Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Temmuz '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
623
 

Pazar Gecelerini Sirenler Kundaklar mı?

Pazar Gecelerini Sirenler Kundaklar mı?
 

resim:www.chip.com.tr'den alıntı


Saat sabahın/gecenin 3'ü...
Korkunç siren sesleriyle sıçradım yatağımdan… Sirenler birbirine karışmıştı: İtfaiye, polis, asker, savaş ve ambulanslara ait ne kadar siren varsa, ardı ardına hem de bizim apartmanın önünde… Bu sesler, değil sadece benim beynimi tırmalamak, sanki de karanlık gökyüzünün kasnağını yırtmak istercesine yükseldi...

...........................

İçimi bir kasvet kundaklamıştı zaten gece başlarken...

Anlamalıydım...
Gecenin kundağında kasvetim de büyüyordu ve karanlığa sürükleniyordum…
Zaten kendiyle kavgalı yapım, tüm ihtişamıyla dimdik ayaktaydı, yıkılmak nedir bilmiyordu.
Gözkapaklarımda ve kirpiklerimde ateş topları geziniyor, kirpiklerimden kıvılcımlar sıçrıyordu beynime...
Uykum, firardaydı…

Kitap okudum, internette gezindim ne fayda?..
Geniş sayılabilecek evimde adeta keşfe çıktım… Uzun zamandır oturmadığım koltuklara rastgele oturdum, varlığını unuttuğum bibloları ve panoları bir yabancı gözüyle süzdüm, hiç bakmadığım pencerelerimizden, kendini gecenin koynuna masumca bırakmış şehri izledim… Evimi ve şehrimi yeniden keşfe çıktım…

İçimdeki kasvetli bulutlar dağılmak bilmedi yine…

Kendimi attım yatağa ve yorganımla sarmaşık oyunu oynadım saatlerce… Neyse ki yorgun bedenim ve ruhum teslim olmuştu nihayet ve dalmışım…
Uykuyu emiyordum artık yıldızlardan, gecenin tüm huzuruyla...

.....................

Saat sabahın/gecenin 3’ü…
Ve siren sesleriyle ölülerin dirilişi gibi ayaklanışım!


Az da olsa şamatalar da geldi kulağıma, belli ki birileri sokaklara çıkmıştı. Korktum!..
Herkes o an, sarılı olduğu gecenin kundağından fırlamıştır eminim…

Bu, bir ihtilal olmalıydı… Ben korku ve endişeyle cama yaklaşamadım ve camdan dışarı bakamadım bile…
Bir kaza kurşununa kurban giderim ya da görürsem şahit yazarlar diye…

Düşüncelerimi, endişelerimi ve kendimi yorganın altına sakladım tekrar… Geceden, şimşekten, yağmurdan ve fırtınadan korkup kendini saklayan çocuk gibi…

Ben hiçbir şey görmedim, duymadım, söylemedim; hatta düşünmedim bile!... Masumum!

Offff! Yine mi ihtilal ve haram geceler!

Neyse ki çocuklar ve eşim olup bitenden habersizdi… Oldukça masumdular ve ne güzel uyku fotoğrafları veriyordu benim cadılar, gecenin kaynayan kazanından habersiz…

Neyse, ben yine dalmışım uykuya, çocukça...

..............................

Ve pazar... Ve saat sabahın 8.30'u...
Yeni bir diriliş daha! Bu da kıyamet mi Allah'ım!..


Rap rap rap! Bu ne bando sesi, postal sesi böyle! Kafama inen tokmaklar…
Artık dayanamadım, ben de pencereye çıkıp tüm avazımla haykıracak, isyanımı boşaltacaktım hesapsız…

Dağınık saçlarım, üzerimde terden sıklam pijamalarım ve tüm cesaretimle pencereye koştum, her şeyi göz önüne almıştım! Hiçbir şeyden korkmuyordum, dayanamadım! İster şahit yazsınlar ister sanık... Kaza kurşununu düşünecek hal de kalmamıştı bende… Açtım pencereyi, savurdum perdeyi, savuracaktım kurşun gibi ağır sözlerimi ciğerlerimi patlatarak…

Gördüğüm manzara karşısında adeta şok geçirdi ruhum ve pencerenin kenarına yığılıp kaldım… Aklım ve kalbim dumura uğramıştı… Sustum!

Yan sitenin bahçesinde, bu pazar sabahı saat 8.30’da davullu ama zurnasız bir düğün töreni
Afrika’nın tam tam dansları gibi figürler… Hadi davulu pazar günü bu saatte çaldınız, bari zurnayı da çalın da düğün olduğunu anlayalım kardeşim!..

Bir müddet sonra bizim sitenin marketine kahvaltılık almak için indim… Bahçede bizim kapıcılar ve dedikoduculular kralı, benim haber postam Naim Efendi rastladı ve onun o cümlesi hâlâ kulaklarımda çınlıyor, gece çınlıyor, sabah çınlıyor:

“Müdürüm, Mustafa Bey’in arabasının bozuk alarmı gece boyunca öttü, hiç uyuyamadım, sarhoş gibiyim!”

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Murat Bey, ben de sizi cesur yürek sanırdım, ben olsam çıkıp sahibini bulurdum, sustururdum arabayı...zaten tık olsa uyanırım, benim yaşadığım evlere hiç hırsız, arsız uğramaz:))) Sahtesi böyle ürkütüyor, gerçeğini yaşasanız ihtilalin ne olacak? Selamlar- cadılara da....

Fatma Köse  
 18.07.2008 12:39
Cevap :
Bizim kapıda sevimli köpek yok ki, sese alışalım. Bir iki haftadır siren sesiyle uyanıyoruz. Neyse ki arabanın alarmı o günden sonra daha ötmedi. Şimdi de benim alt komşum Gülay Hanım var, onun araba huysuzluk yapıyor. Galiba bahçeye bir köpek alıp tüm alarmları iptal edeceğiz. En iyi hırsız bildirim sistemi sevimli köpekcikler:)) Selam ve saygılar  18.07.2008 14:55
 

Olur böyle şeyler arada bir, pardon! 10 yılda bir. Saygılar sunarım.

DurmuşGüler 
 16.07.2008 20:10
Cevap :
Bizim haftada bir:) On yılda olandan sonra uzun süre sessizlik oluyor en azından! Akıllar ve ruhlar dumura uğradığı için. Saygılarımla  16.07.2008 20:57
 

ihtilal kabusu ancak bu kadar güzel anlatılır...ihtilalin neresi güzel olacak, güzel olan beynin üretkenliği...okurken içim de titremedi değil, 80'lerde kısa bir tur attım , geldim....kötüü çokkkk...

Kundelas- Sevdakılıçaslan 
 15.07.2008 15:40
Cevap :
Şeytan kulağına kurşun... Ümit Culduz Bey de ihtilal anılarından anlatmış, tevafuk etmiş... Haydi hayırlısı... Geceyarısı ses kirliliği de ihtilalden farksız değil:)) Sağlıcakla kalınız.. Selam ve saygılarımla..  15.07.2008 20:42
 

Ben alarm sesine razıyım Murat Bey. Bizim evimizin tam karşısında bir bar var ama şu eski pavyonların kıvamında. Düşünebiliyor musunuz ailelerin yaşadığı bir sokakta böyle bir yer? Her gece müziklerini dinliyoruz önce, sonra çıkan sarhoş müşterilerin muhabbetini. Ben artık polis çağırmaktan usandım, şikayet için onlar vazgeçmiyor. Toplu halde şikayet etmek gerekmiş apartmandakilerin çoğu yaşlı bir şey olur diye korkuyorlar. Neyse bu yorum uzar gider, demek istediğim bu ülkede olduğumuz sürece beterin beteri var. Selamlar, sevgiler, saygılar...

Özlem Akaydın 
 14.07.2008 17:37
Cevap :
Sizinki pembe ihtilal:)) Her akşam başka makamda uyuyorsunuzdur:) Umarım şikâyetçiler artar da her şey yoluna girer, sizin mahallede... Selamlar  15.07.2008 8:29
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 143
Toplam yorum
: 2363
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2250
Kayıt tarihi
: 22.08.07
 
 

Bu âlem içinde aileme zaman ayırmak, gezmek, okumak, fotoğraf çekmek, resim çizmek ve iş hayatı h..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster