Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Mayıs '21

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
34
 

PAYLAŞMAK!

PAYLAŞMANIN ZORLUĞUNA DAİR

 

Mevlana’nın bir köpek hikâyesi vardır;  (gerçi ben genellikle Mevlana’nın hikâyelerini pek paylaşmam.  Kelile ile Dimne, Tutiname, Gülistan favorilerimdir. Nedeni en sondaki başka bir hikâyeye bağlayarak anlatayım.)

Hikâye aynen şu şekilde: “Şirin köpek yavruları kendi aralarında oynaşmaktadır. Oradan Mevlânâ ve talebeleri geçer. Talebelerden biri, köpeklerin dostâne oyunlarına bakar ve;

“–Ne güzel bir kardeşlik sergiliyorlar! Keşke insanlar şu köpeklerden ibret alsa!” der.

Hazret-i Mevlânâ, manzaranın masumiyetinden emin değildir, peşin kanaatin hatalı olduğunu hatırlatarak ölçüyü verir:

“–Sen bir kemik at aralarına da gör kardeşliği!”

Bir yerde hırgür, tartışma, kavga varsa aslında bir pazarlık istenilen şekilde sonuçlanmamış, pazarlığın devam etmekte olduğuna dair derin işaretler vardır. Başka türlüsünün de olması söz konusu değildir. Kişiler, aileler, gruplar, en sonunda devletlerarasında oluşan hırgür veya savaşın daha büyük bir ticaretin bir parçası olduğu genellikle unutulur. Her zaman savaş naraları, savaş olduğunu da anlatmaz, bu durumu hayvanlar âlemini yakından tanıyanlar da şüphesiz anlarlar!

Paylaşmak her zaman zor iştir. İlkel ben, nefis denilen şey her daim devreye girer. Kardeş kardeşle paylaşamaz, eski eşler paylaşamaz, gruplar paylaşamaz, devletler bile çoğu zaman paylaşamaz ki alın size savaşların nedeni!

İki kişi veya daha fazla kişi ya da grup aile, devlet paylaşmayı beceremezse “profesyonel paylaştırma” işi devreye girer. Birbirlerinden sakındıklarını iki kardeş yerine göre düşmanlarıyla paylaşırlar. Eşler yılların birikimi olan alın teri ev araba, daha birçok taşınır taşınmazı o malların kazanılmasında hiçbir emeği olmayan kişi ya da kurumlarla paylaşmak zorunda kalırlar. Gürültü patırtı arasında bunlar gözden kaçar. Gerçekse bu duruma dikkat edeni bile kendine mahkûm bırakır. Başka bir hikâye ile durumu açıklamak gerekirse;

“İki maymun bir elma bulmuş. Mal ortak. Ama paylaşamıyorlar. Oradan geçen tilkiye;

“–Biz şu elmayı bölüşemedik, ikimize bir pay eder misin?” demişler.

Açıkgöz tilki;

“–Hay hay,” demiş. Elmayı ikiye bölmüş;

“–Buyurun!” demiş. Maymunun biri itiraz etmiş;

“–Onunki daha fazla oldu!”

Tilki;

“–Çaresi var!” demiş. Fazla denilen yarıdan, bir ince dilim kesip, «boşa vereceğine» ağzına atmış. Bu kez diğer maymun sıçramış:

“–Olmaaaz! Bu sefer benim payım, onunkinden az oldu!”

Tilki aynı “eşitliği sağlama” metodunu birkaç kez daha uygulamış, fakat itirazlar devam etmiş. Sonunda ortada kabuklarına yapışık bir tutamdan başka taksim edecek elma da kalmayınca, karnını doyuran tilki;

“–Taksimimi beğenmiyorsanız, ne hâliniz varsa görün canım!” deyip sıvışmış. İki maymun bölüşemedikleri için tilkiye yedirdikleri elmanın artığına bakıp bakıp kafalarını kaşımışlar.”

Bu hikâyeyi de nereye alıp koyarsanız koyun, cuk diye oturur. Yalnız eksiği vardır. Paylaşmadan pay sahibi olmayı aklına koymuş birini bir de kural koyar duruma, oyunun veya paylaşmanın kurallarını yazdırmaksa sonsuza kadar devam edecek anlaşmazlıkları bizzat onaylamak demektir.

Girişteki nedene sonuç olaraksa şunu söyleyebilirim: ( Bu hikâye ise “Mesleki Gelişim” dersi Ahilik modülünden alınmıştır.)

Birkaç derviş Konya’da Hz. Mevlânâ’nın yanına giderler ve:

“Siz Mevleviler ne yaparsınız yâ Hz. Mevlânâ?” diye sorarlar. Mevlânâ “sema” yaptıklarına işaretle:

“Allah der, döneriz.” der.

Dervişler Konya’dan Sulucakarahöyük’e gelerek Hacı Bektaş-ı Velî’ye, Mevlânâ’ya sordukları soruyu ve Mevlânâ’nın cevabını hatırlatarak:

“Peki, siz ne yaparsınız?” diye sorunca Hünkâr:

“Biz bir kere “Allah” deyince bir daha dönmeyiz.” diyerek kinayeli bir cevap verir.

Oradan Kırşehir’e geçen dervişler Ahi Evran sultanı bulurlar. Ona da Mevlânâ ve Hacı Bektaş’la olan konuşmalarını anlattıktan sonra aynı soruyu yöneltirler. Ahi Evran şöyle der:

“Biz, ‘Allah’ deyip çalışırız.”

 

 

  

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2249
Toplam yorum
: 321
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 158
Kayıt tarihi
: 15.10.14
 
 

Bugünün doğrusu yarının eğrisi, dost görünenler düşman ve herşey aslında zıddı olabilir. Büyük ih..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster