Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Mart '12

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
234
 

Peh… Peh… Peeeeh…

Peh… Peh… Peeeeh…
 

Dün akşam, yani 28 Mart 2012 günü geç saatte, CNN Türk televizyonunda “Tarafsız Bölge” programını izlemeye takıldım. Takıldım diyorum çünkü bu tür programlara katılanlar üç aşağı beş yukarı belli kişiler oldukları için, zaten ne diyeceklerini daha ağızlarından laf çıkmadan biliyoruz artık. O nedenle ancak sonuna doğru yetiştim.

Tartışma programlarının formatı belli, bir sizden bir bizden, karşılıklı konuşmalar ve atışmalarla süren ve sonucunda hiçbir şey ortaya konulmayan görüş bildirmeler…

İzlediğim programda da bu görüntü vardı…

İki kişi, paçalarından akarcasına iktidar yanlısı, biri İstanbul Baro Başkanı Ümit Kabasakal, diğeri de bir araştırmacı…

Tartışmanın konusunu tam kavrayamadım. Dediğim gibi bir tarafın amacı iktidarı sonuna kadar ve hiçbir kurala dayanmaksızın biat derecesinde savunmak, diğerlerinin de imkan buldukça, sözleri kesilmezse, aksini söylemek…

Bunlara alıştık…

Zaten bizim de bu köşede yaptığımız şey, AKP iktidarına karşı çıkmak değil mi?

Ama bir farkla, yanlışları demokrasi ve hukuk çerçevesi içinde göstermek, cehalet sergilememeye özen göstermek yoluyla bunu yapmak…

Yorum ve görüş bildirirken, en azından temel doğrulardan yola çıkmak.

Bu konuklardan birisi, zaten doksan yıllık cumhuriyeti ve Atatürk’ü sorgulayarak söze giriştiğinden, amacının ne olduğu belli, onu geçtim de, diğerinin ifade ettiği bir şey vardı ki ağzım açık kaldı.

İstanbul Baro Başkanı Av. Ümit Kabasakal, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının altıncı maddesini okuyor. O madde aynen şöyle

“MADDE 6.– Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir.
Türk Milleti, egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organları eliyle kullanır.
Egemenliğin kullanılması, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz. Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz.”

Anayasanın bu maddesinde sözü edilen “Yetkili organlar” sizce nedir?

Bizim bildiğimiz, bu hükümle belirtilen üç “Yetkili organ” var. Birincisi Yasama, ikincisi yürütme, üçüncüsü ise yargı… Millet, egemenliğini bu üç organ eliyle kullanır.

Programa katılan konuk, ısrarla Kabasakal’ın sözünü keserek, anayasada belirtilen “Yetkili Organlar”ın MGK, YÖK, Anayasa mahkemesi olduğunu söylüyor. Dahası, aklına hemen geliveren bu üç kurum oluyor.

Peh… Peh… Peeeeeh… Ne denir ki bu söze. Ama gerçek de bi bakıma bu…

Anayasa Mahkemesi iktidarın güdümünde…

Yök, iktidarın, istediğini zaten yaptırıyor.

MGK’unda askeri üyeler zaten “Hizaya” getirildi…

Geriye kalan da zaten parmak sayısı ile çoğunluğu oluşturduğuna göre istediklerini, istedikleri gibi yapma gücüne sahip olabileceklerini, aba altından sopa göstererek ifade ediyorlar…

AKP ve yandaşları, böylelikle bir kez daha demokrasi anlayışını ortaya koymuş oluyorlar…

Başbakan, “Vekillerine” seslenmişti ABD’ye giderken. Kendisi orada iken 4+4+4 yasasının meclisten geçtiğini müjdelemelerini istemişti.

Olmadı, İran’a geçti…

Müjde yetişemedi, İran’da ayak sürüyor ki haber orada iken gelsin…

Gelecek ortada. Yeni bir anayasa yapılacak. Başkent İstanbul’a taşınacak, zaten başbakan oradan hiç gelmiyor. Topkapı sarayı Cumhurbaşkanlığı Sarayı, Dolmabahçe Sarayı Başbakanlık konutu ki zaten öyle, Taksim meydanı da yeniden düzenlenip oraya da bir “Meclis Binası” yaptırdık mı tamam…

Doksan yıllık hesaplaşma da böylelikle bitmiş olur. Geriye sadece “Muhteşem Yüzyıl” dizisinde yaşanan entrikalar kalır ki onları da kısmen yaşıyoruz zaten…

29 MART 2012
İBRAHİM PEKBAY

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

"Maksat muhabbet olsun, kahve bahane" demişler. Sizin yazınız için de "Maksat yazmak olsun, program bahane" demek lazım... Yazınızın ana düşüncesine büyük ölçüde katılıyorum. Dil (Türkçe) ve yazın konusunda kendisini "usta" sayan biri olarak, "paçalarından dökülmek" deyiminin yerinde ve doğru kullanıldığını belirtmek isterim. Kurtuluş Savaşı'nın merkezi Ankara'nın başkent olması Atatürk'ün basiretini kanıtlayan çok doğru ve yerinde bir karardır, öyle sürmelidir. Yorumlara verdiğiniz, yanlışını kabullenen, alçakgönüllü, soğuk kanlı ve yerinde yanıtlarınızı da beğendim. Saygılar,

Gülçin Erşen 
 30.03.2012 10:47
Cevap :
Sayın Erşen... Yorumunuz için teşekkür ederim. Yanlışımı kabul etmekten hiç çekinmem. Niye çekineyim ki? Özür diler, düzeltir ve bir daha olmaması için dikkat etmeye gayret gösteririm. Bunu bahane edip de adap ve edep sınırların aşılmasına da izin vermem, çünkü kendim de bu türden davranışlar sergilemem. Dediğiniz gibi "...Kahve bahane..." edilerek başlanmış bir yazı bu. Tesbitiniz için tekrar teşekkür ederim. Saygılarımla...  30.03.2012 12:08
 

daha seyrettiginiz programi bile bilmiyorsunuz ama hakaret etmesini biliyorsunuz ... soyler misiniz : "paçalardan ne akar ??" "paçalarindan akarcasina iktidar yanlisi" ne demek ?? yaslilarin gençlere ornek olmasi gerekirken boyle çirkin sozler soylemelerini siddetle kiniyorum ayrica sizin "parmak sayisi çogunlugu" diye kuçumsediginiz sey demokrasinin temelidir, çunku o parmaklar halk tarafindan halki temsil etmek için seçilmistir

Demokrasi Penceresinden 
 29.03.2012 17:11
Cevap :
Doğru söze ne diyeyim, seyrettiğm proğramı karıştırmışım, ne desen haklısın. Ancak biraz terbiyeye davet ederim. Ha... O boyutta da tartışacaksan hiç de kaçmam, bilesin. Saygılarımla...  30.03.2012 0:18
 

kıskanmayın!! Biz Ankara yüz yıldır başkent diye sizi kıskanıyor muyuz!! İstanbul başkent olsun Ankarada işkembeci bile kalmaz!!

Ahmet Balcı 
 29.03.2012 15:49
Cevap :
Sevgili Balcı... Ankara'da zaten doğru dürüst işgembeci yok. Onun yerime işgembeden atan çok... Saygılarımla... :-)  29.03.2012 17:12
 

(özel) İbrahim abi merhaba, bende izledim programı ama Ümit Kocasakal değil İstanbul eski baro başkanı Av. Turgut Kazan olacaktı, hatırlatayım istedim. Selamlar.

Arif ÖĞÜTÇÜ 
 29.03.2012 15:00
Cevap :
Evet Sayın Öğütçü... Hatırlattığın için teşekkür ederim. Olay da Tarafsız Bölge Programında değildi zaten... Düzeltmen için teşekkür ederim. Umarım okuyucularım da bu "Program" yanlışlığından ötürü bağışlarlar. Biz o hale geldik ki programları bilke karıştırır olduk. Tekrar teşekkürler Sayın Öğütçü...  29.03.2012 15:10
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1104
Toplam yorum
: 2655
Toplam mesaj
: 212
Ort. okunma sayısı
: 879
Kayıt tarihi
: 28.01.07
 
 

Emekliyim ama “Tekaüt” değilim. 1961 yılından beri değişik “Anadolu” gazetelerinde yazdım. 1984-8..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster