdi içinden karda kaymamaya çalışırken.

Emre, Rezzan’ı 2 sene önce işe almıştı. “Yaptığım her işi küçümsedi.” diye düşündü Rezzan. Her defasında duygusal davranıyor, savunmaya geçiyor ve fazla reaksiyon gösteriyordu. Ama şimdi çok daha etkin bir yol seçmişti. Sakinleşebileceği ve yalnız kalıp düşünebileceği bir saatlik bir yalnızlık.

Eğer kendimize böyle sakin ve yalnız bir ortam yaratabilirsek özgüvenimizi tekrar güçlendirebiliriz. Ama öncelikle bazı noktaları belirtmem lazım;

Kimse sizin işinizi küçümseyemez

Yaptığınız iş mutlaka büyük resimde anlamlı bir yere oturuyordur. Bir geminin makinisti ile kaptanı, garsonu ile muhasebesi hepsi bir arada anlamlıdırlar. Eğer işinize ilişkin yorum yapıyor ama işinizi değiştirmiyorlarsa korkmayın, hata sizde değil.

Sadece kendinizi siz küçümseyebilirsiniz.

Size kim ne derse desin yine siz olacaksınız. Başkalarının sözleri sizi siz olmaktan çıkaramaz.

Küçümsendiğinizi hissettiğinizde sorumluluk alın

Küçümsenmek önemli değildir bunu kabullenmek önemlidir. Eğer duygularınızı kontrol edebilirseniz hem küçümsenmeyi haklı çıkaracak hataları yapmazsınız hemde kendinizi daha iyi hissedersiniz. Ve eğer bir şeyi kontrol edebiliyorsanız değiştirebilirsiniz demektir.

Sizi sevenleri hatırlayın

Arka arkaya kötü şeyler olduğunda kendini kötü hissetmek kolaydır. Bu yüzden bu tip durumlarda ister alyansınıza, ister çocuğunuzun resmine ister güzel bir manzara resimne bakın ve güzel şeyler hayal edin. Sizi seven ve sizin özgüveninizi bilen insanları düşünün. Patronunuz üzerinize geldiğinde bu iyi şeyleri düşünerek kendinizi kötü hissetmekten kurtarmaya çalışın.

Başkaları her ne derse desinsizi kendine has dünyada tek bir kişi olmaya devam edeceksiniz. Sizin için anlamı olan ve sizi seven, sizin sevdiğiniz insanlar kim ne derse desin her zaman olacaklar.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Tecrübelerinizin ışığı altında yazdığınız açıkca belli olan bloglarınızı büyük bir keyifle okuyorum.İşyerindeki duygusal baskılar ve yine dün okuduğum çıplaklık üzerine yazdığınız yazıları taban alarak,acaba işveren/amir açısından bu tür baskıların kimlere,neden uygulandığına da değinmek ister misiniz diye sormak istedim.Sizce yöneticiler alt kadrosunun iş bölümünde yeterli dengeyi sağlayamıyor olabilir mi?Sizce bu alt kadronun bir kısmının işverimi standartlarının digerine göre az/fazla olmasından veya yönetimin arzu ettiği standarta ulasmasındaki kendi yetersizliginden kaynaklanıp,aslara fazlaca yüklenmesinden de ortaya cıkabilir mi?

Emef 
 03.09.2006 15:10
Cevap :
Aslında problem en baştan başlıyor; Aslında bu konuyu yazmaya birkaç kez başladım ama draft olmanın ötesine geçmedi. Ben bu tip baskıları yetişme tarzımızıdan dolayı bize adapte edilen yenme ve başarmanın sağlıksız oluşuna, hemde profesyonel olmamaya bağlıyorum. Siz çalışanlarınızın başarısıverimi için ne yaptığınızı düşünmeden sadece WIN olarak hayata bakmaya başladığınızda herşey peşi sıra gelmeye başlıyor. Dünyada sadece Türkiye'de birkaç yıl içerisinde üst düzey yönetici olunup üstüne üstlük 20 yıllık tecrübeli imiş gibi davranılıyor. Siz insanların olgunlaşmasını beklemeden taze meyve istediğinizde olan oluyor. Ayrıca EGO problemide cabası. Hala Osmanlı'nın başarıları ile avunmaya çalışan bir kuşak var. Aslında size o kadar uzun bir cevabım varki yazmakla bitmeyecek gibi. Bu yüzden neden baskı uygulandığı konusunu en kısa sürede derleyip toparlayıp buraya ekleyeceğime söz veriyorum.  03.09.2006 18:08
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 578
Toplam yorum
: 604
Toplam mesaj
: 105
Ort. okunma sayısı
: 5261
Kayıt tarihi
: 23.06.06
 
 

Superonline danışmanlık, İktisat Bankası' nda ilk palm bankacılığı uygulaması, 5 yıl Garanti E-Ticar..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster