Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Nisan '12

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
313
 

Perhiz'leri Lahana Turşusu, Blog'cuyu da "Suçluluk Telaşı " Bozar!

Perhiz'leri  Lahana Turşusu, Blog'cuyu da  "Suçluluk Telaşı "  Bozar!
 


B U N L A R I...

& Blog’da kavgaların azalması ile, kavgacıların hidrojen gibi açığa çıkıp, “işsiz güçsüz, aylak aylak” dolaştıklarını

& ” Perhizleri ne bozar? Lahana turşusu. Oruçları ne bozar? Boğazdan geçenler bozar. Blogcu’yu ne bozar? Suçluluk duygusu değil, suçluluk telâşı bozar dediğimizi, cukka işinde töhmetleri üzerinde toplayan bu “telaşsız “ blogcumuzun, aynı bloğu bir daha yayına vererek blog toplantısını, Darülaceze’de yapalım diye ısrar ettiğini, ilgi de görmediğini,  “Ört ki, ölem,”  dediğimizi

& Türkiye’nin en güzel ve görkemli tek blog sitesi olan MB’un yazılımının tamamlanıp, zirve yapıp gönüllerde taht kurmasından bu yana “istemezükçü” lerin sesinin kesildiğini, Facebook’a sessizce yatay geçiş yaptıklarını,  bize de “ Maziye bak, ne kadar şendik”  şarkısının söylenmesi düştüğünü,

& Eskisi gibi yorum yazılmadığı için, işlerin kesat olduğunu, maziye bakarsak şahsen, Miss 200 ‘ e 5 bin küsur,  “Ruh var mı?”  yazımız 8832 tık alırken, bunların içinde 6 bini aşan “En seksi kedi seçildi” yazımız ile “Barbie bebek Blogger” yazımızın 2300’leri geçtiğine şaştığımızı, kedinin seksisi’ mi olurmuş dediğimizi ve bir mana veremediğimizi, kendimize bu sefer “ Ört ki, ölem!” dediğimizi, anlayanın da beriye gelmesini,

& Bu tabloya bakaraktan da eğer bir bayan olsaydık,  “laylay lom” diye cümlemize başlasaydık, birinci etapta  “laylay” ın  bin, ikinci etapta lom’un ise 1500 tık alacağınına kalıbımızı bastığımızı, bu dengesizliklerin nereden kaynaklandığının sırrını çözemediğimizi, bunu bir bilene soracağımızı,

& “Bir elinde ayna / Umurunda değildi dünya/ İşler değişti şimdi / Öyle değil mi ya?/ Bir eli balda / Bir eli yağda / Affetsin bizi Allah / Günah yazmaz inşallah / İster yaz, ister yazma! / Diyorsak ara sıra / Durup durup da / Kafamıza kakma  diye seslendiğimizi,

& Şimdiki nesil, öyle mi ya?! / Oynar mı oyuncaklarla / Bir kutu, bir camdan kafa / Aslan Mehmet / Sen bu yola devam et / Bi tık tık / Bi şık şık / Ay, uçtu uçtu / Ne uçtu kız? / Deve uçtu! / Deve uçmaaaaz / Ya ne uçtu?/ Ekrandan yazılar uçtu / Deme! / Anlaşıldı, kabahat Rem de / Remzi de mi?/ Ne Remzi’si be / saç tarağına benzeyen / Hani, dişleri inceden, inceden  / Hani ucu kutuya giren / Tarağa bezeyen / Ne aletmiş be!

& Bir başka evden / Ses ve çizgiler: Ay, attan düşer gibi / N’oldu kız?’/ Net’den düştüm vallahi / Yalandır billahi / Sevgilisi ekrandadır / Atar bizlere kıtır / Ehhh! İlahi! / Ay kızlar, ah kızlar / uçtu vallahi yazılar / Vah vah, işim bitik şimdi / Bloglarım da gitti/ Ay kız, son cümlem ne idi? / Denizden çıkan, koşar internete / Elinde mayosu / Oturur, ıslaktır poposu / Yaptı deniz banyosu / Yaz, Milliyet nokta kom tere / Kurum kurum kurulmalar / sulu sulu yorumlar/ Ah elinde mayosu / İnanmıyor musunuz yahu / Yaptık deniz banyosu

& Ne vakittir şu PC çıktı, çıkalı / Ben de onun yalancısıyım/ İşlerin de suyu çıktı / Bir elinde sigarası / Bir elinde klavyesi/ Masasında nest kafesi / Baktın ki yağmur yağası / İçeri gir kör olası?! / Diye bağırır anası/ Kızar evin delikanlısı/ Meğersem evin oğlanı / Yağmurdan kaçarken / PC.ye tutulmuş / O yüzden, değilmiş oralı / Anası öyle bağırmış / Dersleri güme gitmiş / Internet’ten inmemiş / Kapıda bekler haspası / Onları paklar, internet odası.

& Matematik, fizik kimya / Oh ne ala ne ala / Hepsi de mafiş! / Sporla hal ve gidiş / Temizlikte fırçalanan diş / Pek ala, pek ala/ Böyle karne eksik olsun / Saçlar başlar yolunsun / İlla ki internet internet / Akşama baban gelir elbet! / Sen otur da anana dua et! / Ha bereket ha bereket/

& Esasında / Evin anası dertli / Seyredermiş dizileri / Şu televizyon dedikleri / Esir etti herkesi / Ah Makedonya Makedonya / Yüzünüze bakamıyom ya / Elveda elveda/ Kızanlar, kızancıklarım , kızçelerim / O ne süzgün bakışlar üle!/ Yandım bittim eridim büle/ O kaytan bıyıklının neydi adı?/ Ha , Namık idi / Sütçü Ramizin yeğeni / Süüler herkese ki / Namik geldi / Namiiiiikk geldi! / Şimdi o “Namik’ler’ nerde? / Uçtu uçtu kuş uçtu. / Dağın tepesine kondu / Dağ n’oldu? / Ananın örekesi oldu / Sorulur mu? Namik askere gitti, / Alır gelir teskere / Belki devam eder seneye / Yaktılar bizi bre! / Dizilere yüz vere vere / Döndük şebeğe / Enine nanay / Dikine nanay / Şinanay yavrum şinanay

& “Blog” lardan topladığımız malzemelerle mutfakta, menüler hazırlayarak bu sütunlarda sunduğumuzu, kimseye, kaşının üzerinde de gözün var” demediğimizi, zaten kaşın altında da göz olacağı için, bu lâfın havada kaldığını,

B İ L İ Y O R
M U Y D U N U Z ?

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sevgili Üstadım,Yüzde doksanı Müselman olan yurdum insanını bu KEFERE icadı Şeytan Teknesi fena sardı...Sanal Musalla taşı, al bir yerleri kaşı,komşudan Rem taşı,olmadı manavdan öğren Ayda'nın kurusunu yaş'ı;komşu komşunun net'ine muhtaç;imamın kızı pavyoncu Mırtazaya kontör yükledi...Mırtaza sanaldan iki yavıklı tirtikledi;Sinekli Köy,internette pinekledi...Liseliler Net yüzünden sınıfta çakınca dersleri inekledi...:))) VALLA HIZINIZA YETİŞMEK NE MÜMKÜN...BU güzelim ŞİİRSEL-İRONİK-MELODRAM vodvilleri, aramızdan seçeceğimiz kimliği net artistlerden oluşan bir ekiple sahneleyelim..Millet ,ilk kez internet öykünmeli bir tuluât izlesin :)) Selamlar...saygılar..

Mesut Selek 
 09.04.2012 22:05
Cevap :
Oldu olacak, Editörlere de davetiye yollayalım. Vodvilimizi izlesinler. İsterseniz, ön izleme olarak, benim o şiirsel hicvimi, satır satır bir blogla aralarını doldurup, ismen kimlerie rol verebileceğinizi, vasıfları ile birlikte ismen dökümünü yaparsanız, blog, sanatsal bir aktiviteye kendisini hazırlamış olur. Yazımdaki tiplemelere uygun seçkileriniz ve sizin de olayları ekleyerek hicvetmeniz, güzel olur. Bekliyorum bir blog yazısı olarak. Selam ve sevgiler, teşekkürler.  10.04.2012 13:11
 

İşin açıkçası "Darülaceze'den ekmek çıkmaz"! Adi üzerine "Darülaceze"... Ama söz konusu yazıda "Darülaceze'ye yapılacak jest olayı" var! "Poşet içinde mi, değil mi" belirtilmemiş ama bir "jest" söz konusu icabında. Olası bir ziyarette jest yapma babında elini cebine atan "bonkör" üyeler tespit edilip yeni tezgahlar kurulabilir sanıyorum. "Darülaceze'ye veren benim BAĞKUR primlerini de ödeyebilir" olasılığını gözden ırak tutmamamız gerekir. Şark kafası mı? Yavşaklığı tartışılmaz. Yapıştı mı bırakmaz!İlacını ben biliyorum ama zamanım yok işte. Ne diyelim; elbet bir gün buluşacağız... Bu böyle yarım kalmayacak. Ama ben sürprizleri severim ve "Bir gece ansızın gelebilirim"... Bir güzel yüzleşiriz artıkın. Yazınız güzeldi üstadım, kutlarım:)

Ümit Culduz  
 09.04.2012 21:25
Cevap :
Ortalıkta bir jest var. " Resim çekilmeyecek" de denmiş. Ki, darülaceze sakinlerinin onurlarını koruma babında. Ya gerisi? Ne bir tık var. Ne bir yorum var. Ne bir ses var. Ne de bir nefes var. Blog toplantısı daveti fiyasko. İcabet edecekler olmayacak sanırım. Bir nevi hasta ziyareti gibi bir şey. Zaten millet hasta. Bir de “hasta ile özel mi uğraşayım” fikri, yaygın modern yaşantımızda. Bu devirde eşek bile, eşeği ödünç kaşıyor. Davet sahibi, her ay resim değiştiriyor. Dosyasını araladım. Tevatürler muhtelif. Beni ilgilendiren bir şey yok zaten. Tanımam bilmem. Ama, çevre kirliliği önemli, İlyas Bayram gibi, mahallenin muhtarı ben değilim. Sizse, Dışişlerinden sorumlusunuz.. Bir devran ki, akıp gidiyor. Kimin nefesi, kimin ensesinde bilinmiyor. Bu kubbede hoş bir sedadır muradımız.. Sevgiyle, saygıyle, teşekkürümle..  09.04.2012 23:14
 

Merhabalar..Sevgili ÜSTADIM..! :-)) Özet olarak iki kelime ile " SÜPER + SÜPER " Sevgiler ve saygılar..:-)) NECİP KÖNİ - ADANA / TR

Necip Köni - Adana / TR 
 09.04.2012 16:56
Cevap :
Siz de süper " Janti" siniz. Teşekkürler.  09.04.2012 18:42
 

Yok böyle bir yazı tarzı çünkü bir tek sizde var. Ben olsam Milliyet'te size en köşeyi veririm reytingleri kaparım... İnanmayanlar denesin... Saygı ile hocama :)

Sabiha Rana Melekler Yüreğinizden Öpsün 
 09.04.2012 16:16
Cevap :
Bu yazı türünü, taşralardan beri her gazeteye taşıdım ( Halen köşe yazarı olduğum Ege Telgraf’ta da var) Kamu için bu tür yazılar, "uyarıcı" oluyor. Neden ? Gazetecinin yazısı yayınlanınca, bu yazı, umumun, yani halkın bir isteği olarak görülüyor ilgililerce. Hele bir de, hiciv de katarsanız yazıya, tenkit edilen istekleri, çarçabuk düzeltiliyorlar.. Resmi ağızlar ve halk, bu tür kısa hicivleri paragraf paragraf sever ve tutar. Misal. AYDINDA, Caminin cenaze arabası, her seferinde kolla önden çevrile çevri çalışırdı. Çevrilme uzadıkça ( hep öyle olurdu zaten) arkaya konan tabut, zıngıldaya zıngıldaya arabadan seke seke sarkar, sonunda tak diye ucu yere düşerdi. Cemaate, dine saygısızlıktı.” İçindeki ölüyü, ikinci defa öldürmeyelim”demiştim, .Vali, teşekkür etmişti., “Yepyeni bir araba, yazınız üzerine hizmete alınmıştır. Bir daha böyle durumlar olmayacaktır. Uyarınıza teşekkür ” yazısı yollanıyordu . Teşekkürler, sevgiler size. Layık gördüğünüz için...   09.04.2012 16:41
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1616
Toplam yorum
: 3879
Toplam mesaj
: 498
Ort. okunma sayısı
: 878
Kayıt tarihi
: 13.08.06
 
 

Hayatın dikenli yollarından geçmenin  sırrı, aralarından çabuk geçmektir. Ümit, naylon çorap giyd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster