Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Nisan '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
301
 

Pembe metrobüs istiyorlar…

Pembe metrobüs istiyorlar…
 

Cumhuriyetin en önemli devrimlerinden olan Tevhid-i Tedrisat (Öğretim Birliği) Yasası’nı temellerinden sarsacak olan 4+4+4 kesintili eğitim sistemi Meclis genel kurulunda onaylandı…

Çocuklar 5-6 yaşında eğitime başlayacak,  9-10 yaşlarında ilk dört, 13-14 yaşlarında ikinci dörtten mezun olacaklar… Kız çocukları, hani o türkülere bile konu olan “ayın öndördü” gibi pırıl pırıl parlarken… Üçüncü dört ise veliye kalmış. İster gönderir ister göndermez. İsterse de açık liseye gönderir. Hoş, çocukların ikinci dörde gönderilecekleri de şüpheli ama, neyse…   

Meclis Genel Kurulu'nda 4+4+4 kabul edildi ve birileri düğmeye bastı: Aynı fidanın iki dalından birisi olan Saadet Partisi İstanbul'da imza kampanyası başlattı; 

“Kadınlar ve çocuklar için pembe metrobüs istiyoruz” 

Pembe metrobüs istiyorlar mış!…

Öyle ya, seçimler yaklaşıyor, oy pastasından pay kapmak için bu ortamı iyi değerlendirmek gerekiyor… Saadet Partisi’nin, dinimizi siyasi oylara alet etme konusunda iktidardan ne eksiği var? Merak edilen, eşi, babası ya da erkek kardeşi ile seyahat etmekte olan bir kadın nasıl davranacak? Onları bırakıp pembe metrobüs’e mi binecek? Ya erkekler,“biz de mavi metrobüs istiyoruz” derlerse ne olacak? Öyle ya, belki onlarda, cinsi lâtiflere değmeden rahat seyahat etmek istiyor olamazlar mı? Ya da ailelerin birlikte seyahat etmeleri için ortaya karışık bir metrobüs kampanyası daha mı başlatılacak? 

Düğmeye basıldı dedik ya, sanal ortamda da kamu kurumlarında türbanın serbest bırakılması kampanyası başlatıldı. Bu kadar zahmete ne gerek var? Getirirler ABD vatandaşı Mörwe Kawakçı’ yı, milletvekilliği haklarını iade ederler ve Meclis çatısına alırlar. Hal böyle olunca da türban, başta Meclis olmak üzere tüm kamu kurum ve kuruluşlarında serbest bırakılır…   

Geçtiğimiz Pazar günü YGS sınavları yapıldı ve çocuklar ağır travmalar geçirdiler. 160 soruya 160 dakika süre verilen sınavda Türkçe sorularının uzunluğu, diğer soruların zamanını da çaldı ve çocuklar soruların tamamını yetiştiremediler. Binlercesinin hayalleri söndü, umutları soldu. Bazı öğretmenler velileri, “çocuklarınız sınavdan tek parça halinde çıktıkları için şükredin, biz iki gündür öğrencilerimize ulaşamıyoruz, ağır bir bunalım içinde olmalılar ki telefonları kapalı” dediler. 

Damla öğrencimizin körpecik kalbi ise sınav stresine dayanamadı… 

Gelmiş geçmiş en ağır sınav şampiyonluğu ünvanını kazanan 2012 YGS sınavının ardından bazı yetkililer şöyle konuşmaya başladılar: 

4+4+4 eğitim sistemi çocuklarımızı rahatlatacak!... 

Önce zoru daya ki arkadan gelecek olana dört elle sarılsınlar!... 

***

4+4+4 ve diğer uygulamalarının altında kadını eve tıkmak yatmaktadır. Ülkenin götürülmek istendiği yer tam bir cehalet çukurudur.. Kur’an-ı Kerim ve Peygamberimizin hayatının öğretilecek olmasına hiç kimsenin itirazı yoktur ve olamaz da. Ancak amaç bu mudur? Ayrıca bu dersleri almak istemeyen çocuğa ve ailesine, diğer çocuklar ve onların aileleri nasıl davranır,  onu da zamanla göreceğiz… 

Burada amaç Kur’an-ı öğretmek değildir. Amaç Atatürk Cumhuriyetinden intikam almaktır. Cumhuriyet tarihini bir karanlık dönem olarak nitelendiren zihniyetin amacı din eğitimi vermek değil, kin siyaseti gütmektir. Ne yazık ki MHP’ de oy uğruna ve “aman çorbada tuzumuz olsun” misali, iktidar partisine stepne olmaya devam etmektedir. 

Bu yıl üniversite sınavlarına katılan kızlar erkeklerden daha azdı, gelecek yıllarda kızların pek çoğunu üniversite kapılarında görmek hayal olacak... 

Korkumuz o ki; Ondördündeki güzel kızlarımızı daha ziyade imamların karşısında ya da belediyelerde nikâhları kıyılırken izleyeceğiz... 

Ne yazık ki meydanlarda ana ve babaları da göremiyoruz. Anlaşılan o ki herkes hayatından çok memnun... Ya da “COP+SU+GAZ” korkusundan evlerinden çıkamıyorlar… 

Ama ne zamana kadar? 

O zaman geldiğinde korkarız ki onları pembe metrobüsler de kurtaramayacaktır… 

Yazık ki çok yazık!

Tülay Hergünlü

İstanbul, 4 Nisan 2012

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Eminim sen de belediye otobüsü veya metroya binmeyen tuzu kurulardansın....

ali baba 
 07.04.2012 19:02
Cevap :
İşte bu bakış açısı bizi konuşamayan ve tartışamayan bir toplum haline getirdi. Bir insanı tanımadan "emin" olmak!.. Fena halde yanıldınız! Ben her gün metrobüs, otobüs ya da minibüs kullanan tuzu kuru olmayanlardanım! Hatta mümkün olduğu kadar kısa mesafelere de yürürüm. Böyle olunca çevreme karşı daha duyarlı ve sağlıklı gözlem yapan birisi olabiliyorum. Size de tavsiye ederim Ali baba...Teşekkürler.  08.04.2012 15:16
 

Birileri bu ülkeyi yıkma uğruna çocuklarımızın geleceğiyle oynuyor. Gelecekte ne olacağımız kimsenin umrunda değil. Başımızdakiler beyinlerindeki idealler uğruna insandan vazgeçmiş durumda. Yazık. Çok yazık! Sağlıcakla...

Asi Güvercin 
 05.04.2012 12:01
Cevap :
Çözüm boyun eğmemekten geçiyor. Ve de sandıkta cevap vermekte... Teşekür ederim.  05.04.2012 15:57
 

Sevgili kardeşim güzel bir yazı tebrikler.Bizler pembe metrobüsü de kara metrobüsü de gördük bindik indik. Allah bu Millete yardım etsin derim. Sevgiler NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 05.04.2012 10:20
Cevap :
Evet, işimiz Allah'a kaldı... Teşekkür ederim.Esenlikler dilerim...  06.04.2012 12:39
 

Ne kadar çok "Doğru"ları yazıyorsunuz. Okurken "Helal Olsun" dedim.. Bütün bunlar söylenmelidir. Hatta haykırmak gerekir. Siz üzerinize düşeni yapıyorsunuz. Uyanmak,yada uyanmamak insanlarımıza kalmış. Teşekkürler. Esenlikler.

Erdal Ceyhan 
 05.04.2012 2:50
Cevap :
Çok teşekkür ederim. Elbet bir gün topyekûn uyanırız... Sevgiler...  06.04.2012 12:40
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 496
Toplam yorum
: 632
Toplam mesaj
: 80
Ort. okunma sayısı
: 1100
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

Ankara doğumluyum. İstanbul'da uzun yıllar özel sektörde çalıştım. Halen, kayıtlı-ruhsatlı malî m..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster