Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Haziran '19

     
    Kategori
    Güncel
    Okunma Sayısı
    85
     

    Pençe Harekâtı

    30 Mayıs 2019 tarihli Milli Güvenlik Kurulu toplantısı hakkında çıkan haberler yapılan açıklamaları dinledikten sonra sürecin milli bir çizgide ilerlediğini görmemek mümkün değil.

    Toplantıda Pençe Harekâtı hakkında müzakere edilmesi ve konuyla ilgili kamuoyuna devletin resmi organları tarafından bilgi verilmesi Türkiye'nin bu operasyonda da Fırat Kalkanı Harekâtı ve Zeytin Dalı Harekâtındaki kararlılığını devam ettirdiği apaçık görülmektedir. Ne zaman başladığı belli olan ancak biteceğine dair, nihai hedefe dair henüz bir bilgi paylaşılmaması ve medyada kandil vurgusunun yapılması neyi hedefliyor? Pençe Harekâtın'ın önemi nereden geliyor? Her biri ayrı öneme sahip Fırat Kalkanı (Suriye Sınırı ve Kuzey Halep) ve Zeytin Dalı (Afrin, Halep, Suriye Türkiye Sınırı) Harekâtlarından sonra sınır ötesi tecrübeli askeri personelin Pençe Harekâtına katılması bu kez başarılı bir operasyon yürütüleceği anlamına geliyor. Neden mi "bu kez"?

    Tarihe bir bakalım: Ekim 1992 sınır ötesi operasyonu ya da Hakurk Operasyonu. Türk Silahlı Kuvvetlerinin 15.000 asker, tank, Helikopter ve hava gücü ve Peşmerge desteği ile 12 Ekim 1992 sabahı başlamış sınır ötesi harekâtın devamı niteliğinde değerlendirilen bu operasyon 12 vatan evladını şehadet şerbeti içmesi ve Harekatın ardından Genelkurmay Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada 1452 PKK mensubunun ölü veya yaralı olarak ele geçirildiği duyurulmuş, Türk askeri tarafından Hantur Dağı çembere alınmış ve PKK'ya ait Haftanin Kampı düşmüştür. "Dönemin bazı devlet yetkilileri operasyonu "başarısız" olarak değerlendirmesi" şimdi gerçekleştirilmekte olan Pençe Harekâtının başlaması için bir etken olmuş mudur ?

    Geçmişe kıyasla bu operasyonda PKK'nın değişmiş kimliği ile de karşı karşıya olduğumuzu unutmamalıyız. PKK lideri caninin 8 yıl sonra İmralı'dan avukatları aracılığıla gönderdiği metnin içeriğinde özellikle SDG'nin Türkiye'nin hassasiyetlerini dikkate alması isteği göze çarptı. Buna binaen Suriye'de aktif olarak bulunan SDG mensuplarının çekilmesi söz konusu olmasa bile Türk Silahlı Kuvvetleri ile Suriye içerisinde karşı karşıya gelmemek için terörizme Irak ve Türkiye içerisinden devam etme ihtimali var mıdır?

    CNN TÜRK canlı yayınında operasyonla ilgili değerlendirmelerde bulunan Strateji Uzmanı Dr. Naim Babüroğlu, "Hakurk'un terör örgütü için kritik önemde bir kamp olduğuna; yaz aylarına doğru örgütün yaz üstlenmesi olarak kullandığı bölgenin Sincar ve Suriye'nin kuzeyindeki terör bölgelerine geçişte kritik bir konumda bulunduğunun altını çizdi. Babüroğlu, terör örgütü PKK'nın militanlarını Türkiye'ye sokmak için Hakurk'u bir üs olarak kullandığına da dikkat çekti." Bu demek oluyor ki: SDG'li teröristlerin Hakurk üzerinden Türkiye ya da Irak planlarının önüne geçilmesi planlanıyor.

    Pençe Harekâtına ön şartsız desteğini açıklayan MHP Lideri Devlet Bahçeli ise harekâtın çerçevesinin Avaşin-Basyan, Hakurk ve Zap bölgelerinin ardından Suriye'ye doğru genişletilmesi gerektiğini paylaşarak Fırat'ın doğusuna doğru bir yön çizmiştir. Operasyonda bunun gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini ilerleyen süreçte göreceğiz. Güvenli bölge oluşturulması için yıllardır ulusal ve uluslararası arenada mücadele eden ülkemiz bu harekâtın ardından güvenli bölgeyi tamamlanacak mı? Yoksa zemin hazırlığı mı? Bu soruların yanıtları operasyonun devamıyla her geçen gün ortaya çıkacak ve başarıya ulaşacaktır kanaatindeyim.

    Güvenli bölge demişken... Alman Der Spiegel dergisi, bir süredir ABD'nin Suriye'nin kuzeyinde oluşturmayı planladığı güvenli bölge için Almanya'nın askeri destek sağlayacağını yazmış. En son ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey: "Türkiye ile Suriye'de YPG'siz güvenli bölge için çalıştıklarını belirtmişti. Şimdi Almanya'nın bu açıklamasıyla güvenli bölge projelerini ABD kabul ederse Almanya ile birlikte, içerisinde YPG'nin ana rol oynadığı SDG üzerinden yürüteceklerini gösteriyor. Neyse ki Cumhurbaşkanlığı sözcüsü İbrahim Kalın 30 Mart 2018 tarihli twitinde "Türkiye’nin, SDG adı altında kendini meşrulaştırmaya çalışan PKK/PYD/YPG ile ilgili duruşu açık ve nettir. Türkiye ile bu tür terör yapılanmaları arasında ‘diyalog, temas, arabuluculuk’ gibi ciddiyetten uzak yaklaşımları reddediyoruz." demişti. Ve Pençe Harekâtıyla Suriye'de ki karrmaşaya Irak üzerinden giriş yapmamız elimizi güçlendirecek gibi görünüyor.

    31 Mayıs 2019 Batur Koray 
    ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

    Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

     
    Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
    Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
    Toplam blog
    : 1
    Toplam yorum
    : 0
    Toplam mesaj
    : 0
    Ort. okunma sayısı
    : 85
    Kayıt tarihi
    : 01.06.19
     
     

    Kamu hizmetinde bulunuyor, Ortadoğu'yu merakla takip ediyorum. Kitaplarla aramız iyi son zamanlar..

     
     
    Yazarı paylaş
    • Tümünü göster