Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Mayıs '08

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
435
 

Paylaşmasını bilmek

Paylaşmasını bilmek
 

paylaşmak da sevgidir


Paylaşmak

İnsanları bir birine bağlayan en güçlü bağ sevgi bağıdır, birlikteliklerde de bir erkek ile bir kadını bir birine yıllarca bağlayan bağ yine bu sevgi bağıdır. Ama acaba kaç evlilikte bu ger- çek sevgi bağı vardır? Özellikle sevgisi için acaba kaç kadın erkeğini seçer? Ne yazık ki bunu yapan kadın sayısı çok azdır. Para seçimin birinci şartı oluyor ne yazık ki. Bir bakıyorsunuz çevrenin en güzel kızı çevrenin en sağlıklı, en kaliteli ve en yiğit delikanlısı ile değil en zengin genciyle evlenmiştir. Bunun çok örneklerini her kes görmüştür. Peki ya erkekler? Onlar, cinsl- lik peşinde koşanlar hariç, kadınlar gibi değiller, aksine sevdiklerinin peşinde koşarlar. Yani erkekler kadınlara oranla daha çok sevdiklerini tercih ederler, onlar kadının parası var mı, zen- gin mi diye bakmazlar. Genelde bu böyledir; kadın para peşinde koşarken erkek kadın peşinde koşar ama son zamanlarda bazı erkeklerin de çalışan hanımları tercih ettikleri de bir gerçek.

Bir de bizim Türk toplumunda yanlış bir inanç var.Özellikle kadınlar işlerine geldiği için çok kullanırlar onu. ”Efendim bizim toplum ataerkil toplumudur, erkek kadına bakmak ve onun masrafını karşılamak zorundadır.” derler. Oysaki şimdi Türk Medeni Kanunu bile değişti. Yani kadının asalak geçinmesi kanunen bile yasaklandı.Artık ülkemizde de paylaşımcı bir yasa ya- pıldı. Evin reisi sadece erkek değil, kadın da evin geçiminden sorumludur der yeni yasa. Yani kadın artık yan gelip yatamaz ve kocam bana baksın diyemez, o da evin geçiminde katkıda bu lunmak zorundadır.Tüm uygar ülkelerde de durum böyledir. Ama bazı hanımlarımız buna şid detle karşıdırlar, yeri gelince eşit olduklarını söyleyen bu hanımlar bu noktada hemen kendile- rini zayıf ve bakıma muhtaç pozisyonuna sokarlar ve işi bozulan erkeği de hemen terk ederler. Erkeğin iyi gününün dostu olan bu tip kadınların sevgileri de bu kadar olur. Oysaki kadın iş göremez duruma düşerse erkeği ona bakar. İstisnalar hariç tabi

Diyelim ki evli değil sevgili hayatı yaşıyorsunuz.Bu kez tüm masraflar erkeğin omzundadır. Bunu her kadın yapmıyor tabii ki ama hanımefendi geçinen çoğu kadınlarımız tavus kuşu gibi şişine şişine yürürken hesabı paylaşmayı hiç akıllarına bile getirmezler. Onlara göre erkek tüm masraflarını karşılamalı.Sevgili oldukları ve erkeği mutlu ettiklerini düşündükleri için tek kuruş ödemek zorunda olmadıklarını ve tüm masrafları karşıla -manın erkeğin görevi olduğunu düşünürler. İyi de o zaman insanın aklına şu sorular geliyor, kadının hiç mi gururu yok ? Böyle davranmakla kendisini satılık bir meta yerine koymuş olmuyor mu? Yalnız burada hiç bir ge- liri olmayan kadınları geliri olan kadınlarla bir tutmamak gerek.Elbette parası olduğu halde bunu yapanları eleş- tiriyorum. Onurlu, üretken ve bu eleştirilerimin dışında kalanları tenzih ediyorum.Benim sözüm, erkekleri yolunacak kaz veya sağılacak inek gibi görenleredir.

Peki bunda hiç mi erkeklerin günahı yok? Elbette en büyük günah erkeklerin. Kadınlarımıza bu kötü alışkanlıkları kazandıran cahil erkeklerdir. Kendilerini kişilik olarak kabul ettiremedik leri zaman parayı kullanarak yapay bir güç elde etmek isterler. Onların bu maçolukları da bir çok kadına bu kötü alışkınlıkları kazandırmaktadır. Olayın bir de ekonomik boyutu vardır. Ya- ni bir yerde fakirlik de bozulmaların nedenlerinin başında gelir.

Sonuç olarak şunu diyebiliriz, sevgiyi paylaşanlar ekonomik güçlerini de paylaşabilmeliler. Onurlu insanlara yakışan da budur. Yoksa pişkince sus pus olup bir tarafın üzerine tüm masrafları yüklemek ne adilce nede insani olur. Özellikle sevgililer arasında bu olumsuz durumlar çok yapılıyor. O zaman da sağlıklı ve uzun soluklu birliktelikler yaşanmıyor, çünkü erkek bir süre belli etmeden dayanıyor ve kadın ise bu gidişe hiç yeter demiyor. Sonunda kaçınılmaz son gelip çatar ve kopma olur.

Bazı kadınlar da evlilikleri boyunca yaşayamadıklarını sevgilileri yaşatsın isterler. Sanki geçmişte yaşayamadıklarının sorumlusu onlarmış ve bunun faturasını da onlara ödetmeye kalkarlar ki buna hiç hakları yok. Hatta eşlerinin parasına acırlarken sevgililerinden ise intikam alır gibiler. Bu da ayrı bir haksızlık. Gençliğini, parasını ve tüm pozitif enerjisini verdiği kocasından değil sevgilisinden çok tüm özlemlerini yerine getirmesini ister. K.Baran/İst.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

şimdi okudum yazınızı iyi hoş yazmışsınız da bunlar derin konular kerem bey fazla karışmaya gelmez herkes herşeyi kendisi için yapar kimse kimseyi zora tutmuyor benim bencilllikle ilgili bir yazım var bir bakın sevgiler

cennetışığı 
 12.05.2008 10:55
Cevap :
Elbette herkes kendinden ve yaptıklarından sorumludur ama bazı şeylerin de açığa çıkması ve en azından toplumun diikatlerine sunulması gerekir.Yanlışı onayalamamak için en azından tepki olmalı.Saygılar .tşk ler  12.05.2008 19:16
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 5
Toplam yorum
: 10
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 1043
Kayıt tarihi
: 03.01.08
 
 

Ellili yaşlarda İstanbuL'da oturan ve güzel sanatlara ilgi duyan, üniversite mezunu ve emekli bir be..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster