Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Ekim '08

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
376
 

Pembe, beyaz, yeşil

Pembe, beyaz, yeşil
 

“Bir ilkbahar sabahı, güneşle uyandın mı hiç” şarkısının daha ilk notaları düştüğünde ortalığa, hayaller yağardı zihnimden. Çok gençtim o şarkıyı dinlediğimde, hem de çok.

Belki çiçek çocukları değildik, “Savaşma, Seviş” sloganları atan zamanlardan değildik elbet! Ama gençtik, ama cahil... ama pembe, ama beyaz, ama yeşil...

Ama, bu şarkıyı ne zaman duysam; bir yeşillik sarar her yanımı. Sabahtan uyanıyordum köy evinde. Bembeyaz yatağımdan pembe geceliğimle pencereye koşar, o baharın oynaşmasını, çiğselerin yapraklardan düşüşünü, derenin eriyen kar sularıyla çağlayışını görürdüm. İçimi bir sevinç kaplar, koskoca ama koskoca çimenlik de kırlara koşar, bembeyaz olan elbisemle ki, karpuz kollu, bebe yakalı olacak, başımda bir o yana bir bu yana salınan uzun saçlarımı pembe kurdelem zaptedecekti. Kelebekler gibi ağaçların altında bir o yan bir bu yan koşar, kalın iple yapılıp, minder konmuş salıncağımda salınırdım nazlı nazlı. Topu topu 10 mısra şiirin, ilk 5 mısrası kocaman bir dünyayı önüme serer, hayatın üç rengini yaşardım; Biri beyaz, biri yeşil, biri ise pembe…

Henüz “aşk” sözcüğünün derin, çözülemeyen, kifayetsiz olduğu derdine gark olmadan, bu derde düşmeden her şeyi pespembe, yemyeşil, bembeyaz görürdüm. Bir gün sihirli sözcüğe kapılacak, derenin köpükleri gibi hem coşkulu, hem beyaz olacaktı aşk… Çağlayacaktı aşk, sevda sözleri pespembe kağıtlara düşecekti birer birer…

Hayat, gençliğimde yol aldıkça geri kalan mısrayı da ezberletti. Aşk sözcüğünün üç kelimeden, hayatın bütün renklerinin ise üç renkten oluşmadığını da…


“Mazideki günlere kalbini bağladın mı hiç
Albümdeki o resme bakarken ağladın mı hiç
Mazideki günlere kalbini bağladın mı hiç
Geçen günlere yazık yazık etmişsin gönül sen”

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bize daha neler neler öğretti. Sanırım şarkının son kıtasını söylemeye başlayacağız artık:)) Sevgilerimle arkadaşım...

Özlem Akaydın 
 12.10.2008 11:28
Cevap :
Umarım ki hiç bir gönül, pişmanlığın pençesine düşmez...  13.10.2008 8:22
 

O geldi aklıma. Nedir bu çektiğim senden / Gönül derdin hiç bitmiyor/ Yediğin darbelere bak/ Bu da mı sana yetmiyor... Gönül Her çiçekten bal alırsın/ Her gördüğünle kalırsın / Sen kendini ne sanırsın / Belki bir gün uslanırsın... Gönül / Uslan artık deli gönül / Bak gelip geçiyor ömür/ Uslan artık deli divane gönül/ Dünya sana kalır sanma/ Geleciği dünden sorma/ Her gün gördüğün rüyayı/ Aldanıp da hayra yorma... Gönül/

Ayrıntıda gezinmek 
 10.10.2008 0:57
Cevap :
Bu şarkıda pişmanlık var, hesap var. Bu şarkı şimdikilerdekiler için süper. Yeniyetme dönemlerimizde anlamazdık ne dediğinden. Öğrendik tabii:))  10.10.2008 9:04
 

kızın elbisesinin modeline de bayıldım ayrıca..

sema öztürk 
 09.10.2008 13:35
Cevap :
Bende:))  09.10.2008 13:41
 

iç kabartan bir şarkı.. Samime Sanay o yumuşacık sesiyle beraber çok içli söyler bu şarkıyı. Yani diyo ki bu şarkı Yıldızcım kısaca.. "sen kendi kendine yaptın ne yaptınsa... yazık ettin o günlere kıymetini bilemedin şu dünyanın, sevmenin.. sevilmenin.. yani daa ne diyiim bize? ayrıca çok güzel bir yazı sevgilerimle.

sema öztürk 
 09.10.2008 13:33
Cevap :
evet son mısralar ilbahrda uyan ama hep kendini ilkbahar gibi hisset diyor. Ve biz napıyoruz bütün mevsimlerin altından üstünden girip çıkıyoruz haliyle de kendim ettim kendim buldum oluyoruz:)) Ama vallahi ben o şarkıyı duyduuğumda hep böyle bir tablo çizerdim:)) şimdi ise:(( offf offff  09.10.2008 13:42
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 358
Toplam yorum
: 3042
Toplam mesaj
: 28
Ort. okunma sayısı
: 1555
Kayıt tarihi
: 29.11.06
 
 

Deli-dolu, akıllı,  yalandan yere çamura yatan, normal değerlerde zekalı, esprili, şakacı, kendin..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster