Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Mart '17

 
Kategori
Çevre Bilinci
Okunma Sayısı
26
 

Pedal çevirme mevsimi

Pedal çevirme mevsimi
 

Pedal çevirme mevsimi geliyor ve ağır ağır bisikletli kalabalıklarda artış gözleniyorsa; hem bir iki uyarı yayımlamak hem de birkaç faydalı araçtan bahsetmekte yarar var.

 

Basit maddeler halinde yazayım ki okunması ve anlaşılması kolay olsun.

 

1. Havaların ısınması bisikletli sayısını arttığı gibi araç sayısını arttırır. Sebebi basittir. Güzel havalarda evde tıkılıp kalmak yerine herkes kendini dışarı atar. Bu nedenle, bisiklet yollarını mutlaka tercih ediniz. Kalabalık sürüş yapmak sanıldığı gibi daha güvenli değildir.

 

2. Eğer araçların bulunduğu yollarda bisiklet sürmek zorunda kalıyorsanız; mutlaka görünürlüğünüzü en üst seviyede arttırmalısınız ve mümkün olduğunca araçlardan uzak durmaya çalışmalısınız. Sabırsız veya kural tanımaz, kendini delikanlı kabul eden kişiler ani ve oldukça tehlikeli hareketler yapabilirler. Emniyet şeridine girebilir, diğer araçların arasından zik zak geçiş yapabilir (makas atma diye de bilinir) veya hiç beklenmedik patinaj ve savrulma hareketleri yapabilirler. İnsan ile araçları karşılaştırmanın bir mantığı yoktur. Kaza/Çarpma esnasında insan ölür, yaralanır demeye gerek var mı?

 

3. Orman yolları ve dağlarda sürüş yapıyorsanız;

 

Lütfen köpek kovucu sinyaller kullanmayınız.

Ardınızda kirliliğe neden olacak çöp ve gıda artıkları bırakmayınız.

Hayvanlara lütfen yiyecek vermeyiniz.

Ortamın keyfini çıkarıp, doyasıya ciğerlerinize çekip; ardınızda kirlilik bırakmadan ve yalnızca yanınızda fotoğraflar ve videolarınızda geri dönünüz. Kırdığınız her dalın, yok ettiğiniz her çiçeğin, bitkinin ekosistemi bozduğunu, olumsuz etkilediğini anımsamaya çalısınız. Hadi ya birşey olmaz gibi delikanlıca davranışlar; tipik delikanlılık cahilliğidir! Delikanlı olmayın, duyarlı ve düşünceli olun lütfen!

 

4. Aşağıdaki videoda birkaç faydalı detay var diyelim. Eğer çok kalabalık bisiklet park yerlerine bisikletinizi park ediyorsanız ya da bisikletinizi kaybetmişseniz işinize yarayabilir. Ayrıca 2kg ağırlığında ve bisikletinizi elektrikli bisiklete çeviren bir araç mevcut. Oldukça etkili bir arka lamba var. Bunları sanırım ebay'den satın alabilirsiniz.

 

Bu videoda konu edilmemiş ancak mutlaka yanınızda bir ilk yardım kiti bulundurmanızı öneririm. Siz veya bir başkası düşüp yaralanacak olursa; işinize yarayacaktır.

 

 

https://youtu.be/5GBAekgjSgU

 

 

 

5. Bu videodaki konulardan biri de Rath Racer isimli bisiklet araba. Aslında bu araç, tek kişilik elektrikli bir araba. Pedal çevirdiğinizde, kinetik enerjiyi elektrik enerjisine dönüştürüyor ve böylece elektrik motoru ile yol alıyorsunuz. Her ne kadar aşağıda link olarak "Bikes vs Cars" dokümantasyon filmini bırakıyor olsam ve buradaki eleştirilerin ve vurgulanmak istenen ana fikre karşı çıkmasam da; yakın geleceğin araçlarının pedallı veya pedalsız elektrikli ve küçük araçlar olacaklarını şimdiden görebiliyoruz. Bir bisiklet sever olarak, pedallı olmaları elbette bana daha sevimli görünmelerini sağlıyor. Öte yandan araç kullanırken spor yapmayı da mümkün kılıyorlar.

 

 

 

Bikes vs Cars (film)

 

 

https://www.youtube.com/watch?v=CVOELw_eHRg&t=2s

 

 

Her ne kadar başlığın konusu olmasa da farklı bir konuya da dikkatinizi çekmek ve üzerine düşünmenizi sağlamak istiyorum.

 

4.Endüstriyel Devrimin yaklaşık 10 yıl gibi bir süre içinde değişim etkilerini dünyanın her yerinde görmeye başlayacağız. Bunların başında ise robot ve AI (yapay zeka) teknolojisinin birçok alanda insanın yerini almasıyla ortaya çıkacak. Çin ve ABD'nin batısında ilk örnekleri görülmeye başlandı bile. Örneğin bir fabrika 650 çalışanını 95 robot ile değiştirdi. Kendi kendine giden otobüslerin ilk örnekleri görülmeye başlandı. Burada tartışmalı nokta şudur. 

 

İklim Değişimini etkilen ana etmen kirli teknolojidir. Teknolojinin tüm dünyaya hızla yayılmasını sağlayan etmen ise global kapitalist ekonomidir. Global kapitalist ekonomiyi besleyen ise dünya nüfusunun hızlı artışı ve büyük kentlerdir. Kentlerde çalışan kalabalıkların günlük ulaşımı araç endüstrisini ve üretimi tetikler. Bunun sonunda tüketim oluşur. Tüketimi besleyen üretimdir. Bu kısır döngü kendi içinde çatışmalara neden olur. Örneğin global kapitalist ekonomi büyük üretici kitleye ihtiyaç duyarken, gelmekte olan robotik teknoloji tüketici kitlenin işsiz kalmasına ve bunun sonucu olarak tüketici olma değerini yitirmesine neden olur. Şöyle örnek vereyim. Araçların (elektrikli ve değil) şoförsüz işlemeleri, milyonlarca şoförün (tır, otobüs, tren, taksi, deniz araçları, hava araçları, iş makinaları vs) işsiz kalması demektir. Hukuk alanına girecek olan AI ile avukat, hakim, polis, güvenlik kurum çalışanlarının zamanla işsiz kalması demektir. Tıp alanına girecek AI ve robotik teknolojinin sonucunda çok büyük oranda sağlık çalışanı ve doktorun işlevsiz ve işsiz kalması demektir. Bu durum zamanla pazarlamanın ve satışın anlamsızlaşmasına ve bu alanda çalışanların atıl kalmasına neden olur. Fabrika işçileri ve tüm kurumların beden işçileri işlevsiz kalarak atıl duruma düşecektir. Bu zincirleme bir reaksiyon gibi neredeyse tüm alanlara yayılacaktır. Ahçıdan, Şirket direktörlerine dek uzanabilecek bir eğilimdir. İlk on yılda daha dar alanda kalsa bile 25 yılda insana neredeyse çalışacak alan kalmayacaktır. Tüm bunların sonucunda şehirler, şehir olma özelliklerini yitirmek zorunda kalacak ve işsiz-gelirsiz kalan büyük kitleler, kırsal alanlara göçecektir. Gelirsiz kalan insanın temel ihtiyaçlarını karşılamak için ki bunlar yemek ve barınma olduğunu düşünecek olursak; 4.endüstriyel devrimin sonuçları beklenenden çok farklı sonuçlar doğurabilir. Elbette bu tartışılan konular içindedir. Ucuz ve pratik üretime karşılık eğer tüketici bir kitle yoksa; üretimin anlamı kalmıyor. Çok dar alanda kalacak olan gelir sahibi tüketicilerin çok yüksek fiyatlar ile ürünleri satın alması olasılığı olsa dahi bu durumun ekonomik dengeyi sağlayıp sağlayamayacağı belirsizlik taşımaktadır. 

 

Eğer 4.endüstriyel hareket kontrol edilemez ve tüm alanlara yayılırsa ki bu çok muhtemel gibi görünüyor; bu durumda bisiklet mi araçlar mı tartışmalarının da bir anlamı kalmayacaktır. Öte yandan gezegenin kirlenme oranı her geçen ay artmaktadır. Öyle bir hal aldı ki; tahminlerin ötesinde bir hızla +1 dereceye ulaşmak üzereyiz. Himalayaların zirvelerinde dahi yüksek karbondioksit ve metan kirliliğine rastlanır oldu. Dünyanın en derin deniz çukuru Mariana (10994m) diplerinde yaşayan deniz canlılarından alınan örneklerde toksik (zehirli) atıklar bulundu. National Geographic raporuna göre her yıl 8 milyon ton plastik atık denizlere dökülmekte. Bunun sonucu olarak toplam okyanusların %88'i plastik ve diğer zehirli kirleticilerle kaplanmış durumda olduğu hesap ediliyor. Fitoplakton (denizlerde yaşayan fotosentetik organizma) gezegenin toplam oksijeninin %70'ini üretiken, deniz suyundaki kirlilik kitlesel olarak öldüklerinin Nasa tarafından raporlanması ile son noktaya vardı. 

 

Biz, insanlar. Gezegene, ekosistemine uyumsuz yaşayan canlılar. Gezegenin kaynaklarını tüketen yaratıklar. Bisiklet mi, araçlar mı, bisiklet yollarımı diye tartışırken; teknolojik değişimler yapma mücadeleleri verirken tek evimiz olan gezegenimizin durumunu fark etme noktasına gelmek zorundayız. 

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 87
Toplam yorum
: 41
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 1445
Kayıt tarihi
: 04.08.10
 
 

Gökyüzünüz mavi, aklınız bilimle olsun. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster