Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Temmuz '07

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
2607
 

Paul ile Virginie-Bernardin de Saint-Pierre

Paul ile Virginie-Bernardin de Saint-Pierre
 

-"Fortunatus et ille deos quit novit agrestes ."( Bahtiyarsın oğlum ki Tanrı'nı tabiatın sinesinde buldun.) Vergillius(s.39)

"At secura quies, et nescia fallere vita."(Burada temiz bir vicdan ve aldatmak bilmeyen hayat vardır.)

Okuduğum tarih:11-13 Temmuz 2001
PAUL İLE VIRGINIE-Bernardin de Saint-Pierre
Çeviri:Ali Kami Akyüz
İstanbul-1989-MEB-Yayınları

Ajandama Yazdıklarım:

Dünya klasiklerinden Fransız Edebiyatına ait güzel bir kitap. Küçük Kadınlar ya da Jane Eyre tadında. Eski dilde yazılmış, biraz ağır olmasına rağmen severek okudum. Aslında çocuk kitapları arasında sayılabilir, sade, saf ve doğal insanların abartısız yaşamları, doğa ile ilişkileri, insani zevkleri ve felsefi konuları bulabileceğiniz biraz romantizm biraz naturalizm, okunmaya değer. Önerilir.

Kitaptan Alıntılar:

Cılız bitkiler fırtınalara karşı durmak için böyle birbirlerine sarılırlar

-Bütün duygulu ve kederli insanlar için bu böyledir: Onlar bir içgüdü ile en ücra ve en yabani yerlere sığınırlar. Sanki kayalar bahtsızlığa karşı bir istihkamdır ve sanki doğanın sessizliği onların ruhundaki uğursuz fırtınayı dindirmeye yarayacaktır. (s.6)

-Zaten karacahildiler, ne okumaları vardı ne yazmaları; faydasız bilgiler onlara gözyaşlarını akıtmamış, kuru ahlak öğütleri ile canları sıkılmamıştı. Hırsızlık nedir, bilmezlerdi, çünkü herşeyleri ortaktı. Pisboğazlık nedir, bilmezlerdi, çünkü yemekleri sade idi. Yalan nedir, bilmezlerdi, çünkü gizlenecek şeyleri yoktu. Nankör ve dikbaşlı çocuklar için ahirette büyük cezalar olduğu söylenerek hiçbir vakit korkutulmamışlardı. (s.16)

-Onlar konuşma programından dedikoduyu büsbütün çıkarmışlardı. Dedikodu herşeyin hakkını söyleme bahanesiyle mutlaka kin ile beslenir ve riyakarlığa bürünür. (s.34)

-Kaç kere bu kayalıkların gölgesinde onların kır yemeklerinde bulundum. O yemekler ki, hiçbir hayvanın hayatı pahasına hazırlanmış değillerdi. İçi süt dolu su kabakları, taze yumurtalar, muz yapraklarına konmuş pirinçli börekler. (s.43)

-Onların din kitapları hakkında düşünceleri azdı. İnançları tabiattan aldıkları ilhamlar gibi hissi, ahlaki telakkileri İncilde olduğu gibi ameli idi.Zevke ve kedere tahsis edilmiş ayrı günleri yoktu.( s.44)

-Zengin kimselerin fukarayı araması, ancak dalkavuğa ihtiyaçlarındandır. (s.45)

-Pandomima beşerin ilk anlaşma dilidir.Bu dili bilmeyen ulus yoktur. (s.47)

-Tabiatın insana ne kadar sevk ve ne kadar zevk vereceğini kabil değil, anlayamazsınız. Sizin ruhunuz beşeri malumatın dar çerçevesi içinde yalancı zevklerin çok geçmeden sınırına erer. Fakat tabiat ve gönül kaynağı tükenmez. (s.51)

-Seven bir genç kız herkesi kör sanır. Gönlündeki örtüyü gözlerine de çekmiştir. Ne zaman bir dost eli bu örtüyü sıyırırsa o zaman aşkın aşkın gizli hicranları açık bir delikten dökülür gibi, büründüğü esrar ve çekingenliği attıktan sonra bütün tatlı duygularını ortaya döker. (s.69)

-Hayatın bilinmesi hoşa giden yalnız bir tarafı vardır. Üzerinde birlikte döndüğümüz şu küre gibi bizim de ancak bir günlük bir devremiz var.Bu bir günlük devrenin bir kısmı karanlıklar içinde kalmadıkça öbür tarafı biraz ışık alamaz. (s.81)

-Saadet levhaları bizim hoşumuza gider, doğrudur, fakat felaket örnekleri de bizim için birer derstir. (s.82)

-İnsanların bilgi ve sanata sıkı bağlanışları aşkın hazlarını tatmak arzusundan doğduğu gibi, bunun yokluğu da her yokluğa katlanmayı öğreten felsefeyi doğurmuştur. (s.86)

-İnsanlar arasında eşitliği, kardeşliği, uzlaşmayı ve alçak gönüllüğü yaymaktan başka birşey yapmayan en iyi bir kitap İncil Avrupa'da yüzyıllarca taşkınlıklara vesile olmuştur.( s.110)

Yayınevi Notu:

L'ile-de-France'ın Port-Louis şehri arkasında yükselen dağın doğu eteğinde vaktiyle işlenmiş bir arazi içinde, iki küçük kulübenin yıkıntıları görülür. Yıkıntılar, kuzeye doğru yalnız bir giriş yeri bulunan iri kayalıklarla oluşmuş bir havzanın hemen hemen ortasındadır. Sol tarafta, adaya yaklaşan gemilerin haber verildiği Morne de Ia Decouverte adındaki dağ bu dağın eteğinde bulunan Port-Louis şehri; sağ tarafta, Port-Louis'den Pamplemousses semtine giden yol; sonra, iki tarafında bambu ağaçlarının sıralandığı yollarıyla büyük bir ovanın ortasında yükselen bu isimdeki kilise ve daha uzakta, adanın son kısmına kadar uzanan bir orman görülür. Deniz kenarında Tombeau koyu, biraz sağda Malheureux burnu, onun ötesinde, su üzerinde açan çiçekler gibi bazı küçük ve ıssız adacıklarla bütün deniz ve bu adacıkların içinden de, dalgalar arasında bulunan bir kaleyi andıran Coin ve Mire adası seçilir.
(Kitabın İçinden)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Herkesin mutlaka okuması gereken, hayatı anlamak adına çok lezzetli bir kitap. teşekkürler aklıma getirdiğiniz için bir göz geçirmekte üçüncü kez yarar var. saygılar

Zadig 
 06.07.2007 13:20
Cevap :
Böyle bir yoruma da teşekkür etmek düşer bize...Selamlar Mustafa Bey-:)))  06.07.2007 15:21
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 480
Toplam yorum
: 2957
Toplam mesaj
: 478
Ort. okunma sayısı
: 2016
Kayıt tarihi
: 27.03.07
 
 

Üstkimliği ile insan, altkimliği yeterince kalabalık birisi; Eş, anne, öğretmen emeklisi. Doğa, H..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster