Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Ekim '13

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
90
 

Peki biz Müslüman mıyız? Neye göre?

Peki, biz Müslüman mıyız?

Müslümansak neye göre?

Son aylarda yaşanan göçün hepimiz farkındayız. Zaman zaman şikâyetçiyiz zaman zamanda ne halleri varsa görsünler deyiz. Ama hiç bir zaman haz etmeyenlerdeniz.

Peki Neden?

Sorusunu sorduğunuz zaman, kendinize ya da bir arkadaşınıza doğru cevabı verdiğinizden emin misiniz?

Bence değilsiniz, üstüne üstelik bencilsiniz, düşüncesizsiniz, kendinizi fazla beğenmişsiniz ya da zorluk görmediğiniz için haddinizden fazla ukalasınız.

Ülke olarak, daha doğru Türkiye Vatandaşı ve Müslüman olarak insan kullanmayı çok severiz.

Kesinlikle bende yok öyle bir şey demeyin. Bu yazıyı ben yazarken bile kendimde aradım ve o yönümde var olduğunu gördüm ki bir de dışarı baktığımda daha fazla.

Suriye'den göçler başladı aylar önce ülkenin her bir tarafına. Bir anda gelişti her şey ortalıkta tanımadığımız dilini bildiğimiz ya da bilmediğimiz insanlar türedi.

AMA NEDEN?

Neden geldiler onlar buraya?

Cevabını biliyorsunuz savaş var diye, eğer ki siyaset yönden bakarsanız Başbakanın belli başlı bölgeleri alabilmesinden dolayı geldiler. Bu düşüncedeki insanları çok gördüm.

Ve gelen insanları kullanmaları üzdü. Elimden gelen bir şey yok olsa da ne kadar yapabilirdim ki. Elimden gelen ufak bir çocuğu mutlu edebilmekten başka bir çaresi yoktu. Yapamıyordum.

Dışlandılar, sessiz kaldılar.

Sessiz kaldılar sinsi planlar yapacaklarını söylediniz, ortam içine girmediler.

Girmeye kalktılar ezdiniz.

Arkadaş canını ve ailesini kurtarmak için açılan kapılardan giren insanlar ne yaptı size?

Tanımadıkları için baktılar yanlış anladınız. Üstüne üstelik bir de gururlarını kıracak bakışlar attınız.

Çok şey değil sizin her gün cebinizden boş vere verdiğiniz milyonlardan sadece 1 lirasını istedi. Dilenci diyip “S..”çektiniz.

Dediniz ki eli ayağı tutuyor çalışsın. Kime iş için gitseler Suriyeli diye almadı işe açıklarınla alay ettiniz.

Peki, işe alanlar ne “B..” yedi. Gururla söyledi ama neyi?

İşe alıp ekmek verdiğini mi?

Aylık 100 lira veren biri bu sözlerine helal olsun nasıl çalıştırıyorsun deyip adammışsın dediniz.

Adamlık nerede burada yok!

Ve anlatılacak birçok şey var tabi. Gözlemlediğiniz kadar görürsünüz, gözlem yemediğiniz şeylere çamur attınız.

Peki, soruyorum size?

Bir savaş çıktı ve bir kapı açıldı size, direndiniz yapamadınız kendinize hiçe saydınız ya sevdiklerinizi kurtarmak için neler yapardınız?

Yaba çakardınız demi?

Savunmasızsınız çünkü orantısız güç kullanılıyor elinizde ya da arkanızda koruyacak kim var kimse?

Çözüm kaçmak…

Hem de ilk kapısı açık olan yere, onlarda buraya kaçtılar. Canları için sevdikleri için.

Gelelim bugüne Suriyeli diye kesilen o kurbanlardan Sadece SURİYELİ olduğu için vermeyen ailelere şahit oldum. Üzüldüm. Birazda kırıldım.

O kapıda oturan çocukların bakışlarını izledim saatlerce. Ne olup bittiğini bilmeyen akıl erdiremeyen çocuklar. Çok çaresiz bakıyorlardı.

“SADECE ÜZÜLDÜM”.

Onların geldiklerinde yanlış hatırlamıyorsam iki kandil atlattık. Mahalleli ve diğer insanlar bir şeyler dağıtırken dilimizi ve neler olduğunu bilmeyen çocuklara el edip yanlarına çağırmaya erindiler. Belki de SURİYELİ diye vermek istemediler.

Şimdi soruyorum.

“BİZ NEYE GÖRE MÜSLÜMANIZ”

İki kurban kesip 5 vakit namaz kılıp görevlerimizi yerine getirdiğimiz için mi?

Üç beş aileye ramazan ayında iki torba erzak verdiğimiz için mi?

Değerli okurlar her şeyi düşüne bilirsiniz, isteyen istediğini yapabilir Kısıtlanmış özgürlük ülkesinde yaşıyoruz çünkü.

AMA İNSANLIĞINIZI VE BİRAZCIK DA OLSA KALAN VİCDANINIZI KULLANMAYI BİLİN.

Bütün bu sorular ve anlatılanlar sonrası peki sen ne yaptın diye soracak olursanız?

Ben o kandili bayramı korkularından unutan ve neler olduğunu bilmeyen çocuklara elimden geleni yapmaya çalıştım, yapıyorum da.

Aferin helal olsun demek için değil, vicdanım daha tükenmediğini gördüğüm için. O çocukların hediyeleri aldıktan sonraki neşeleri gülmeleri masumca ağabey deyişleri çok farklı.

Her gün kendiniz için bir şeyler yapıyorsunuz illa ki?

Bir gün vicdanınız için yapmayı unutmayın.

Sevgi ve saygılarımla

Ali Türkmen

(on beş ekim iki bin on üç)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 54
Toplam yorum
: 16
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 400
Kayıt tarihi
: 13.05.13
 
 

Radyo programcısı ve İzmir Eylül Universitesi Metalurji Malzeme ve Mühendisliği okumaktayım.   Di..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster