Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Ekim '12

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
214
 

Pazar Sabahı

Pazar Sabahı
 

İKİNCİ ÖYKÜ KİTABIM, İSTANBUL 2002


Yumuşak, tatlı çocuk esiyle ayrı odada yatan babasına yanaştı. Boyundan yüksek karyolaya tırmanıp çıktı. Küçük yumuşak ellerini babasının sakallanmış yüzüne dokundurdu, aldırmadan yanaklarına uzanıp öptü.

            Uykusunu alamamanın hoşnutsuzluğu -oğlu olunca-  kızdırmadı babayı. Şiş gözlerini yarı aralayıp “koçum” dediği oğluna baktı. Yatak giysileri, pek bakımlı sayılmayan vücuduyla henüz soğumamış gece sıcaklığını babasına taşıyordu. Hemen yorganını açıp içine aldı oğlunu. Ulaşıp saramayan ellerini babasına uzatıp aklaşmış göğsünde gezdirdi. Yorganın altında başını dayadığı göğüs nazlarının geçtiği yüreği taşıyordu.

            Alttan alta babasını dürtükledi :

         - Uyansana, hani kıymalı yaptıracaktın!  

          Yarı uyanık, yorgun baba seslenmedi. Şöyle yan değiştirip oğlunu arkasında bıraktı. Bu kez tırmanıp babasının sırtına bindi. Sonra isteğini kızgınlığa dönüştürdü :

           - Bugün Pazar kalksana, kıymalı günü değil mi?!

            Baba, kolunu dolayıp oğlunu döndüğü yanına aldı.

            - Bugün mü söz vermiştim, yoksa ay başına mı?

            - Kandıramazsın, pazara demiştin!

            - Ama bak ay başına beş gün kaldı. Sonra, yalnız sen değilsin; biz de varız. Annen, ablaların, ben kaç kıymalı eder biliyor musun?

            - Biliyorum, beş kıymalı eder. Annem bir, ben iki, sen üç, Gökşin dört, Evrim beş.

            Yatak söyleşisinin nerede biteceği pek belli değildi. Baba, doğrulup oturduğu yatağında oğluyla pazarlığı bitirmenin yolunu arıyordu.

            - Aferin benim oğluma, hesabını da pek güzel yapıyor.

            Oğlu, övüyor mu, yeriyor mu diye anlamaya çalıştı babasını.

           - E daha ne, kalksana geç kalıyoruz!

           Oğluna sormadan bu kez hesabını yaptı beş kıymalının. Tamı tamına bir kilo kıyma, beş tane hamur, tereyağı; bulduğu sonuca izin vermedi cebi.

            - Gel bunu beş gün sonraya bırakalım.                      

            - Ama pazara kıymalı yaptıracağız dememiş miydin? Niye söz verdin öyleyse?!

            Tatlı başlayan söyleşi tartışmaya dönüşmüştü. Yan odada yer yataklarını toplayan anne, oğlunun yükselip gelen sesini duymazlık etmedi.

            - Neyin pazarlığını yapıyorsunuz?

            Anne, duyulur sesle konuştu. Oğlu annesinin sesini alınca yorganı tepip üstünden attı.

            - Anne, pazara kıymalı yemeyecek miydik?

            Anne gecikmeden durumu kavradı.Oğlunun söz dinlemez isteklerinin başlayınca bitmediğini iyi biliyordu.

            - Demek söz verdi de, şimdi yerine getirmiyor, öyle mi oğlum?

            - He ya, diyor ki ay başına olmaz mı?

            Anne bu soruları çok kez duymuştu. Durup düşündü; yiyeceğinden, giyeceğinden kesip bir kenara koyduğu, biriktirdiği para oğlunu sevindirecekti. Kanat takıp uçmak istedi anne!

            - Peki, sen babanı kaldır; kıymalılar benden.

Tümcesi oğlunun sevinci tatmasına yetti. Yeniden babasının yatağına yöneldi.

            - Duydun mu, paralar annemden; yaptırması senden!          

            Sözlerinde çocuk mutluluğu duyuluyordu. Baba, beklenmedik sevinci sezdirmeden oğluyla paylaştı. Düğüm olan boğazından, sıkışan yüreğinden iz kalmamıştı.

            - Demek paralar annenden öyle mi? Yaptırmasına ben de varım!

            Baba, evinde duyulan sevinci çoğalttı. Karısına sevecenlikle baktı. Birkaç günlük dargınlıkları eriyip gitmişti işte. Şöyle karısından yana bakması, ondan yana konuşması tüm buzları eritiyordu.

            Baba, eve döndüğünde çay kokusu yeni doldurulan bardaklardan geliyordu.

            - Ooo! Çaylar da hazır, kıymalılar da geldi: açılın bakayım, açılın!

            Babasının coşkusuna gülerek ortak oldu oğlu. Kızlarını görmeyen baba sorulu gözlerini oğlunda gezdirdi.

            - Hadi, ablanları çağırsana, daha uyanmadılar mı?

            Babasını sesini alınca ablalarının yattığı odaya yöneldi.

            - Kalksanıza, kıymalılar geldi; kokularını almadınız mı?

            Baba, her zaman olduğu gibi buruklukla sevinci yüreğinde taşıyordu. Kıymalılar yenip bittikten sonra güneş mutfağın penceresine iyice doğrulmuştu. Isınan mutfak duyulan mutluluğu çoğaltıyordu.

            - Haydin bakalım bu güneş kaçırılmaz.

            Babanın uyarısıyla evden çıktılar.

 

     (Kuzey Haber, Öykü, Trabzon, 29 Mart 1985, s. 2) 

          27 Ekim 2012'ye düşen not:

            Trabzon'da yaşadığım o güzel yıllarda öyküyle başladı yazma sevincim.Trabzon'un seçkin bilge kişisi Ahmet Selim Teymur öykümü çıkardığı Kuzey Haber gazetesinde 29 Mart 1985'te bastı.Beni onurlandırdı.Öykü yazmamda bana yol gösteren,öykülerimi Kıyı'da yayınlayan değerli yazar / ozan Ahmet Özer'i de unutmadan sevgilerimi gönderiyorum.

               Öykülerim yine Trabzon'da, Trabzon Belediyesi Kültür Sanat Yayınları arasında kitaplaştı.Öyküleri Sabahları Seviyorum adıyla kitaplaştırırken sevgili öğretmenim Rasim Şimşek, Doktor Ozan Gündoğdu Sanımer; dostum, arkadaşım Trabzon kültürüne emek veren ulusal boyutta Trabzon'un yüz akı sevgili Ahmet Özer görüşleriyle kitabımı süslediler.

          Şimdi aradan geçen yirmi yedi yıl sonra geçmişteki güzellikler adına yeniden okurlarıma sunuyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ne denilebilir... Muhteşem!

ad yok 
 28.10.2012 13:23
Cevap :
Teşekkürler sevgili dost!...... Etkinliklerime beklerim TEL. 0535 390 58 24 Konu:Atatürk Yazı Devrimi Yer:Barış Manço Kültür Merkezi-Kadıköy/İST Tarih:1 Kasım 2012 Saat:18 Konu:Yaz Okumaları,Türkçe Yazmak, Okumak Yer:Arguvanlılar Derneği Bostancı Tren İstasyonu/İST Tarih:15 Kasım 2012 Saat:15  28.10.2012 19:18
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1064
Toplam yorum
: 308
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 703
Kayıt tarihi
: 24.03.12
 
 

Türkay KORKMAZ, umuda yolculuğu ertelemez. Mermeri delenin damlanın sürekliliği olduğunu bilir. Y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster