Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ocak '08

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
734
 

Penceremin ışığı

Penceremin ışığı
 

sevgili babacığım


Albümleri karıştırırken gözüm ve ardından da kafam takılır hep bu eski fotoğrafa… Tüm ayrıntılarına daha yakından bakabilmek için elime alıyorum, albümdeki yerinden biraz zorlamayla sıyırarak. Odanın sağ duvarındaki pencereden içeri dolan güçlü ışık sayesinde ben de oraya girebiliyor, detaylarına dokunuyor ve gözlerimle dolaşmayı sürdürüyorum.. Yarım perde hafif kabarık, odaya tatlı, ılık bir hava doluyor, sanırım yaz, sanırım mektup yazıyor. Ona yazıyor, o küçük ayna üzerine tutturulmuş fotoğrafta portresi duran uzaktaki kadına…

Suyu, kitapları, dumanı çoktan havaya karışmış sigara izmaritlerinin durduğu küllüğü, kâğıtları, kalemi ve elleri, ahşap basit bir masanın üzerinde. Gözleri fotoğraftaki kadının gözlerinden öpüyor. Kadının hareli ela gözleri ona bakıp sohbet ediyor, tebessümle hafifçe gerilmiş dudakları kapalı… Adam bir yandan yazmayı sürdürüyor;

<ı>Sevgi... Yaşamı sana indirgemek yanlış olur mu? Fazla olur. En doğrusu şöyle: Doğuştan gelen kaynakların en gürü; sevgi ve sevilmeyi istemek. İçimde capcanlı, sanki burada, gözümün önünde resimden çıkıp deviniyorsun…

Adamın oturduğu yatak dağınık, yani bu fotoğraf çekileceği için öncesinde yalandan da olsa toparlanıp, düzenlenmemiş. Uzandığında gözleri duvarların çatlaklarından sızıp gökyüzüne değiyor. Orada sevgisinin sonsuzluk duygusunu okşuyor.

Belki birkaç gün sonra uzaktaki kadın okuyacak o mektubu ve Alis Harikalar Diyarı’nın en yeşil bahçesindeki en sarı gülü devşirecek. Önce yakasına takacak ve ardından kurutup adamına gönderecek cevaben. Sözün özü nesneye dönüşüp anlatacak karşılık gelen sevgisini sevgiliye.

Kadının fotoğrafı ufak bir aynanın üzerine konulmuş, adam belki de sabah tıraş olmadan yani kendine bakmadan önce ona bakıyor, güne sevgiyle uyanıyor.

Fotoğrafı bir kez daha elime alıp, o geniş alnından öpüyorum adamın. O mektupta neler yazdığını bilemiyorum ama yıllar sonra yani toprağa karışmasının arifesinde yazdığı bazı satırları buluyorum;

<ı>İnsan gönlü eski, yeni bin bir çeşit sevginin oynaştığı bir akvaryum misali. Yeni sevgilere açık, unutmaya yatkın. Bir başka benzetme yapılacak olursa insan gönlü, her çeşit turşunun dolup taştığı bir kavanoz.

Bu sözlerinde insanı, tarihini, felsefesini sindirmiş ve kuşkusuz bir sevgi vardı. Geride bırakacağı karısına yani o fotoğraftaki kadına ucu açık bırakılmış bir sevda yolculuğu ve vicdan rahatlığı öngörerek…

O yokluğa karışınca biricik karısı ve sevgili kızı bulacaktı kitaplarının arasından bu fotoğrafı. Ve bu fotoğraf bilincimin, özlemlerimin, sevdalarımın yeniden inşa oluşu. En önemlisi kendimi yeniden üretmemi sağlayan bir kaynak, penceremden içeriye dolan güçlü ışık…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazılarınız gerçekten çok güzel ve etkileyici. İnsanların gözünün önünde olduğu halde göremediği şeyleri görüyor ve gösteriyorsunuz. Dikkatimi çeken diğer konu ise yazım tekniğiniz oldu; kısa ama etkili (konsantre) cümleler. Biz vizörden baktığımızda sadece görmek istediğimiz objeye odaklanıp onu görürken, siz daha düşük f'li objektifiniz ile obtüratörün açılıp kapanma süresinde daha fazla ayrıntıyı kaydedebiliyorsunuz. Ve bu kayıtları bir uzun bir film yerine bir fotoğraf kağıdına sığdırıp kısa ama etkili bir cümle ile iletebiliyorsunuz.

Primat 
 11.04.2008 11:00
Cevap :
Yazılarımdan keyif alıp, geniş açı hissi yaşamanıza memnun oldum. Sanırım görüntü dilini kullanmaktaki sevgi ve emeğimi yazılarıma da yansıtıyorum. Bu aslında farkında olmadan gelişen bir biçimde dil alışkanlığım... Pencerelerinizden içeriye dolan ışığınız bol ve güçlü olsun...  11.04.2008 12:56
 

Kalbindeki sevgi ve yüzüne vuran aydınlıktır, pencerenden içeriye dolan güçlü ışık, bizi de aydınlatan bu yazın ile artık albümlerime daha dikkatli bakacağım ilke. Not: Sormuşsun.MB yazarı değilim ondan burada bir sayfam yok, izleyici olarak surf yapıyorum sadece. Kimi dalgalara takılıyorum:)

nazmi bursali 
 01.02.2008 1:54
 

FOTOĞRAF OKUMA KONUSUNDA SİZDEN ÇOK YARARLANDIK.BURADA YAZDIĞINIZI DA DUYDUM, TAKİPTEYİM.ÇOK GÜZEL YAZILAR HEPSİ AMA BEN PENCERENİZDEKİ IŞIĞA HAYRAN OLDUM.ANTALYAYA NE ZAMAN GELECEKSİNİZ YİNE DERSİMİZE ÖZLEDİK.EZGİ

ezgi yeminli 
 31.01.2008 2:41
Cevap :
ezgiciğim, meraklı, pırıl pırıl parlayan gözlerinden öpüyorum... pencerelerinizi açık tutun, kapılarınızı da çok yakında görüşeceğiz:)  31.01.2008 14:00
 

Hoşgeldiniz, yazılarınızı ilgi ve beğeniyle okudum.Fotoğrafa hapsedilen zamanlar iki kervan yükü kitabın yazamadığını yazar.Amatör bir heves ve tutkuyla objektifinize takılan fotoları da takip etmeye çalışacağım.Selam, sevgiyle...

üç nokta 
 27.01.2008 16:10
Cevap :
...hoş buldum, ilginize teşekkür ediyorum... bazen fotoğraf, bazen yazı ve bazen de sessiz bir izleyici olarak aranızda olacağım... ışıklı günler, aydınlık paylaşımlarla, sevgiler...  28.01.2008 0:12
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 25
Toplam yorum
: 193
Toplam mesaj
: 64
Ort. okunma sayısı
: 1014
Kayıt tarihi
: 16.01.08
 
 

İşletmecilik eğitimi ve sonrasında finans sektöründe bir dönem profesyönel çalışmanın dışında, 19..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster